Esas No
E. 2024/269
Karar No
K. 2024/270
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/269 Esas

KARAR NO: 2024/270 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2021/489 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİH: 26/12/2023

DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

KARAR TARİHİ 15/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili ... ... Limited Şirketi 'nin ortağı olduğunu, Davalı ... ise ... hem ortağı hem de ayrıca Şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğunu, Davalı ... ise davalı ... oğlu olduğunu ... ... ortağı olmayıp yalnızca Şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olduğunu, ... Limited Şirketi 'nin esas sermayesinin 7.100.000- Müvekkil 700 adet hisseye sahip olduğunu, sahip olduğu hisselerin itibari değeri 700.000-TL olduğunu, davalı müdür ... ise 4200 adet hisseye sahip olup sahip olduğu hisselerin itibari değerinin 4.200.000,00-TL olduğunu, ... ana faaliyet alanı esas itibariyle akaryakıt istasyonu kurmak ve işletmek olduğunu, şirketin sahip olduğu malvarlığı dahilinde iki adet taşınmazı bulunduğunu, ... Petrol'ün taşınmazlarından ... İli ... İlçesi .... Mahallesi ... ada ... parsel numaralı taşınmazında "..." marka adıyla akaryakıt istasyonu işletildiğini, ... davalı ... tarafından kurulduktan sonra müvekkilinin ...'e ortak olduğunu, davalının ortağı ve müdürü bulunduğu ... Tic. Ltd. Şti. 'nin 3 adet taşınmazı bulunduğunu, davalının ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olduğu ...

Tic A.Ş.'nin Kuşadası Aydın'da iki adet taşınmazı olduğunu, ... ise davalı ... ortak sıfatıyla müdürlük görevinde şirketi idare ettiğini, halihazırda ... yönetim yetkisinin davalıda olduğunu, davalı ...'nun ortağı ve müdürü olduğu ... Limited Şirketi ticaret unvanına sahip bir şirketi olduğunu, ... ortaklık ve müdürlük yetkisinden ayrılarak .... sahip olduğu tüm paylarını diğer davalı ... devrettiğini, ... 'nun ... ortak olarak yer aldığını, davacı müvekkilinin ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti'yi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda ... ve ... de ortağı olduğunu, Davalı ... 'nun ise müvekkili ile birlikte ... ve ...'i münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğunu, müvekkili gibi davalı ...'nun da ... ve ...'de ortak sıfatını taşıdığını, davalıların yıllardan beridir ...'deki müdürlük yetkisini plansız ve pervasızca kullanmakta, müdürlükleri sürecinde kötü yönetim sergileyerek, söz konusu Şirketlerdeki malvarlığını kendi malvarlığı gibi kullanarak, müvekkilinin de ortağı olduğu Şirketleri ciddi zararlara uğrattığını, Petrol'ün ... markasıyla akaryakıt istasyonu işleten ve bu suretle kar elde eden bir Şirketten davalıların kötü ve pervasız yönetimleri neticesinde mevcut durumda akaryakıt istasyonu maddi anlamda işletemeyecek hale gelen ekonomik olarak ciddi krizlerle uğraşan bir Şirkete dönüştüğünü, Bunun üzerine davalıların 01.03.2019 tarihinde ... 2 yıllık borcuna mahsuben ...'ün maliki olduğu akaryakıt istasyonunu ... Anonim Şirketi'ııe 53.750-TL+KDV bedel karşılığında 6 yıllığına kiraya verdiklerini, ...'nden aldıkları kira gelirlerini kar payı adı altında ...'ün ortaklarına dağıtmamak amacıyla, ... adına çekilen ve ...'ün bizzat kefil olduğu dosyalardan doğan borçların ödenememesi sebebiyle ... aleyhinde açılan icra dosyalarına akaryakıt istasyonunun gelirlerinin icra dosyalarının alacaklıları tarafından tahsil edilmesine engel olmak için davaya konu akaryakıt istasyonu ... firması tarafından davalı ...'nun kızı ... şirketi ...'e kiralandığını, yaklaşık bedeli 35-50 milyon TL olan bir akaryakıt istasyonunun yıllık 12.000-TL gibi gerçek değerinin çok altında cüzi bir bedele kiralandığını, ... Petrol'ün akaryakıt istasyonun ... Petrol'e kiraya verilmesi akabinde, ... Petrol, ... A.