11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/11406 E. , 2023/10475 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 270 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2019/1884 Esas, 2020/16434 Karar sayılı kararı ile eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu kapsamına girdiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılamada, ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/538 Esas, 2021/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı ve 62 nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık hakkında verilen 30.04.2015 tarih, 2015/62 Esas, 2015/305 Karar sayılı kararının yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve sanık lehine kazanılmış hak oluşturması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince infazın 500,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR:
1.Suç tarihinde sanığın, arkadaşı olan temyiz dışı ...'in sevk ve idaresindeki 06 YEY 06 plaka sayılı araç ile kaza yaptığı, olaydan haberdar olan sanığın hadise mahalline gelerek olaya müdahale eden görevli polis memurlarına olaya karışan 06 YEY 06 plaka sayılı aracı kendisinin kullandığını söyleyerek tutanak düzenlemeye yetkili polis memurlarının, sanığın beyanı doğrultusunda kaza tespit tutanağı düzenlenmesine sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçun ikrarını içeren savunmalarda bulunduğu anlaşılmıştır.
3.Mahkemece, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerlestanbulAnkara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/538 Esas, 2021/309 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.