Esas No
E. 2023/8550
Karar No
K. 2023/9657
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/8550 E.  ,  2023/9657 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/135 E., 2023/152 K.
DAVA TARİHİ: 26.12.2013
HÜKÜM/KARAR: Davanın kabulü

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı işyerinde 08.05.2002 tarihinden itibaren üretimde paketlemeci olarak çalıştığını, işveren tarafından işe girişinin süresinde yapılmayarak 30.04.2008 tarihinde yapıldığını, iş akdinin davalı tarafından feshedilmesi üzerine 12.12.2013 tarihinde noter aracılığı ile hak ve alacaklarının ödenmesini talep ettiğini, süresinde SGK girişi yapılmaması nedeniyle işsizlik sigortasından yararlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 08.05.2002 ile 12.12.2013 tarihleri arasındaki hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işsizlik ödeneğini müvekkili Kurumdan talep edemeyeceğini, dava dilekçesinde uzun süre ve aralıksız çalıştığı iddia edilmiş ise de Kurum kayıtlarının tetkikinden çalışmasının sürekli değil aralıklı olduğu ve Kuruma bildirilen sürelerin dışında çalışma bulunmadığının belirlendiği, resmi belge olan kurum kayıtlarının aksinin ancak eş değer yazılı belgelerle ispat edileceği ilkesi gözönüne alındığında davanın tanık beyanlarıyla ispatının mümkün olmadığını, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili işyerinde 30.04.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 11.12.2013 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı neticesinde tutanak tutulmak suretiyle feshedildiğini, bunun üzerine davacının herhangi bir olay yaşanmamış gibi müvekkili işyerine ihtarname göndererek tazminat talebinde bulunduğunu, ...

3.İş Mahkemesine tazminat davası açtığını, davacı tarafından dava dilekçesinde işe giriş tarihi 08.05.2002 olarak belirtilmiş ise de; bu hususun gerçeği yansıtmadığını, SGK kayıtlarında da görüleceği üzere işe girişinin 30.04.2008 tarihi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.04.2014 tarihli ve 2013/874 E., 2014/93 K. sayılı kararı ile "Dava ve cevap dilekçeleri, SGK sicil dosyası ile tüm dosya kapsamından; davacının davalı işyerinde 08.05.2002 - 12.12.2013 tarihleri arasında çalıştığını ancak işe giriş tarihinin SGK'ya 30.04.2008 tarihi olarak bildirildiğini iddia ettiği, SGK'dan gelen müzekkere cevabında davacının işe giriş tarihinin 30.04.2008 tarihi olarak göründüğü, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davacının 08.05.2002 - 30.04.2008 tarihleri arasındaki dönemde davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı ile ilgili olduğu, hizmet süresinin tespiti davalarında zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğu, davacı tarafından davanın 26.12.2013 tarihinde açıldığı, buna göre davacının tespitini istediği tarihlerin zaman aşımına uğradığı, açılan davanın süresinde olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 08.09.2015 tarih ve E.2014/22942, K.2015/15962 sayılı kararında; "Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işveren adına tescilli “...” sicil sayılı işyerinden 30.04.2008 - 11.12.2013 tarihleri arasındaki davacı çalışmalarının eksiksiz olarak davalı Kuruma bildirildiği, davalı işyerinin 01.07.1998 tarihinden itibaren yasa kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının 2002 yılından itibaren çalışmalarının kesintisiz olduğu iddiası bulunmasına göre mahkemece usulüne uygun araştırma yapılmadan hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş, tüm dosya kapsamına göre davacının davalı işyerinden sigorta bildirimi yapılmayan 30.04.2008 tarihinden önceki çalışmalarının sigorta bildirimi yapılan çalışmaları ile birlikte kesintisiz olarak devam edip etmediğini araştırmak, kesintisiz devam etmesi durumunda hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilemeyeceği hususu göz önüne alınarak davalı işyerine ait imzalı ücret tediye bordrolarını ve davacının işyeri özlük dosyasını getirtmek, davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınma tarihi ile tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığının sormak, bordro tanıklarını dinlemek, Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, dava nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiğinden araştırma genişletilerek yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında hakdüşürücü süre de gözetilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Öte yandan, davacının 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na istinaden İş-Kur'dan işsizlik ödeneği tespiti yapılarak tarafına ödenmesine dair talebi ile hizmet tespitine ilişkin talebinin tefrikine karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 26.10.2017 tarih ve E. 2015/1100, K.2017/350 sayılı kararı ile "Davacının iddiası; davalı şirket yetkilisi ve vekili ile davalı SGK vekilinin müdafaları; taraf vekillerince dosyaya ibraz edilen deliller-belgeler; uyap ortamından alınan nüfus kayıtları; ..., ... ve ... SGM'nin, Kocaeli Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, Darıca İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün, cevabi müzekkereleri; davacı tanıkları ..., ..., ... ile bordro tanıkları ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... , ...'in antlı anlatımları; hesap bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 05.07.2017 tarihli bilirkişi raporu ile dosya içerisinde mevcut cümle delillerin değerlendirilmesi ve tahlilinden;

