11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/29106 E. , 2023/8992 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/146 Esas, 2015/379 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken haklarında beraat hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan, sanıklar tarafından kendisinin borçlu olarak göründüğü sahte senetler düzenlenip bu senetlerle ilgili olarak hakkında icra takibi başlatıldığını iddia etmiş, dosya arasında bulunan uzmanlık raporlarına göre senetlerdeki borçlu imzalarının katılanın eli ürünü olmadığı, hakiki imzasının model alınmak suretiyle takliden atıldığı, imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığına ilişkin menfi ya da müspet bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı, ancak senetlerin ön yüzünde yer alan bir kısım yazı ve rakamların sanık ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği bildirilmiş, sanıklar hakkında üzerilerine atılı suçları işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2.Sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş, katılan ile aralarında ticari bir ilişki olduğunu, bu nedenle kendilerine borcu olması nedeniyle senetlerin katılan tarafından kendilerine verildiğini savunmuşlardır.
3.Mahkemece sanık ...'in senetleri sahte olarak düzenlediğine ya da sahteliğini bilerek icra takibi başlattığına ilişkin delil elde edilemediğinden resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, sanıkların önceden doğan borç karşılığı senetleri temin ettikleri ve sanık ... tarafından icra takibine konulduğu, ayrıca sanıkların kastlarının bulunduğuna dair de bir delil elde edilemediğinden nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle 02.05.2015 tarihli sanık ...'in sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, katılan adına sahte olarak düzenlenen senetleri icraya koymaları şeklindeki eylemlerinde, senetler üzerindeki bir kısım yazı ve rakamların sanık ... eli ürünü olduğunun ve senetlerdeki imzaların katılana ait olmadığının belirlenmesi ve sanıkların da senetlerin katılanın kendilerine olan borç nedeniyle verildiğinin iddia edilmesi, sanıklar ve katılan arasında ticari bir ilişki bulunduğunun da dosya arasında bulunan belgelerle tespit edilmesi, ayrıca katılan ile sanıklar arasında alacağa ilişkin hukuk davalarının olduğunun anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin tüm dosya kapsamı ile sübut bulduğu, söz konusu hukuk dava dosyalarının duruşmaya getirtilerek incelenmesi, katılanın sanıklara senet miktarları kadar borcu bulunup bulunmadığının araştırılması, borcunun olduğunun anlaşılması halinde sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 159 uncu maddesinde düzenlenen ve uzlaşmaya tabi olan " hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık" suçunu, aksi durumda eylemlerinin aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen " kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturacağı gözetilmeden yanlış ve yetersiz gerekçe ile beraat kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/146 Esas, 2015/379 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/146 Esas, 2015/379 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.