4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2008/10778 E. , 2010/8377 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ(LAR) : Tehdit, hakaret, mala zarar verme, yaralama
HÜKÜM(LER) : Hükümlülük-beraat
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Onama-bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I)Sanık ...'ın mağdur ...'yı yaralamaya kalkışma ve sanıklar ..., ... ve ...'ın mağdure ...'e hakaret eylemlerine ilişkin hükümlerin temyiz edilmeez olması nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
II)Diğer hükümlere yönelik temyize gelince, A)Sanıklar ..., ... ve ...'in mala zarar verme eylemlerine yönelik katılan ...'ın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B)Sanık ...'nın tehdit ve hakaret ile sanık ...'ın tehdit ve hakaret eylemleriyle ilgili olarak verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde,
1.5271 sayılı C.Y.Y.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5 maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan ik yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, Y.C.G.K.nun 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarar ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Mahkemece, C.Y.Y.nın 231. maddesinin 6. fıkrasında ve üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığı irdelenip tartışılmadan ve hakaret suçunun mağdurları ..., ... ve ...’in giderilmesi gereken herhangi bir somut maddi zararı bulunmadığı da gözetilmeden, kayden sabıkasız olan herhangi bir somut maddi zararı bulunmadığı da gözetilmeden, kayden sabıkasız olan sanık ... hakkında adı geçen mağdurların zararını karşılamadığı biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2.Sanıklar ... ve ...’ın, sanık ...’nın ev telefonunu arayarak ...’ı öldüreceğini belirtip küfrettiğine ilişkin aşamalardaki anlatımları ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve tanık ...’nın, sanık ...’nın sanık ...’ın evindeki telefonu aradığa nadir soruşturma ifadeleri birlikte ve yöntemince tartışılıp reddedilmeden, yetersiz gerekçeyle sanık ...’nın tehdit ve hakaret suçlarından beraatine hükmedilmesi,
3.Sanık ...'ın mağdure ...'i tehdit eylemine ilişkin; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.