Mahkememizce yapılan yargılama safahatında taraf delillerinin toplandığı, davacı tanıkları ve resen seçilen bordro tanıklarının antlı olarak dinlendiği, davacı ile davacı tanığı ...'un döküm cetvelleri keza davalı şirkette çalışanlara ilişkin dönem bordrolarının ... SGM den celp edildiği, davalı işveren şirkete komşu olan işyerleri ve işyerlerinde çalışanlar ile ilgili ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda kurum müfettişlerince davalı işverene ait şirkette inceleme yapılıp yapılmadığı konusunda gerekli yazışmaların yapılarak tüm deliller toplandıktan sonra dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; hizmet tespiti ve SGK Mevzuatı konusunda uzman Bilirkişi Av. ... tarafından tanzim edilen 05/07/2017 tarihli raporun hüküm vermeye yeterli ve gerekçeli olduğu; bu raporda tarafların iddia ve müdafaları, taraflarca dosyaya ibraz edilen deliller-belgeler, gelen müzekkere cevapları, davacı tanıkları ve bordro tanıklarının davalı işyerinde ki çalışma süreleri tek tek değerlendirilmek ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle davacının dava konusu ettiği 08.05.2002 - 30.04.2008 tarileri arasında ki süre yönünden ilk işe giriş bildirgesinin 30.04.2008 tarihinde SGK'ya verildiği ve o tarihten sonra kesintisiz olarak 11.12.2013 tarihine kadar çalışmasının bildirildiği, işten çıkış tarihinden sonra 5 yıllık süre geçmeden 25.12.2013 tarihinde iş bu hizmet süresi tespiti davasının açıldığı; davada sigorta bildirimi yapılmayan 30/04/2008 tarihinden önceki süreler yönünden hak düşürücü sürenin geçmediği; davacının işe girdiğini iddia ettiği 08.05.2002 tarihinden sigortaya bildiriminin yapıldığı 30.04.2008 tarihine kadar davalı işyerinde kesintisiz ayda 30 gün üzerinden çalışmış olduğu hususunun tanık beyanları ile kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlandığını; Mahkeme'de aynı görüşte olması durumunda davacının 08.05.2002 tarihinden kesintisiz çalışma bildirimine başlamadan 30.04.2008 tarihleri arasında ki kuruma bildirilmesi gereken sürenin 2151 gün olduğu ve hiç bildirim yapılmamış olduğundan bu sürenin tamamından tabloda gösterildiği şekilde bildirilmesinin gerektiğini ve davacının prime esas kazançlarının çalışılan tarihlerde geçerli olan yasal asgari ücret ve prime esas kazanç tavan ücretleri üzerinden bildirmesinin gerektiğini belirttiği, bilirkişinin bu belirlemelerinin, hesaplamalarının dosya kapsamına, yasaya ve usule uygun olduğu" gerekçesiyle; "Davacının hizmet tespiti davasının kabulü ile davacının Kocaeli SGK İl Müdürlüğü'nün 103036141 Sicil sayılı dosyada işlem gören davalı şirkete ait işyerinde bilirkişi raporu doğrultusunda 08.05.2002 - 30.04.2008 tarihleri arasında asgari ücretle sigortasız olarak 2151 gün çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı (Kapatılan) 21.

