10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/20039 E. , 2024/15767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Eskişehir 3.
Sulh Ceza Mahkemesinin 26.04.2011 tarihli ve 2011/278 Esas, 2011/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 11.05.2011 tarihinde kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.07.2013 tarihli ve 2011/278 Esas, 2011/390 Karar sayılı ek kararıyla sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 inci maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
C. Hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20.
Ceza Dairesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/7065 Esas, 2016/4215 Karar sayılı kararı ile hükmün ''Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a)Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b)Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle,
CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” Karar verilmesinde zorunluluk bulunması, '' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma üzerine Eskişehir 8.
Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2016 tarihli ve 2016/1073 Esas, 2016/1217 Karar sayılı kararı ile sanığın, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar itiraz edilmeksizin 14.11.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
E. Sanığın denetim süresi içinde 19.02.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Eskişehir 9.
Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.01.2023 tarihli ve 2022/486 Esas, 2023/98 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin basit yargılama usulü ile yaptığı yargılama sonucunda sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara sanık müdafiinin itiraz etmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2023/560 Esas, 2023/838 Karar sayılı kararıyla sanığın suç tarihi itibarıyla lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2.Dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
3.Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan kanun yolu talebinin beklenmesi gerektiğine,
4.Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
5.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 52 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2010/28820 nolu soruşturma dosyası kapsamında yakalanarak haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma yapılan şüphelilerden sanık ...'nun kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın aldığı ve kullandığının tespit edilmesi üzerine yapılan yargılamada; ESOGÜ Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilimdalı Başkanlığının 10.01.2011 tarihli raporu ve sanığın savunması karşısında sanığın eylemi sabit görülerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 52 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulamamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleşmesi ile dosyanın yeniden ele alınma tarihleri arası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ihlale konu suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımı sürelerinin durması nedeniyle dava zamanaşımının dolmadığı, Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesi kararının kesinleştiği, araştırılması gerekli başkaca bir husus bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2023/560 Esas, 2023/838 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.