10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/6858 E. , 2023/10907 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi sigortalının davalı şirkete ait iş yerinde çalışmakta iken 19.01.2010 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle vefat ettiğinden bahisle davacı eş için 274.882,08 TL, davacı çocuk ... için 100,00 TL, davacı çocuk ... için 100,00 TL, davacı çocuk ... için 100,00 TL, davacı anne için 47.682,07 TL maddi, davacı baba için 33.416,53 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza ile ilgili olarak kusur durumunu değerlendiren raporun hatalı ve hukuki anlamda eksik olduğunu, bu sebeple müvekkilinden tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, olayda destekten yoksun kalma şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan sigorta poliçelerini temin eden sigorta şirketlerine davanın ihbar edilerek bu poliçeler doğrultusunda ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması, hem SGK ödemelerinin hem de sigorta şirketlerinden yapılan ödemelerin belirlenecek tazminat miktarlarından tenzili gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar eş, anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu talep edilen alacaklar zamanaşımına uğramış olduğundan davanın bu yönden reddi gerektiğini, davacılar anne ve babanın geçiminin müteveffa sigortalı tarafından sağlanmadığı açık olmasına rağmen maddi tazminata hükmedildiğini, davacı eş ...’ın yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre almakta olduğu kendi aylığıyla beraber, müteveffadan dolayı kendisine bağlanan bir aylığı daha bulunduğunu, müteveffanın ölümünden kaynaklı çıkar elde ettiği için bu hususun tazminat hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları uyarınca desteklerin eşlerinin yaşları ve sosyal çevreleri gözönünde tutulduğunda evlenme şanslarının daha yüksek olacağının ortaya çıkacağını, buna göre eş için evlenme ihtimali indiriminin hatalı biçimde düşük yapıldığını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tazminat hesabında müteveffanın sağlığında sanki gelirinin tamamını davacılara vakfediyormuş gibi kabul edilip bu şekilde hesaplama yapıldığını, oysa ki müteveffanın gelirinin tamamının davacılara tahsis edilemeyeceğinin kabulü gerektiğini ayrıca müteveffanın kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamını da davacılara hasretmesinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, destekten yoksun kalanların destek sürelerinin olması gereken sürelerden daha uzun olarak belirlendiğini, bu bakımdan raporun hatalı olduğunu, dosyada tazminat hesabının aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, dosyada hukukçu-hesap bilirkişisinden rapor alındığını, tazminat hesaplamalarında CS0 1980 tablosu kullanılması ve faiz oranının %3 olarak hesaplanması gerektiğini, asgari ücret artış oranının kabul edilemeyeceğini, asgari ücretin her yıl %10 oranında artış göstermediğini, kaldı ki, bilirkişi raporunda da görüleceği gibi 31.12.2019 tarihinden önceki döneme bakıldığında artışın %10’ları bulmadığının açıkça belli olduğunu, yani yaşanan gerçeklere göre hesaplama yapılması gerekirken, yıllık %10 hesabı ile yapılan artış takdirini kabul etmediklerini beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımının söz konusu olduğunu, davacı eş ...’ın yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre almakta olduğu kendi aylığıyla beraber, müteveffadan dolayı kendisine bağlanan bir aylığı daha bulunduğunu, müteveffanın ölümünden kaynaklı çıkar elde ettiği için bu hususun tazminat hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğini, ayrıca oturduğu evin kendisine ait olduğunu, davacı eş için evlenme ihtimali indiriminin hatalı biçimde düşük yapıldığını, davacı eşin yeniden evlenip evlenmediği araştırılmadan hesaplama yapıldığını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tazminat hesabında müteveffanın sağılığında sanki gelirinin tamamını davacılara vakfediyormuş gibi kabul edilip bu şekilde hesaplama yapıldığını, ayrıca mütevaffanın kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamını da davacılara hasretmesinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda destekten yoksun kalanların destek sürelerinin olması gereken sürelerden daha uzun olarak belirlendiğini, dosyada tazminat hesabının aktüerler siciline kayıtlı bir aktüer tarafından yapılması gerekirken hukukçu-hesap bilirkişisinden rapor alındığını, tazminat hesaplamalarında CSO 1980 tablosu kullanılması ve faiz oranının % 3 olarak hesaplanması gerektiğini, asgari ücretin yıllık % 10 arttığı var sayılarak yapılan hesabı kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
a)Davalı vekilinin davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin diğer davacılar yanında davacı anne için 47.682,07 TL maddi, davacı baba için 33.416,53 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalı tarafın istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, davacılar anne ve babanın kabul edilen maddi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
b)Davalı vekilinin davacı eşin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
3.Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin davacı eşin maddi tazminat istemi yönünden kurulan hüküm hakkındaki yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.