ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/04/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili müvekkilinin köklü bir nakliyat şirketi olduğunu, davalının maliki olduğu sürücüsü dava dışı ..... sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı çekici vasfındaki araç ile .... İlçesinden .... İlçesi istikametine doğru trafikte seyir halinde iken park halinde bulunan müvekkili şirkete ait ... plakalı çekici ile .... plakalı römorka 29/03/2019 tarihinde arkadan çarptığını, kaza neticesinde .... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait römork da ciddi hasarın meydana geldiğini, kazadan sonra hasar durumunun tespiti ve yapılabilecek ise tamir ve bakım işlemleri için müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu bakım servisi olan .... Yedek Parça Nak. San.ve Tic. Ltd. Şti.'ye gönderildiğini, müvekkilinin sözleşmeli olarak çalıştığı pek çok firma olduğunu, bu firmaların taşıma işini süresinde yerine getirmekle yükümlü olduğunu, kazaya konu aracın tespit ve tamir işlemlerinin tamamlanma sürecinde aracın yerine geçmek üzere araç kiralanmak ve müvekkili şirket tarafından ikame araç kira bedeli ödenmek zorunda kalındığını, kiralama bedelinin kusurlu araç sürücüsü dava dışı .... ve ...'tan tahsili için Denizli 5. İcra Müdürlüğünün ,.... esas sayılı dosyası ile borçlular hakkında ilamsız icra yolu ile takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız olarak yetki ve borç itirazında bulunulduğunu, itiraz üzerine takibin durduğunu, yasa gereği arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, yetkili ve görevli mahkemenin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirkete ait hasar gören aracın sigorta şirketince perte çıktığına kanaat getirildiğini, perte çıkan araca ilişkin sigorta şirketi ile mutabakatname düzenlendiğini, daha sonra aracın ihale yoluyla satışa çıkarıldığını, 27/05/2019 tarihinde satışın gerçekleştiğini, aracın perte çıktığı süreye kadar kiralanan ikame araç bedeli nedeniyle uğranılan zarardan davalı tarafın sorumlu olduğu, talep edilen faiz miktarı ve oranının yasal olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini, davalı haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'sinden aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmayarak HMK 128.madde uyarınca dava dilekçesi içeriğini inkar etmiş sayılmıştır.
İlk derece mahkeme kararının özeti; "Mahkememizce yapılan yargılama, dava dilekçesi, toplanan deliller, Denizli 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alınan ve hükme ve oluşa uygun bulunan trafik bilirkişi raporu ile dava konusu kazada park halinde bulunan davacı şirkete ait ... plakalı çekici ile ... plaka sayılı römorkun kural ihlalinin bulunmadığı, meydana gelen kazada davalının maliki olduğu .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça pert olan aracın perte çıktığının anlaşıldığı süre boyunca araç kullanılmak üzere kiralandığı ileri sürülerek buna ilişkin 58 gün süre ile araç kiralandığına dair fatura sunulmuş ise de 58 günlük sürenin makul bir süre olmadığı, perte çıkan araç yerine aynı nitelikte araç satın alınabilecek makul sürenin 15 gün olduğu kanaatine mahkememizce varılarak günlük 400,00 TL ücret üzerinden hesaplanan 6.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Muadil araç alım süresi makine mühendisi tarafından hazırlanan 14/02/2021 tarihli raporda 7 gün, SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan 23/02/2021 tarihli raporda 10 gün olarak belirtilmiş ise de bu süreler de mahkememizce yetersiz bulunduğundan 15 günlük sürenin makul olduğu kanaatiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Alacak taraflarca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmadığından ve ancak bilirkişi raporu ile tespit edilebildiğinden yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir ‘’ gerekçesiyle "1-Davanın kısmen kabulü ile, Denizli 5. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 6.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili taleplerinin aracın perte çıktıktan sonraki süreçte araç kiralanması ile ilgili olmadığını, Dolayısıyla araç satın alınması için gerekli olan makul süre tespitinin davaları ile bir ilgisi bulunmadığını, taraflarınca talep edilen miktar aracın pert süresi sonuçlanıncaya kadar geçen süreye tekabül etmektedir. Aracın kazadan sonra tamir ve onarım için servise gönderildikten sonra yapılan incelemeler, eksper raporunun hazırlanması vs süreçler 58 gün sürmüş ve 58 günün sonunda davacıya aracın perte çıkarıldığının bildirildiğini, bu sürecin sonlandırılması tamamen davacı işverenin dışında gelişen bir durum olduğunu bu süreç sonuçlanıncaya kadar davacı müvekkili tarafından kazalı araç yerine araç kiralanmak durumunda kaldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, trafik kazası sonucu maddi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, sigorta şirketinin işlemlerinin uzun sürmesinin davacı ile sigorta şirketi arasındaki bir sorun olması ve işlemlerin uzun sürmesinin davalıyla bir ilgisi olmamasına ve 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı esastan reddine,
2.Davacıdan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın bu davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Yapılan istinaf başvuru giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere sonucunda miktar itibarıyla 19/02/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...