2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO:2020/375
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un, 14.10.2014 günü saat 11.50 sıralarında sürücü ...’in sevk ve idaresindeki motorsikletle yolcu olarak ... Mah. ... ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken plakası belli olmayan bir aracın motosiklete çarpması sonucu ağır yaralandığını, müvekkilinin kaza sonrasında acilen hastaneye kaldırıldığından kaza tespit tutanağı tutulamadığını, olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ...nolu soruşturma başlatıldığını, 28.10.2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiğini, kazada müvekkilinin ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı’ndan alınan Heyet raporuna göre %21.2 oranında malül olduğunun ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiğini, ... Hesabına söz konusu kazaya ilişkin başvuruda bulunduklarını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, komisyonun 2020/... E. 2020/...
K. Sayılı kararıyla, kazaya ilişkin yeterli belge ve bilgi bulunmadığı için başvurularını usulden reddettiğini, arabuluculut görüşmelerinde anlaşama sağlanamadığını, belirsiz alacak ve tespit davasının açılması zaruriyetinin hâsıl olduğunu belirterek, şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın (50 TL Sürekli ve 50 TL geçici iş göremezliğe ilişkin) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; başvuru şartının yerine getirilmediğini (Emsal; ... BAM 3. H.D.'nin 10.07.2019 tarihli, 2019/... E.2019/... K.ile ... BAM 4. HD.nin 08.05.2018 tarihli, 2018/... E. 2018/... K.), sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispatı gerektiğini (Emsal; Yargıtay 17. HD.nin 2013/... E. 2014/... K.ile 2012/.. E. 2013/... K), TMK.nun 6. maddesi doğrultusunda davacının iddialarını ispat etmekle yükümlü olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Malüliyet için Adli Tıp Kurumu veya resmi ve yetkili bir hastaneden rapor alınması gerektiğini, kazadaki kusur oranının tespiti gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, kask ve koruyucu ekipmanların kullanılmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini (Emsal; ... BAM 22. HD.nin 2017/... E. 2017/... K.), söz konusu kazada, ücretsiz bir taşıma söz konusu olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini (Emsal; Yargıtay 17. HD 2014/... E. 2016/... K.), ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun; kazanın varlığı, kaza gerçekten meydana gelmiş ise kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı taraf, arkadaşının motosikletinde yolcu olarak seyir halinde iken eşgalini ve plakasını tespit edemediği bir aracın (pikap) kendilerine çarpması neticesinde yaralandığını söyleyerek tazminat isteminde bulunmaktadır. Davalı ... Hesabı ise kazanın varlığının ispatı gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Kaza ile ilgili olarak kaza tarihi olan 04.10.2014 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...srş.sayılı dosyasında ceza soruşturması açılmıştır. Dosyanın incelenmesinde davacının iddiasını doğrulayan tek tanık motosikletin sürücüsü olan ... 22.10.2014 tarihli savcılıkta verdiği ilk ifadesinde; "Üzerime atılı suçlama hakkında bilgi sahibi oldum. Savunmamı müdafim eşliğinde yapacağım. Olay günü benim sürücülüğünü yaptığım çalıştığım iş yerindeki müşteriye ait motosiklet ile komanddo caddesi üzerinde arkamda arkadasım mağdur ... olduğu halde seyir halinde iken, ara sokaklardan pickup çıkınca duramadım ve ... çarptı, hızım 50 km civarındaydı. Motosikleti kullanırken benim ve arkadasımın başında kask yoktu. Ben çarptıktan sonrasını hatırlamıyorum, benim bu olayla ilgili kimseden şikayetçi değilim, olay tamamiyle kaza neticesinde olmuştur. Suçsuzum." demiştir.
Kazadan hemen sonra kolluk memurlarınca kaza mahalline gidilmiş, olay yerinde hiç bir iz ve emareye rastlanmadığından kaza tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Tutanak tanıklarından ... talimat yoluyla ve tutanak tanığı sıfatıyla bilgisine başvurulmuş, beyanında "Bana göstermiş olduğunuz 04/10/2014 günü meydana gelen kazadan dolayı tutulan tutanaktaki imzanın tarafıma ait olduğunu düşünüyorum. Ancak o dönemlerde trafik polisi olmam, birçok kazaya gitmiş olmam ve 2014 yılındaki kazanın üzerinden de uzun süre geçmiş olması bedelleriyle kaza konusu olayı hatırlamıyorum. Başkaca bir bilgim yoktur. Tutanakta ismi geçen ...'da polis memuruydu. Tutanağı büyük ihtimal birlikte tutmuşuzdur. Söz konusu kaza ile ilgili çevre oturanlarıyla görüşme yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum." demiştir.
Davacı (mağdur) ve motosiklet sürücüsü tanık ... şikayetçi olmadıklarından soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2014 tarih ve ... sayılı kararı ile "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verilerek soruşturma kapatılmıştır.
Olayın görgü tanığının ifadeleri ile kolluk kuvveti polis memurlarının düzenlediği tutanak içeriğindeki tespitler çelişkilidir.
Davacı taraf karakol ifadesinde şikayetten vazgeçerek soruşturmanın devamını engellemiştir. Davacının ve tanığın ifadelerine güvenmek mümkün görülmemiştir. Zira tanık delili kesin delil değildir. Takdiri bir delildir. Kaldı ki tarafsız kamu tanığının beyanları desteklenen tutanakta kazaya ilişkin hiç bir iz veya emareye rastlanmamıştır. Böylesine ağır bir malüliyete neden olan kazada yolda bir takım iz ve emareler bulunması beklenen bir durumdur. Bu nedenle davacı tarafın trafik kazasına maruz kaldığını ispatlayamadığı gibi kazanın varlığı kabul edilse dahi kusur oranın tespiti de mümkün değildir. Yukarıda açıklandığı üzere davacının davasını ispatlayamadığına kanaat getirildiğinden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE,
1.Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2.Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4.Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
5.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.
341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2024 KATİP ... HAKİM ...