8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/18056 E. , 2024/887 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine yöneliktir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, eylemin cinsel suçla sınırlı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın yaşı küçük katılan mağduru asansörün içinde istismar ettiği iddiasına ilişkindir.
2.Sanık hakkında Akdeniz Üniversitesi Hastanesinden alınan sağlık raporunda, işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin kısmen azaldığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin ikinci fıkrasından yararlanması gerektiğinin belirtildiği tespit edilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirlenerek sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece Mahkemesince verilen hüküm hukuka aykırılık bulunmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sanığın aynı otelde konakladıkları mağduru asansörün içinde istismar ettiği olayda, sanığın eylemlerinin suç tarihi itibariyle henüz altı yaşında bulunan mağdura yönelik olduğu, bu suretle eylemlerinin hile olarak değerlendirilmesi ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin aynı maddenin birinci fıkrasından başlanılarak hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarih, 2019/3169 Esas sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.