13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "... KONU : TTK hükümleri gereğince resen terkin ve tasfiye edilen şirketin ihyası talebinden ibarettir. AÇIKLAMALAR ----Ticaret sicil nolu ------ Ticaret Sicili Müdürlüğüne kayıtlı bir limited şirkettir. Söz konusu şirket 22.09.2010 tarihinde resen ticaret sicilinden terkin edilmiştir.Bahsi geçen şirket, dava dışı Tasfiye Halinde---- Şirketi'nin dava dışı ---- çekilmiş olduğu kredinin kefilidir. Kredi borcunun borçlular tarafından ödenmemesi üzerine; -----. İcra ------ Esas sayılı dosyası ile takibe girişilmiştir. İşbu kredinin alacağı tüm ferileri ile birlikte ----Noterliğinin 16.09.2011 tarih -----yevmiye nolu sözleşmesi ile-----devir ve temlik edilmiştir. -----İle -----Noterliğinin 14.09.2015 tarih ve------ yevmiye numaralı sözleşmesiyle birleşmişlerdir. ----. ile -----.Noterliği’nin 03.01.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu sözleşmesi ile -----adı altında birleşmişlerdir.İlgili icra dosyasında borçlulara yönelik yapılan işlemler neticesinde borçlulardan birinin taşınmazının satışına gidilecek olup; kefil konumundaki takip borçlusu olan ------ ŞİRKETİ'nin terkin edilmiş olmasından dolayı tebligatlar borçlu firmaya yapılamamaktadır.
Müvekkil şirket alacağını tahsili için dosyadaki işlemlere devam edilebilmesi adına huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Bilindiği üzere icra dosyasında taşınmazın satış işlemlerinde kıymet takdir raporu ile satış ilanının asıl borçlu ve kefillere tebliği zorunlu unsurudur.İhyası istenilen şirket ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğinden dolayı huzurdaki davada husumeti sadece ticaret siciline yöneltmiş olmakla beraber; Ticaret Sicilinin yasal hasım olması sebebi ile vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır. 'Dava, 6102 Sayılı Kanun'un geçici .... maddesine dayalı terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İhyası istenen ... .... ... ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin ....07.2015 tarihinde resen terkin edilmiş olup; dosya kapsamından şirkete bir tasfiye memuru atanmış olduğuna dair bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine dair bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet sebebiyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." (YARGITAY ---- HUKUK DAİRESİ -----)Şirkete tebligat yapılamadığından 6100 s.lı HMK'nın 52. Ve 54.maddeleri hükmünün yerine getirilmesine gerek kalmaksızın şirketin ihyası gerekmektedir.Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerden dolayı kesinleşmiş icra dosyasından yürütülen taşınmaz satış işlemleri izah olunan usuli eksiklik sebebiyle müvekkil alacağına kavuşamamaktadır. ................ SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen ve re'sen nedenlerle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün ---- Ticaret sicil nolu -----unvanlı firmanın tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini saygılarımla arz ederim. 02.08.2023 ..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde belirtilen takip nedeniyle söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; konuya ilişkin yasal düzenlemeler hatırlatılarak ticaret sicilinin mevzuata uygun işlem yaptığı ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı-tasfiye memuru ------ tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde tasfiye ve terkin işleminin usulüne uygun tamamlandığı ve ayrıca davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı ileri sürülerek ve şirketin ihya edilmesi durumunda şirketin masraflarını karşılayacak durumunun da bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava TTK.
547.Maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilmiş olan ''TASFİYE HALİNDE ------ŞİRKETİ" unvanlı şirket aleyhine dava dilekçesinde açıklanan ticari ilişkiye bağlı alacak nedeni ile ----- İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı icra dosyası üzerinden işlem gören takip nedeni ile ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir. TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi: "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."hükmünü içermektedir. Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin TTK.
547.Maddeye göre 16/09/2010 tarihinde tasfiyeye bağlı olarak terkin edildiği, son tasfiye memurunun davalı ---- olduğu, şirketin adresinin "------ olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı belirlenmiştir.
Terkin ve dava tarihlerine göre süre yönünden yapılan irdelemede Anayasa Mahkemesinin 5 yıllık süreye ilişkin iptal kararı, iptal kararının gerekçelerine göre davacının ek tasfiye gereğini öğrendiğinin kabulüne esas alınabilecek muhtemel tarihler ve TTK. geçici madde 7 düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde süre yönünden engel bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Gerekli kısımlarının örneği celp edilen ----- İcra Müdürlüğü'nün------ Esas sayılı icra dosyası üzerinden işlem gören takibi başlatan bankanın temliki ve devamında devirlere bağlı olarak sonuçta davacı tarafından söz konusu şirket aleyhine yürütülen takip olduğu anlaşılmıştır.Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında takip olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; söz konusu takibin yürütülebilmesinin TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılması uygun görülerek yeni bir tasfiye memuru atanmamış ise de yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı----- Ticaret Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
1.Davanın KABULÜ ile;
a)----Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün -----sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''Tasfiye Halinde -----Şirketi'' ünvanlı şirketin ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı icra takibi yönünden ve takibin infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere -----Ticaret Siciline yeniden tesciline,
b)Söz konusu takip yönünden geçerli olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru-davalı -----tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,
c)Kararın------ Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
2.Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına,
3.5411 Sayılı Kanunun 143. Maddesinin 6. Fıkrası gereğince davacı taraf harçtan istisna tutulması nedeni ile başlangıçta harç alınmamış olması da gözetilerek sonuçta 269,85 TL başvurma harcı ve 427,60 TL maktu karar harcının toplamı olan 697,45 TL harcın davalı-tasfiye memuru-----alınarak Hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan toplam 222,75 TL yargılama giderinin davalı-Tasfiye Memuru ------ alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 17.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalı-Tasfiye Memuru ------alınarak davacıya verilmesine,
6.Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.