Esas No
E. 2021/30211
Karar No
K. 2023/8999
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2021/30211 K. 2023/8999 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30211, K. 2023/8999, T. 29.11.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30211
Karar No
2023/8999
Karar Tarihi
29.11.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2021/30211 E.  ,  2023/8999 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/278 E., 2016/105 K.
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 2.Ağır

Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2015/105 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında;

1.Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; sahtecilik suçu yönünden, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu yöndeki talebi kabul edilmediğinden savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine; dolandırıcılık suçu yönünden, asıl mağdurunun kendisi olduğu ve katılanın kendisini dolandırdığını, bu yüzden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ...'ın, temyiz dışı sanık ... ile aynı eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek katılan ...'nin borçlu, sanık ...'ün alacaklı olduğu 01.02.2012 düzenleme ve 01.03.2012 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli suça konu senedi sahte olarak tanzim ettikleri ve bu senetle ilgili temyiz dışı sanık ...'nin, katılan ve sanık aleyhine icra takibi başlattığı iddia ve kabul olunmuştur.

2.Sanık ... savunmasında; araç kiralama işi yaptığını, katılan ile bir dönem duygusal ilişki yaşadığını, anlaşamadıkları için ayrılma kararı aldıklarını, suça konu senedi de ayrıldıkları sırada aldığını, kendisinin ve ailesinin peyderpey borçlarını ödediğini, arkadaş oldukları süre içinde 30.000 TL üzerinde bir para aldığını, daha sonra bu senedi temyiz dışı sanık ...'nin arabalarını aldığından borcuna karşılık cirolayıp verdiğini, soruşturma aşamasındaki ifadesinde araçtan bahsetmeyi gerek görmediğinden söylemediğini beyan etmiştir.

3.Temyiz dışı sanık ... (...) savunmasında; katılanı tanımadığını, iş yerini kapattığından nakit parasını sanık ... ile aldıkları araçlar için yatırdığını, kendisinden 45.000 TL alacaklı olduğunu, suça konu senedin gerçek olup olmadığını bilmediğini, sanığa güvendiği için aldığını, daha sonra da icra takibine koyduğunu beyan etmiştir.

4.Katılan ... beyanında; 2012 yılı nisan ayında sanığın firmasından iki günlüğüne araç kiraladığını , bu esnada kendisinden teminat amaçlı senet aldığını, aracı teslim edip senedi istediğinde yırtıp attığını söylediğini, bu olaydan sonra sürekli kendisini rahatsız ettiğini, sanıktan borç para almadığını, altı yedi aylık bir sürede görüşmelerinin olduğunu, ancak evlendikten sonra rahatsız etmediğini, e-devlete bakarken hakkında icra takibi olduğunu öğrendiğini, alacaklı gözüken temyiz dışı sanık ... adlı şahsı tanımadığını beyan etmiştir.

5.Dosyada mevcut icra takip dosyasının tetkikinde; sanık ... tarafından, sanık ve katılan hakkında ...

7.İcra Müdürlüğü'nün 2015/1094 Esas sayılı dosyası ile 12.02.2015 tarihinde icra takibine başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine katılanın aracına kaydi ve fiili haciz işlemi yapıldığı, daha sonra katılan tarafından icra takibine karşı ...

2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/110 Esas sayılı dosyası ile borca itiraz davası açtığı, mahkemenin 22.12.2015 tarihli ve 2015/110 Esas, 2015/637 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olduğu tespit edilmiştir.

6.Suça konu senet ile ilgili olarak;

a)... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/110 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesinden alınan 19.10.2015 tarihli rapora göre; suça konu senetteki borçlu imzalarının ... eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde görüş bildirilemeyeceğinin belirtildiği,

b)...Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 29.06.2015 tarihli uzmanlık raporunda ise; suça konu senedin ön yüzündeki el yazılarının ..., ... ve ... ... eli ürünü olmadığı, arka yüzünde bulunan "..." ibareli el yazıları ve imzanın ... eli ürünü olduğu; arka yüzündeki "... ..." ibareli el yazıları ve imzanın ... Yemişsçioğlu eli ürünü olduğu; ön yüzündeki "..." adına atfen atılı imzanın ... eli ürünü olup olmadığı yönünde müspet ya da menfi kanaat bildirilemeyeceğinin kanaat edildiğinin rapor edildiği belirtilmiştir.

7.Mahkemece suça konu senet aslı 08.12.2015 tarihli celsede incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğunun bulunduğu tespit edilmiştir.

8.Sanık tarafından yargılama aşamasında katılan ile yapılan bir kısım whatsapp mesaj kayıtlarının ve ödeme dekontlarının dosya arasına alınmış olduğu tespit edilmiştir.

9.Mahkemece, incelenen mesaj kayıtlarında suça konu senedin verildiğinden ya da bu miktar borcun olduğundan bahsedilmediği, sanık ...'ın bu miktar borç ile ilgili herhangi bir belge sunmadığı, sanık ...'nin suça konu senedi sanık ...'a verdiği borç karşılığında aldığını savunmuş ise de, sanık ... ile sanık ... arasında böyle bir para alışverişine ilişkin delilin olmadığı gibi sanık ...'nin suça konu senedi icra takibine koyduğunda sanık ... aleyhine de takip yapmış gözükse de, bu sanığa karşı herhangi bir haciz, tedbir talebi vs. bulunmadığı, bununda takibin anlaşmalı olduğunu ortaya koyduğu böylece sanık ...'ün katılanı borçlu gösteren sahte senet düzenleyip/düzenleterek sanık ... aracılığı ile icra takibine giriştiği ve bu şekilde eylem ve fikir birlikteliği içerisinde hareket eden sanıkların katılana karşı resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

1.Gerekçeli karar başlığında "2012-2015" şeklinde yazılan suç tarihinin, suça konu senedin icra takibine konu edildiği "12.02.2015" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, hükümden önce 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3.Sanık savunması, katılan beyanı, alınan bilirkişi raporları, icra takip dosyası birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2015/105 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.11.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog