11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/34451 E. , 2023/10235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1
. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/394 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f ve son bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca, iki kez ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci maddesi uyarınca, 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlemediğine, eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uyulmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ...'e ait msn, hotmail ve facebook şifrelerinin sanık tarafından kırılarak katılanın sistemde arkadaşı olarak gözüken diğer katılanlara mesaj atması, alışveriş yapmak istediğini söylemesinden sonra telefonunun bozuk olduğunu ve katılanların telefon numaralarını istemesi, akabinde katılanların telefonlarına gelen mesajların katılanlar tarafından onaylanması ile alışverişlerin gerçekleşmesi ve bu harcamalarının 35,00 ve 140 TL olarak faturalarına yansıması biçimindeki eylemler nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2.Sanık kimsenin şifresini kırmadığını, Wınn sistemi ile şifresiz olarak internet kullandığını, başkalarının girmiş olabileceğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılanların oluşu doğruladıkları, yapılan yazışmalar sonucunda işlem yapılan IP numarası ve telefon numarasının tespit edildiği, sanığa ait adli sicil kayıtlarının dosya arasına alındığı, katılanların beyanlarına göre sanığın zararları gidermediği anlaşılmıştır.
3.Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılanların beyanı, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararlarının verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme Veya Değiştirme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hâllerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise aynı Kanun'un 52 nci maddesi de gözetilmek suretiyle haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü gereği 20,00 TL ile 100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilebileceği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme Veya Değiştirme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/394 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde ikinci paragrafta açıklanan nedenle ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/394 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde adli para cezasına ilişkin uygulamanın hükümden çıkarılması ve yerine; “Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi gereği 14 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezasından (1/6) oranında indirim yapılarak 11 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü takdiren 20,00 TL'den hesap edilmek üzere sonuç olarak 220 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yazılması, yine katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde menfaatin iki katı olan miktarın belirlenen cezayı aşmadığı anlaşıldığından adli para cezasına ilişkin uygulamanın hükümden çıkarılması ve yerine; “Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi gereği 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezasından (1/6) oranında indirim yapılarak 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü takdiren 20,00 TL'den hesap edilmek üzere sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.