Ş.'ye alt kiraya verildiğini, Alt kira bedeli dahilinde ... Petrol'ün Petrofis'e kestiği faturalarda 7.875,00 TL yemek bedeli, 71.923,55 TL mart ayı personel temini, 64.251,00 TL şubat ayı işletmecilik bedeli ve 169,25 TL olmak üzere toplamda 144.218,80 TL fatura kesildiğini, ... Petrol'e yıllık 12.000-TL'ye kiralanan akaryakıt istasyonunun, ... Petrol tarafından ...'e aylık yaklaşık 60.000-TL bedel ile kiralandığını, 28.11.2012 tarih ve 28481 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esaslan İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin Toplantı ve karar nisapları başlıklı 22. maddesinin 12. fıkrası, "Genel kurul toplantısında, önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararı, şirket sermayesinin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır." şeklinde düzenlemeleri içerdiğini, anılan yönetmelik hükmüne göre önemli nitelikte şirket aktiflerinin satışı genel kurulun onayına tabi tutulduğunu, Huzurdaki davadaki uyuşmazlıkta da ... Petrol'ün şirket merkezi olan ve şirketin faaliyet alanı itibariyle önemli nitelikte malvarlığı kabul edilen akaryakıt istasyonu genel kuruldan bu hususta bir karar alınmadan ... Petrol'e kiralandığını, ... Petrol'ün ise ... şirketine süresiz olarak kiralandığını, ... Petrol ile ... arasında imzalanan 01.04.2019 tarihli İşletme Sözleşmesi'nin Yürürlük Tarihi ve Süresi başlıklı 5.1. maddesi, "İşbu Sözleşmenin süresi 01.04.2019 tarihinden itibaren 1 yıl olduğunu, sözleşme süresinin sona ermesinden 1 (bir) ay öncesine kadar taraflarca fesih bildiriminde bulunulmaması durumunda, Sözleşme birer yıllık süreler ile uzamış sayılacağı kabul edilmiştir." şeklinde kararlaştırıldığını, söz konusu tarihlerde işletme sözleşmesi taraflarca feshedilmediğinden belirli süreli niteliğinde olan kira sözleşmesi sözleşmenin 5.1. maddesine göre belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüştüğünü, limited şirket türünde olan ... Petrol açısından şirketin en önemli aktifi olan akaryakıt istasyonunun değerinin çok altında 12.000-TL bedel karşılığında ... Petrol'e kiralanmasının şirketin tasfiyesi anlamında geldiğini, bu durumda ... Petrol'ün akaryakıt istasyonunu ... Petrol'e kiraya verilmesi yönünndeki yönetim kurulu karannın sakatlığının gündeme geleceğini, ... Petrol tarafından önce ... A.Ş'ye aylık 53.750-TL'ye kira bedeline kiralanan akaryakıt istasyonu sırf davalı ...'nun kızı ... yönetimde olduğu için ve şirket üzerinde haciz ve takyidatlar bulunduğu için ... Petrol'e yıllık 12.000-TL ye kiralandığını, TTK m. 391/l(d) bakımından ise müvekkil ... ve diğer ortaklara çağrıda bulunmadan ortakların teşkili ile bir genel kurul oluşturulmadan adeta yetki gaspında bulunarak davalılar tarafından genel kurul adına karar verdiğini, Müvekkilin ortağı olduğu ... .... toplamda 270.000-Euro para gönderildiğini, müvekkilin ortağı ve müdürü olduğu ... ... "Cari Hesaba Mahsuben" adı altında 300.000-TL ödeme yapıldığını, izah edilen ödemelerin haricinde ... Petrolün malvarlığı dahilindeki taşınırları da davalı müdürler tarafından muvazaalı şekilde satışa konu edildiğimi, öncelikle davalı ...'nun şirketi ... donatan ve işleten olduğu "..." isimli "Ticari Yat" ....Petrol'e satıldığını, satışa .... yetkilendirmesi ile ... ve .. vekil tayin edildiğini, ... Petrol'ün eski çalışanı ...ün ... plakalı taşınır motosikleti ... yetkisiyle ... yine içinin boşaltılması amacıyla şüpheli şekilde satıldığını, ... Şirketi'nin Mersin'de maliki olduğu halihazırda kiraya verilen taşınmazın kira bedeli kiracı ... A.Ş. tarafından ... isimli şahsın hesabına aktarıldığını, ... ile ... arasında akdedilen kira sözleşmesinde kira bedelinin ... şirket hesabına aktarılmasının kararlaştırıldığını, buna rağmen ... şirketinde çalışan olmayan üçüncü kişi sıfatındaki ... söz konusu meblağı hukuka aykırı şekilde zimmetine geçirmiş ve bu söz konusu kira bedelini ... geri aktanııayarak zimmetine geçirdiğini, Mevcut durumda ... tarafından ... İstanbul Anadolu 7. Sulh Mahkemesi nezdinde ve ... ödenmek suretiyle ... ödenmeyen kira bedelleri için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ... Petrol'ün eski çalışanı ... ve ... yönetim kurulu üyesi şüpheli ... kardeşi ve halen ... müdürü olan ... 2019 yılından itibaren ... firmasında sigortalı ve bordrolu olarak çalıştıklarını, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyasında yapılan ... taşınmazları üzerindeki takyidat sorgusunda Petrol Ofisi akdedilen kira sözleşmesinden yalnızca 20 gün sonra 21.03.2019 tarihinde ... hissesi üzerinde şerh konulduğunu, bu sebeple ... ticaret siciline 22.03.2019 tarihinde tescil edilerek kurulduğunu, muhtelif bankalarla ... Petrol arasında banka kredi sözleşmeleri imzalandığını, ... ile müvekkilin ortağı ve münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu ... ve ...' in müteselsil kefil olduğu ; ... Bankası A.Ş. arasında 16.11.2017 tarihinde 600.000-TL tutarında kredi sözleşmesi, ... Bankası T.A.O arasında 30.03.2017 tarihinde 1.000.000-TL tutarında kredi sözleşmesi, ... arasında 28.02.2013 tarihinde 5.000.000-TL tutarında kredi sözleşmesi, ... T.A.Ş. arasında 01.08.2016 tarihinde 4.300.000-TL tutarında kredi sözleşmesi imzalandığını, ... adına çekilen kredilerin büyük çoğunluğu ödenememiş ve Şirket mali anlamda adeta dar boğazın içine girdiğini, belirtilen krediler yüzünden ... , ... ve ... aleyhine icra dosyaları açıldığını, ... ... ve ...de ki temsil yetkisini de pervasızca kullanmış olup ... ve ... fırmalarındaki müdürlük görevinden azli için Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2021/301 E. esas numarası ile dava açıldığını, belirtilen icra dosyaları sebebiyle ... ve ...'in en önemli gelir kaynağı olan taşınırları çekici ve römorklarına yakalamalar konup ana faaliyet alanı olan lojistik işleri ciddi derecede sekteye uğrayıp, ... ve ... kurulduğu tarihten bu yana tek müşterisi çok uluslu bir firma olan ve ...'in iştiraki olan ... tarafından iş sözleşmeleri belirlenen tarihten önce işveren tarafından feshedildiğini, yaklaşık 20 yıldır ilerleyen lojistik faaliyetleri tamamen durma noktasına gelip şu anda işleyemez hale geldiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalıların ... Petrol üzerindeki yönetim ve temsil yetkisini kullanmak üzere üçüncü bir kişinin davalılann müdürlük yetkilerini kullanmak üzere kayyım olarak atanmasına, yargılama neticesinde davalıların ... müdürlük görevlerinden azline, TTK m.391 hükmüne göre ... Petrol'ün maliki bulunduğu akaryakıt istasyonunun ... Petrol'e kiralanmasına yönelik alınan yönetim kurulu karannın butlanla sakat olduğunun tespitine, davalıların özen yükümlülüğüne aykırı kusurlu davranışı nedeniyle dava konusu ... Petrol Şirketinde neden olmuş olduğu zararlar nedeniyle davacı müvekkilin uğramış olduğu dolaylı zararın tespiti ve davalılardan tahsili için şimdilik 100.000-TL'nin ... şirketine, tazminat olarak, TC. Merkez Bankası avans faizi üzerinden hesaplanacak ticari faiziyle birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 08/11/2023 tarihli duruşmada istinafa konu ihtiyati tedbir kararının verildiği ve 26/12/2023 tarihinde gerekçeli ara kararın yazıldığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/12/2023 tarih ve 2021/489 Esas sayılı ara kararında;"...Bu çerçevede, dosyaya sunulan deliller ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde,

TTK 630. Ve HMK 389 maddelerinde belirlenen davacının kötü yönetim hususundaki iddialarına ilişkin yaklaşık ispatın bu aşamada gerçekleşmiş olduğuna kanaat getirildiğinden davacının kayyum atanmasına ilişkin talebinin kabulüne dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir..."gerekçesi ile, 1-Dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'ne TTK'nun 531., 636/4. ve TMK'nun 427. maddeleri gereğince resen ... denetim kayyumu olarak ATANMASINA, karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile, denetim kayyumu atanmasına dair verilen ihtiyati tedbir kararına dayanak alınan bilirkişi heyeti ek raporunda özetle şirketin finansal oranlarının bozuk olduğunu, ve gün geçtikçe de daha da kötüye gitmekte olduğunu, şirket özvarlığının TTK 376. madde bağlamında sermayenin 2/3 ve 1/3 hadlerinin çok altında kaldığı ve özkaynakların her geçen gün azalmakta olduğunu, gelir tablosunda sürekli sürekli zarar ürettiğini ve bu zararın devam ettiğini, icra dosyalarında şirketin de borçlu olarak taraf olduğu birçok dosyanın bulunduğu tespit edilmiş olup, bu durum yöneticilerin yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal edildiklerini düşündürdüğünü Raporda da görüldüğü üzere yapılan belirleme soyut ve dayanaksız olduğunu, zira dava konusu şirketin borçlu oldukları icra dosyalarında icra borcunun kaynağı, tarafları, borcun halen devam edip etmediğini, dosyalarda kısmi de olsa tahsilat yapılıp yapılmadığını, dosyaların güncel borç durumları raporda değerlendirilmediğini, bu sebeplerle de yapılan hesaplamalar eksik ve hatalı olduğunu,Dosyada bulunan icra dosyalarının bilgilerinin eksik olduğunu ve son kapak hesap tutarları, borçlu şirketin borçlu sıfatının kaynağı, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kim tarafından yapıldığı vb hususlarının eksik olması sebebiyle değerlendirilemediği ve bu eksiklerin giderilmesi gerektiği sunulan ek raporda belirtildiğini,Raporun sonuç kısmında gösterildiği üzere bilirkişi kurulunca somut değerlendirmeler tamamlanmadan kanaat kullanılarak sonuca ulaşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Şirkete hangi ortağın ne kadar katkısı olduğunu, şirketten alacağı olup olmadığı varsa ne kadar olduğunu, tarafların ortak oldukları diğer şirketlerle bu şirket arasında finansal ilişki bulunup bulunmadığını varsa bunun dava konusu şirkete menfi/müspet etkisinin olup olmadığını, yine böyle bir ilişki varsa bunun ortaklar arasındaki maddi ilişkiye etkisinin olup olmadığı sunulan kök raporda ve ek raporda değerlendirilmediğini, Dava konusu şirketin petrol istasyonunu kiraya verdikten sonra gelir elde ettiği raporda gösterildiğini, Şirketin sahip olduğu malvarlığı ile alakalı da bir değerlendirme ve hesaplama yapılmadığını, Şirketin taraf olduğu icra dosyalarının bir kısmının bilgilerinin dosyada olmadığı belirtildiğini ancak olanların bilgileri de tam ve doğru olmadığını, Bilirkişi kurulu ek raporunda mevcut olan icra dosyaları içinde sayılan ve dava konusu şirketin borçlu/kefil olduğu icra dosyalarının bir kısmında davacı ... borçlu olduğunu, bu hususla alakalı da bir değerlendirme raporda yapılmadığını, Bilirkişi kurulu ek raporunda gösterilen eksikler mevcutken, tam ve somut hesaplamalar yapılmadan, davacının belirtilen icra dosyalarındaki borçlu sıfatı değerlendirilmeden, genel ifadelerle şirketin çok borcunun olduğu belirtilerek, somut veriler üzerinden değerlendirme yapılmadan yöneticilerin yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiklerini, diğer borç dosyalarına ulaşmadan gerekli hesabın yapılması için kayyım atanması gerektiği görüşüne varıldığı belirtildiğini, bu usul ve yasaya aykırı subjektif görüşün kabulünün mümkün olmadığını, Belirtilen hesapların yapılması için gösterilen eksik bilgiler sebep gösterilerek ve fakat somut bir gerekçe sunulmaksızın kayyım atanması görüşü usule, yasaya ve içtihada aykırı olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte bu kayyım atanmasının sağlayacağı somut fayda da gösterilmemiş ve izah edilmediğini,Eksik olarak sayılanlar dosyada mevcut bilgilerden, dosyaya bildirilen delillerden ve sayılan icra dosyalarından elde edilecek bilgiler olduğunu, rapordaki mali incelemelerin bu yönleriyle eksik olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte atanmasına karar verilen denetim kayyumunun bu eksiklere fazladan bir katkısı olmayacağını, Bilirkişi ek raporunda da gösterilen eksik bilgiler içerisinde yerel mahkemenin talebiyle elde edilemeyecek bir delil vb bulunmadığını, Kayyım atanmasını gerektirecek tam bir inceleme ve değerlendirme sunulan raporlarda yapılmadığını, Hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında da belirtildiği üzere ..”Ancak sırf şirkete ait bir gayrimenkulün ya da işletmenin kiraya verilmesi, bu işlemi TTK m. 391/1’de sayılan butlan sebeplerinden birinin kapsamına dahil etmeyecektir. Başlı başına kiraya verme işlemi, kira konusu şirketin tek malvarlığı da olsa, bir butlan sebebi değildir.” denildiğini, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde de bu eksik ve hatalı hususlar usul ve yasaya uygun biçimde değerlendirilemediğini, bilirkişi