Esas No
E. 2023/12325
Karar No
K. 2023/12277
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/12325 E.  ,  2023/12277 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/3078 E., 2023/95 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/101 E., 2023/204 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren bünyesinde 25.03.1999 tarihinden itibaren belirsiz süreli iş akdi ile çalışmakta iken 25.04.2001 tarihinde zorunlu askerlik görevini ifa etmek üzere işyerinden ayrıldığını ve askerlik dönüşü tekrar işe başladığını ve 28.02.2003 tarihinde iş akdinin sonlandığını, davalı tarafından müvekkilinin işe girişinin 05.01.2000 tarihi olarak eksik bildirildiğini beyanla davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 23.09.1999-25.04.2001 tarihleri arasında fiilen kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlamaları gerektiğini, bu sürenin mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiğini, davacının müvekkil şirket bünyesinde çalışmadığını, davacının tüm iddialarının asılsız olduğunu, davacının askerlik görevini ifa etmek üzere işten ayrıldığını ve akabinde askerlik dönüşü tekrar çalışmaya başladığını, davacının sırf sigorta/emeklilik hizmetlerinden yararlanabilmek adına bu davayı açtığını, açılan davayı kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı hakkında sigorta kayıtları dışında bir işe giriş bildirgesinin ve hizmet kaydının mevcut olmadığını, davacının iddia ettiği tarihler arasında davalı işyerinde fiilen çalıştığını ve ücret aldığını bordrolarıyla birlikte ispat etmesi gerektiğini, Kurumda herhangi bir kaydın bulunmadığını, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden işverenin kabulünün tek başına sonuç doğuramayacağını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davacının davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 05.01.2000 - 25.04.2001 tarihleri arasındaki çalışma döneminin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği, ancak eldeki davanın 13.03.2023 tarihinde açıldığı gözetildiğinde uyuşmazlık konusu 05.01.2000 - 25.04.2001 tarihleri arasındaki bildirim öncesi çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 25.03.1999 tarihinden itibaren çalışmasının kesintisiz olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, yasal mevzuat gereğince yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceğini, bir sigortalının askere gitmeden önce çalıştığı işyerini askerliğe müteakip girmesi durumunda hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan artık hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 23.09.1999 - 25.04.2001 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,

04.12.2023 gününde karar verildi KARŞI OY GEREKÇESİ

1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 23.09.1999 - 28.02.2003 tarihleri arasında askerlik blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 05.01.2000 tarihlerinden sonra hizmeti kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi 05.01.2000 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

2.Somut uyuşmazlıkta davacının 05.01.2000 tarihinde davalı işveren üzerinden kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Mahkemece 05.01.2000 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı sonrasının ise bildirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3.Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından blok çalışmada kayıt öncesi 105.01.2000 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

4.Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir(Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir.

5.Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 23.09.1999 tarihi ile sonrası kayda giren 05.01.2000 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki gerekçesine katılınmamıştır.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun K6100 md.1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog