11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/10704 E. , 2023/9091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....
11.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2013 tarihli ve 2013/283 Esas, 2013/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 23.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2.... 26 Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/228 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 13.02.2015 tarihinde işlediği basit kasten yaralama suçu nedeniyle sanık hakkında kesin nitelikte bulunan mahkûmiyet hükmü kurularak işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3.... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2015 tarihli ve 2015/777 Esas, 2015/850 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca 13.05.2013 tarihli hüküm açıklanarak, sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; denetim süresi içerisinde işlediği suçun haksız tahrik sonucu aile içerisinde gerçekleşen bir eylem olduğuna, hükmün açıklanmasını gerektirmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında, temyiz dışı sanığın nüfus cüzdanını ve sınava giriş belgesini kullanarak yerine Motorlu Taşıt Sürücü Adayları sınavına girerek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık sorgusunda; yüklenen suçu kabul etmiştir.
3.Dosya içerisinde, sınav giriş belgesinin, doldurulmuş cevap kağıdının, imzalı salon aday yoklama listesinin suretinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4.Mahkemece; sanığa hakkında 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin tatbiki ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınarak resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suçun kasıtlı bir suç olması ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına esas teşkil etmesi karşısında, sanığın temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Dosyada mevcut tutanakların içeriğinden olayın sınav esnasında mı yoksa cevap kağıdının doldurulup salon başkanına tesliminden sonra mı ortaya çıktığının tam olarak anlaşılamaması karşısında; öncelikle salon görevlisi ile tutanak düzenleyicisi tanıklar dinlenerek bu durumun açığa kavuşturulması, olayın Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınav Cevap Kağıdı doldurmaya başlandıktan ve sınav salonunda görevli olan salon başkanı veya sınav gözetmenine teslim edilip bu kişiler tarafından imzalanmasından sonra tespit edilmesi halinde, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabule göre de;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 nci ve 251 inci maddelerindeki ''Seri Muhakeme Usulü ve Basit Yargılama Usulü''nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...
11.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2015 tarihli ve 2015/777 Esas, 2015/850 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.