heyeti tarafından da dile getirilen eksiklere rağmen davacının kötü yönetim hususunda iddialarının yaklaşık ispatı gerçekleşmiş olduğuna dair kabul ve görüş bildirilerek kayyum atanması talebinin kabul edildiğini, Yargılaması devam eden, dayanak alınan bilirkişi kurulu raporunda bizzat belirtilen eksik delillere ve değerlendirmelere rağmen böyle bir kanaate ulaşılması da usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, Daha önce de davacı tarafça ihtiyati tedbir talep edildiğini, yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2022/526 Esas - 2022/441 Karar sayılı ve 17.03.2022 tarihli kararı ile; "... ancak asıl olanın şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, dava dışı şirketin organlarının tam olduğu, bu konuda eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından bahisle kaldırılarak davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Müvekkillerinin dava konusu şirketin zararına yaptığı bir durum söz konusu olmadığını, müvekkilinin şirkete vermiş olduğu bir zarar olmadığını aksine maddi katkıları olduğunu, şirketin denetime her zaman açık olduğunu, davacı tarafın buna yönelik bir talebi dahi olmadığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep,

TTK. 644/1-a madde atfıyla TTK. 553/1 maddesi uyarınca açılan şirket yöneticilerinin sorumluluk davası,

TTK. 630/2 madde uyarınca açılan davalıların müdürlük görevinin azli ve davalıların hukuka aykırı olarak aldıkları iddia olunan yönetim kurulu kararlarının butlanla sakat olduğunun tesbiti davasında dava dışı şirkete tedbiren kayyum atanması istemine ilişkindir.Mahkemece, 08/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile;1-Dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'ne TTK'nun 531., 636/4. ve TMK'nun 427. maddeleri gereğince resen ...'nın denetim kayyumu olarak atanmasına, karar verildiği, 26/12/2023 tarihinde gerekçeli ara kararın yazıldığı ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya incelendiğinde davacı vekilinin dava dilekçesi ile dava dışı şirkete kayyum atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talep ettiği,İlk Derece Mahkemesi 11/08/2021 tarih ve 2021/489 Esas sayılı ara kararı ile;Davacının/vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, Dairemizin 17/11/2021 Tarih ve 2021/2019 Esas - 2021/1646 Karar sayılı kararımız ile;''... Talep ve ara karar tarihi itibariyle henüz delillerin toplanmamış olması, mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ve değişen koşul ve delil durumuna göre her zaman yeniden ihtiyati tedbir talep edilebileceği,'' gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, dairemiz kararından sonra mahkemece, bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alındığı ve 08/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının öncelikle şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir. Haklı sebep kavramı Yasa maddesinde tanımlanmamıştır. Müdürün, kanun ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevleri yapmaması haklı sebep oluşturacaktır. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. 6100 sayılı HMK'nın 390. maddesine göre de: Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olaya döndüğümüzde; mahkemece, dosyaya sunulan deliller ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilecek yaklaşık isbat koşulunun oluştuğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının verildiği, ara karar tarihi itibariyle mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleşdiğinden davacının hukuki himaye talebinin karşılanabilmesi ve şirketin mal varlığının muhafazası ve yönetimin dava sürecinde mahkemenin belirlediği kayyım tarafından takibi anlamına gelebilecek denetim kayyımı atanmasının dosya içeriğine uygun olduğu kabul edilmelidir. Öte yandan HMK'nın 396. Maddesi kapsamında durum ve koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin kaldırılması yahut değiştirilmesi de her zaman istenebilileceğinden, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu sebeple davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog