2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2020/7120
- Karar No
- 2021/2627
- Karar Tarihi
- 18.01.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 01/11/2019 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza esnasında yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının kalçasında kırık ve baldırında ezik oluştuğu, 2 ay boyunca yatalak kaldığını, kişisel ihtiyaçlarını karşılayamadığını, bakıma muhtaç olduğunu, kaza nedeniyle maddi ve manevi olarak yıprandığını, psikolojisinin bozulduğunu, kaza nedeniyle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının açıldığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, bu nedenlerle şimdilik 100,00-TL belirsiz maddi tazminatın (sürekli ve geçici iş göremezlik) davalılardan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, 30.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta AŞ'nin vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın 01/01/2019 tarihinden sonra açıldığını, bu haliyle davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığını, başvuru şartının eksik olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça genel şartlarda belirtilen belgelerle başvuru yapılmadığını, davacının kusura ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, maluliyet ve kusur bakımından rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği gibi davalının kusurunun bulunmadığını, olay yerinde tutulmuş bir tutanak bulunmadığını, kazanın davacının kusuru ve dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini, ceza mahkemesinde keşif kararı verildiğini ancak yapılmadığını, davacının kazadan kaynaklı maddi ve manevi mağduriyetinin bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, SGK kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, Trafik tescil kayıtları, Tanık beyanları, Bilirkişi raporu ve ATK raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir.
Mahkememizin 12/11/2020 tarihli duruşmasının 10 nolu ara kararında; davacının ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki ile; geçici ve sürekli iş göremezlik şeklinde bedensel zararlarının bulunup bulunmadığına dair ve ayrıca kazayla aralarında illiyet bağının bulunup bulunmadığına dair ayrıntılı adli tıp raporu aldırılmasına karar verildiği, ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı 03/01/2022 tarihli raporda özetle; Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında ...'ın 01/11/2019 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (femur) kırığı nedeniyle; Üç (3) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbı şifa süresinin 3 (üç) ay olduğu), vücut genel çalışma gücündün %6,2 (yüzdealtıvirgül) oranında kaybettiği kanaatinde olduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 17/06/2021 tarihli duruşmasında davacı tanıkları ... ile ... 'ın hazır oldukları anlaşılmıştır.
Tanık ... beyanında: "Ben davacının annesi olurum, ben kaza esnasında orada değildim, benim bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında: "Ben davacının kardeşi olurum, ben kazayı birebir görmedim, duyuma dayalı bilgilerim vardır, benim bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 24/03/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında: dosyanın yeniden ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki ile Yargıtay 17.HD.11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas ve 2021/2627 Karar sayılı emsal kararı dikkate alındığında; kazanın 20/02/2019 tarihinden sonra meydana geldiği göz önüne alınarak "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri dikkate alınarak meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı oluşan geçici/sürekli maluliyet durumu ve oranının, meydana gelen trafik kazası ile bedensen zararlar arasındaki illiyet bağının belirlenmesi için Adli Tıp Raporu aldırılmasına karar verildiği, ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 23/05/2022 tarihli raporunda özetle; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında ...'ın 01/11/2019 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (femur) kırığı nedeniyle; Üç (3) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbı şifa süresinin 3 (üç) ay olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranını %0 (yüzdesıfır) olduğu bildirilmiştir.
Kazaya ilişkin yürütülen ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında mahallinde yapılan keşif sonucu sunulan trafik bilirkişisinin raporuna göre; Davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK m.84/j maddesinde belirtilen araçların manevralarını düzenleyen ve sürücü asli kusuru sayılan kurallardan "manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" kuralını ve bu yasa kapsamında çıkartılan yönetmeliğini 137.maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği ve bu sebeple asli (tam) kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığı kapalı pazar alanı içerisinde yürüdüğü esnada geri manevra yapan aracın çarpması sonucu yaralandığı ve herhangi bir kusurunun bulunmadığı rapor edilmiştir.
Kaza tarihi olan 01/11/2019 tarihi itibariyle davacıya çarpan ... plaka sayılı hususi otomobilin dava dışı Leyla Korkmaz adına kayıtlı olduğu, 15/07/2019 başlangıç 15/07/2020 vade tarihli karayolları ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı, kişi başına ölüm ve sakatlanma halinde poliçe limitinin 390.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 01/12/2022 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; dosyanın resen seçilecek aktüerya bilirkişiye tevdii ile davacıların olay nedeni ile talep edebilecekleri bedensel zararlar, iş ve güç kaybı zararlarının belirlenmesine ilişkin rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 27/01/2023 havale tarihli raporda özetle; davacının dava konusu kaza sonrasında; sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararlarının bulunmadığı, tedavi giderleri zararının hesaplanamadığı, geçici iş göremezlik zararının 6.375,00-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 390,000,00-TL) kapsamında kaldığı olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 04/05/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın resen seçilecek Tabib bilirkişiye tevdi ile davacının meydana gelen trafik kazası sonucu SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin tespiti bakımından bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 08/05/2023 tarihli raporda özetle; ...’ın 01.11.2019 tarihinde trafik kazası geçirdiği, sağ femur boynunda kırık tanısıyla konservatif olarak tıbbi takip ve tevdisinin yapıldığı, bu tip bir hastanın tedavi giderlerinin kesin ve net olarak tahmin edilmesi mümkün olmadığından Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, yerleşik yargısal kararlara göre tedavi giderlerinin yalnızca hastane ve hekim masrafları ile sınırlı olmayıp yaralanmanın kişinin bütünüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar geçecek sürede yaptığı ve ileride yapacağı doğrudan veya dolaylı tüm masrafları kapsadığı, bu çerçevede hastane, hekim, ameliyat ilaç gibi SGK kapsamındaki tedavi giderlerinin yanı sıra sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme özel diyet, konaklama, evde özel bakım, pansuman, fizik tedavi rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb ücretlerin belgelenmesinin mümkün olmadığı yaralanmasının ağırlığı dikkate alınarak toplu taşıma araçlarından faydalanamayacağı, SGK kapsamında ödemesi yapılmayan özel hastane, hekim seçme hakkı çerçevesinde ameliyat farkı, ulaşım vb giderler olduğu dikkate alındığında SGK tarafından karşılanmayan ilaç, ulaşım vb giderlerinin de 2.000,00 (ikibin) TL civarında olduğunun kabulü gerektiği kanaatinde olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat kalemlerinden geçici iş göremezlik zararı 6.375,00-TL'ye, (SGK tarafından karşılanmayan) tedavi giderleri 2.000,00-TL'ye arttırılmış, ıslah dilekçesi davalılara ayrı ayrı tebliğ edilmiş, ıslah harcı yatırılmıştır. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;
Toplanan deliller, alınan bilirkişi ve ATK raporları, ceza yargılaması kapsamında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, olay günü olan 01/11/2019 tarihinde davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve kaza tarihi itibariyle geçerli karayolları ZMMS poliçesi kapsamında diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından teminat altına alınan ... plaka sayılı aracın yaya davacı ...'a çarpması sonucu davacıdan bedensel zararlar meydana geldiği, bu zararların kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri doğrultusunda ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan ve mahkememizce hükme esas alınan son Adli Tıp raporuna göre; davacıda meydana gelen bedensel zararların geçici iş göremezlik şeklinde oluştuğu, sürekli iş göremezlik şeklinde bedensel zararlarının bulunmadığı, Tabip bilirkişiden alınan rapora göre davacının SGK tarafından karşılanmayan ameliyat farkı, ulaşım, ilaç vb giderlerinin bulunduğu, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda tedavi giderlerinin poliçe limiti içerisinde yer aldığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat talepleri bakımından sürekli iş göremezlik şeklindeki bedensel zararlar dışındaki diğer taleplerinin kabulü gerektiği anlaşılmakla geçerli ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri yönünden maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş, sürekli iş göremezlik şeklindeki maddi tazminat talebi yönünden talebin reddine karar verilmiş; davalı araç sürücüsü yönünden sorumluluk haksız fiil hükümlerine göre olup, kaza tarihinden itibaren hükmedilen tazminatta davalı araç sürücüsü yönünden yasal faiz işletilmiş, davalı sigorta şirketi yönünden kendisi için öngörülen özel temerrüt hükümleri çerçevesinde kazanın/zararın ihbar edildiği 03/06/2020 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 16/06/2020 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren davalı sigorta şirketi yönünden yasal faiz işletilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesine göre; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesine göre; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebinde, davacının duyduğu acının karşılığının para olarak verilmesi olanaksızdır. Bu nedenle manevi tazminatın amacı davacının duyduğu acıyı dindirmek ve içine düştüğü ruhsal sıkıntıyı gidermek olmalıdır. Manevi tazminatın miktarının tayininde tarafların sosyal ve ekonomik koşulları değerlendirilmeli, davalının da acz içine düşmesi engellenmelidir. Manevi tazminat yönünden mahkememizce yapılan araştırma sonucu tespit edilen tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği 2019 yılında paranın alım gücü, davalı sürücünün kazaya tam kusurlu olarak sebebiyet vermiş olması, davacıda kaza sonrasında 3 ay geçici iş göremezlik meydana gelmesi gibi kıstaslar birlikte değerlendirilerek davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.375,00-TL geçici iş göremezlik, 2.000,00TL tedavi gideri ( SGK tarafından karşılanmayan ) olmak üzere toplam 8.375,00-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 01/11/2019 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 16/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, sürekli iş göremezlik şeklindeki maddi tazminat talebi yönünden davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2.Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasak faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3.Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 572,10-TL karar ve ilam harcından, 102,81-TL peşin harç ve 28,39-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 440,90-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
4.Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 683,10-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
5.Davacı tarafça yatırılan 102,81-TL peşin harç ve 28,39-TL ıslah harcı toplamı 131,20-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 62,20-TL, posta ve tebligat masrafı 655,60-TL, bilirkişi ücreti 2.500,000-TL olmak üzere toplam 3.217,80-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 1.539,37-TL'sinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumluluğu 701,49-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Maddi tazminat davası yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 8.375,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7.Maddi tazminat davası yönünden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 35,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
8.Manevi tazminat davası yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 708,40-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 650,61-TL'sinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumluluğu 296,48-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11.Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/01/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)