11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/32970 E. , 2023/10345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2014 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca her bir katılana yönelik ayrı ayrı ikişer kez cezalandırılmaları talebiyle ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararıyla sanıkların;
a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı iki kere 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b)Zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 204, 43, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyizi; İsmet hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyizi; Kısmet hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine, zira şirket kayden sanık adına olsa da fiilen şirket işleriyle diğer sanığın ilgilendiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların şirket faaliyeti kapsamında ticari ilişki içinde oldukları katılanlardan ...'ye 02.01.2012 tarihinde yedi adet ve katılanlardan ...'a da dört adet bono verdikleri, bu bonoların tamamında gerçekte borçlu olmayan ...i borçlu göstermek suretiyle mal aldıkları, suça konu bonolarda sanıkların kendi firmaları olan... Doğalgaz... şirketini lehtar gösterdikleri ve bu bonoları birinci ciranta olarak şirket kaşelerini de kullanmak suretiyle ciro ederek katılanlara verdikleri anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanlarına göre İsmet'in daha önceden de aynı iş kolunda şirketler kurup bunları kapattığı ve yeni şirketler açtığı tespit edilmiştir.
3.Bonolarda borçlu gözüken... senetlerden haberdar olmadığını, adının altına ilgisi olmayan adreslerin yazıldığını beyan etmiş, nitekim inceleme neticesinde bonolardaki imza ve yazıların...'nın eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
4.Sanık ... ise şirketin kayden adına olduğunu, ancak şirket işleriyle abisi olan diğer sanık ...'in ilgilendiğini suç işlemediğini savunmuştur.
5.Sanık ... ise; suça konu bonoları borçlu...'nın verdiğini savunmuştur.
6.Katılanlar, sanıkların alışverişleri birlikte yaptıklarını, senetleri bazen tek bazen birlikte getirdiklerini beyan etmişlerdir.
7.Sevk irsaliyeleri üzerindeki imzaların ...e ait olduğu belirlenmiştir.
8.... Ticaret Sicili Müdürlüğünden sanıklara ait firmanın kayıtlı belgeleri ile şirketi temsil ve ilzama yetkili ortak ya da müdürlerin kim olduğu sorulmuş ise de cevabi yazıda kendi müdürlüklerinde bu şirketin kayıtlı olmadığı belirtilerek, benzer isimli başka illerde kurulmuş olan şirketlerin listesi gönderilmiştir.
9.Katılanlar aleyhine başlatılan icra takipleri...'nın ve ...in itirazları nedeniyle durmuştur.
10.Mahkemece izah edilen deliller çerçevesinde sanıklar hakkında iki ayrı nitelikli dolandırıcılık ve bir kere zincirleme resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE
1.Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
a)Mahkemece her iki katılana karşı 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmasına rağmen sanıkların firmalarının kayıtlı bilgileri ve şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadıkları hususlarının ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden sorulduğu, kurumun 08.10.2012 tarihli ve 3894 sayılı yazısına göre; sanıklara ait firmanın kendi müdürlüklerinde kayıtlı bulunmadığının belirtildiği, tekrar sorulması üzerine 21.04.2014 tarihli ve 1937 sayılı yazıda sanıklara ait firmayla aynı isimde ve ticari şirket vasfında ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde kayıtlı bir limited şirket olduğunun bildirildiği, sanıkların ciro ettikleri bonolardaki kaşede şirket ünvanının bulunmadığı, dolayısıyla sanıkların firmasının gerçek bir ticari şirket veya sanıkların tacir olup olmadıklarının belirlenemediği anlaşılmış olup, sanıkların Ticaret Sicili Müdürlüğüne kayıtlı şirketlerinin olup olmadığının ve eğer kayıtlı ise sanıkların şirketlerinin faaliyet alanlarının katılanlarla yaptıkları ticari ilişkiyi kapsayıp kapsamadığının ve sanıkların şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine temas edip etmediğinin tüm bu eksiklikler giderildikten sonra belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla nitelikli dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması,
b)Ayrıca Ulusal Yargı Ağı İletişim Sisteminde (UYAP) yapılan araştırmada ...
10.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2015/711 Esas, 2018/854 Karar sayılı kararı ile İsmet hakkında katılanlardan Cemalettin'e yönelik 2012 yılında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu hükmün de kesinleştiği anlaşıldığından katılan ...'e karşı İsmet tarafından işlenen her iki suçta da sanığın suç işleme kararını yenileyip yenilemediği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olup olmadığı karar yerinde tartışılarak eylemlerin zincirleme suç olduğunun tespiti halinde kesinleşmiş mahkûmiyetten mahsup işlemi de yapılması gerekirken eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan ise; UYAP üzerinden yapılan tespitlere göre sanıklardan İsmet'in ikisi derdest ve beşi kesinleşmiş toplam yedi adet, sanık ...'in ise kesinleşmiş bir adet yargılama dosyasının bulunduğu, bu cümleden olarak;
a)... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/250 Esas, 2016/142 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinde derdest bulunduğu,
b)...'nin de katılan olduğu ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli ve 2015/69 Esas, 2016/523 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinde derdest bulunduğu,
c)... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/509 Esas, 2015/1268 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin ilamıyla kesinleştiği,
d)... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2015/711 Esas, 2018/854 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararları verildiği ve dosyanın kesinleştiği,
e)...'nin de katılan olduğu ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2015/379 Esas, 2018/303 Karar sayılı dosyasında İsmet ve Kısmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın istinafta kesinleştiği,
f)...'nin de katılan olduğu ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2016/162 Esas, 2017/138 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın istinafta kesinleştiği,
g)... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli ve 2015/159 Esas, 2017/48 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği tespit edilmiştir.
3.(2) numaralı paragrafta bahsedilen sahtecilik suçlarını ihtiva eden yargılama dosyalarında hukuki kesinti bulunmadığının belirlendiği, sahtecilik suçlarında mağdurun kamu olması nedeniyle sanıkların suçta kullanılan belgeleri aynı anda ya da farklı zamanda düzenleyip düzenlemediği tespit edilerek eylemlerinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gereken bir durumun var olup olmadığının, farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararının yenilenip yenilenmediğinin, suç işleme kararının yenilenmemesi durumunda ise zincirleme şekilde işlenmiş sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek tüm bu hususlar yerine getirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması nedeniyle kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.