10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/14141 E. , 2024/628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararı ile sanığın izinsiz hint keneviri ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasından çevrilen 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.02.2020 tarihli ve 2019/6832 Esas, 2020/1198 Karar sayılı kararı ile; " İddianamede sanığın arazisine yakın mesafede 320 kök kenevirin ele geçirildiğinin iddia olunması karşısında; dikili olarak ele geçirilen farklı boylarda toplam 320 kök kenevirden olgunlaştıklarında elde edilecek esrarın, kişisel kullanımı için gerekli miktardan çok fazla olacağı, Dairemizin genel uygulamalarına göre, ticari amaçla ekildiklerine ilişkin başka delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamında ekildiğinin kabul edilebileceği dikkate alınarak, sanığın eyleminin 2313 sayılı Yasanın 23. maddesinin 5. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunu mu yoksa aynı fıkranın 2. cümlesinde düzenlenen münhasıran kendi kullanımı için kenevir ekme suçunu mu oluşturduğuna ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 2313 sayılı Kanun'un 23. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/49 Esas, 2020/206 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilip dosya görevli Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
D. Malatya 4.
Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/203 Esas, 2021/388 Karar sayılı kararı ile sanığın izinsiz hint keneviri ekme suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri özetle: sanık hakkında yeterli delil bulunmasına karşın mahkûmiyet kararı yerine beraatine karar verilmesinin usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında kendisine ait tarla, tarlanın sınırındaki dere yatağı ve komşu parsele 320 kök hint keneviri bitkileri ekmesi sebebi ile dava açıldığı olayda; 06.10.2021 tarihinde olay mahallinde yapılan keşif ve tanzim edilen bilirkişi raporuna göre; hint keneviri bitkilerinin ekili olduğu tarlaların etrafının açık olması ve hint kenevi bitkilerinin yalnızca sanığa ait arazide olmaması ve tarlanın sanık ve kardeşleri tarafından birlikte kullanıldığına dair tanık muhtarın beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bölgeye yönelik edinilen bilgilere istinaden yapılan çalışmalarda, suç tarihinde sanığın kenevir bitkilerinin ekili olduğu bölgeye gelirken 40-50 metre mesafe kala suç yerinde olan kolluk görevlilerini görmesi ile geri döndüğü ve akabinde yakalandığı, sanık adına kayıtlı 39 parsel sayılı tarla, bu tarlanın sınırındaki dere yatağı ve sanığın başkaca akrabaları adına kayıtlı sınır komşusu olan 35 parsel sayılı tarlada toplam 320 kök hint keneviri bitkilerinin ekili halde ele geçirildiği, akabinde Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle sanığın ikametinde yapılan aramada; ikinci kat giriş kapısı önündeki koltuğun altında 1 parça ve bahçede depo olarak kullanılan yerde hurdaların içerisinde 2 parça halinde toplam net 3,2 gram esrar ele geçirildiği, ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddeler yönünden sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapıldığı olayda; tüm dosya kapsamı, özellikle 23.02.2015 tarihli keşif ve bilirkişi raporu dikkate alındığında ekili kenevir bitkilerinin bir kısmının sanığın ikametine kuş uçuşu 213 metre mesafedeki kendisine ait tarla, tarla sınırındaki dere yatağı ve komşu tarlasında olması, ikametin tarlaya en yakın ev olması, keşif tarihine sanık dışında başkaca ikamet eden olmaması, sanığın kolluk görevlilerince görülmesi üzerine geri dönmesi, sanığın ikametinde esrar maddeleri ele geçirilmesi ve sanığın aşamalarda çelişkili savunmaları birlikte değerlendirildiğinde üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğu halde, bu suçtan mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/203 Esas, 2021/388 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.