Hukuk Dairesinin 26.02.2019 tarih ve E.2018/1304, K.2019/1394 sayılı kararında; "Somut olayda, davalı işyerinde 2002/2. dönem ila 2004/7. ay arasında çalışan tek bordro tanığı ...'ın davacı ile sadece 4-5 ay kadar birlikte çalıştığına dair beyanı bulunduğu halde davacının 2002/2. dönemden itibaren kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesi hatalıdır. Kaldı ki dinlenen tanık beyanları ihtilaflı tüm dönemi aydınlatmak için yeterli değildir.

Yapılacak iş, davacının davalı işyerinden sigorta bildirimi yapılmayan 30.04.2008 tarihinden önceki çalışmalarının sigorta bildirimi yapılan çalışmaları ile birlikte kesintisiz olarak devam edip etmediğini araştırmak, kesintisiz devam etmesi durumunda hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilemeyeceği hususu göz önüne alınarak ihtilaflı döneme ilişkin dinlenmeyen diğer bordro tanıklarını dinlemek, Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, dava nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiğinden araştırma genişletilerek yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında tanık Şaban' ın davacının hizmetinin başladığı tarihe ilişkin beyanı da dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Kabulü göre de davacının vekili olmadığı halde davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının hizmet süresinin tespitinde bordro tanıkları ..., ..., ..., ... ve ...'ın beyanlarının hükme esas alınması gerektiği,

Bordro tanığı ...’in ilk olarak 30.07.2004 - 01.10.2004 tarih aralığında, sonrasında ise 06.12.2004 - 01.08.2006 tarih aralığında davalı işyerinde çalıştığını, işe başladığı 30.07.2004 tarihinde davacının davalı işyerinde çalıştığını ifade ettiği, dolayısıyla ...’in ilk olarak işe başladığı 2004 yılının 7 nci ayında davacının davalı işyerinde çalıştığı,

22.03.2000 - 30.10.2004 tarih aralığında davalı işyerinde çalıştığı görülen ...’ın, davacı ile 4-5 ay beraber çalıştıklarını ifade ettiği, ...’ın ifadesinde “davacı ile 4-5 ay davalı ... şirketinde birlikte çalıştık o üretim bölümünde paketlemede çalışıyordu. Ben işten ayrıldığımda davacı davalı işyerinde paketleme işçisi olarak çalışmaya devam ediyordu” sözünden 4-5 aylık birlikte çalışma süresinin ...’ın çalıştığı 22.03.2000-30.10.2004 tarih aralığının son kısmını (...’ın işten ayrıldığı tarihten önceki 5 ayı) yani 2004 yılının 6, 7, 8, 9 ve 10 uncu aylarını ifade ettiği, Davalı işyerinde 24.11.2005 - 01.08.2006 tarih aralığında çalışan ...’in kendisinin çalıştığı dönemde davacı ile kesintisiz birlikte çalıştıklarını ifade ettiği, dolayısıyla davacının 2005 yılı 11 ve 12 nci ayları ile 2016 yılı 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 nci aylarında çalışması olduğu, Davalı işyerinde 13.10.2005 - 25.10.2005 tarih aralığında çalışan ...’ın davacıyı işyerinden tanıdığını, kendisinin çalıştığı dönemde davacının da çalıştığını ifade ettiği, dolayısıyla davacının 2005 yılı 10 uncu ayında 13.10.2005-25.10.2005 tarih aralığında çalıştığı,

Davalı işyerinde 01.10.2004 - 03.01.2005 ila 13.10.2005 ila 06.03.2008 tarih aralıklarında davalı işyerinde çalışan ...’in ilk çalışma dönemi olan 01.10.2004 - 03.01.2005 tarih aralığında davacının işyerinde çalıştığını ifade ettiği, dolayısıyla davacının 2004 yılı 10, 11, 12 nci ayları ile 2005 yılı 1 inci ayında (03.01.2005 günü dahil) çalıştığı,

Ücret tediye bordrolarının tetkiki neticesinde davalı işyerinin işten ayrılan personeli bir müddet sonra tekrar işe kabul ettiği, örneğin ...’in 30.07.2004 - 01.10.2004 tarih aralığında çalıştığı, daha sonra tekrar işe kabul edilerek 06.12.2004 – 01.08.2006 tarih aralığında çalıştığı; ...’in 01.10.2004 - 03.01.2004 tarih aralığında çalıştığı, daha sonra tekrar işe kabul edilerek 13.10.2005 - 06.03.2008 tarih aralığında çalıştığı

Kamu tanığı ...’ın 2006 yılındaki çalışma döneminde davacıyı hiç görmediğini, ... ile ...’ın kendilerinin davacı ile aynı tarihte (30.04.2008) işbaşı yaptıklarını ifade ettikleri, ...’in ifadesinde davacının kendisinin ikinci kez çalıştığı dönemde (13.10.2005- 06.03.2008) davalı işyerinde çalışmadığını ifade ettiği, davalı şirket yetilisi tarafından davacının 2006-2007 yılları içinde 6 ay kadar sigortasız olarak ... Konfeksiyon firmasında çalıştığına dair bilgilerinin mevcut olduğunu beyan ettiği, 07.04.2022 tarihli celsede ... Konfeksiyon firması personeli ...'nın davacının 2007 yılında 3-4 ay kadar ortacı tabir edilen şekilde firmalarında çalıştığını belirttiği anlaşılmakla; davacının da fasılalı olarak davalı işyerinde çalıştığı, belli bir ayrılık dönemi sonunda tekrardan davalı işyerinde çalışmaya başladığı değerlendirilmiştir. Bordro tanıklarının çalışma dönemleri ve davacı ile birlikte çalışmalarının bulunduğuna yönelik beyanları ve tüm dosya kapsamına göre" davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili, tanık beyanlarının çarpıtılarak tutanağa geçirildiğini, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un “Prim Belgeleri” başlığını taşıyan 79 uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan, söz konusu onuncu fıkrada, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca belirlenmeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile ispatlayabildikleri takdirde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Anılan Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un beşinci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un üçüncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, halen geçerliliğini korumaktadır. Ancak söz konusu Yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak iş bu belgelerin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için söz konusudur.

3.Değerlendirme

1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bulunmuştur.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki bilgiler ışığında, davacının 08.05.2002-12.12.2013 tarihleri arasında geçen hizmet sürelerinin tespitini talep ettiği ve 30.04.2008-11.12.2013 tarihleri arasında davalıya ait ... sicil numaralı işyerinde geçen çalışmalarının kayıtlı olması karşısında uyuşmazlık konusu dönemin 08.05.2002- 30.04.2008 sürelerine ilişkin olduğu, son bozma ilamından sonra davalı tanığı olarak dinlenen ...'nın ... Giyim unvanlı işyerinde çalıştığını, davacının da 2007 yılında 3-4 ay kadar ortacı olarak çalıştığını beyan ettiği, davacı asılın da söz konusu beyana karşı diyeceği sorulduğunda tanığın doğruyu söylediğini, kısa bir süre ... Giyim işyerinde Ramazan ve Kurban Bayramı arasında çalıştığını beyan etmesi nedeniyle kesintili çalıştığı anlaşılmakta olup hüküm altına alınan sürenin hak düşürücü süreye uğradığı gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog