4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/14707 E. , 2023/3797 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; 24.05.2015 tarihinde davalı Halk Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) ile sigortalı araç ile davalı ... Şirketine ... ile sigortalı aracın yaptığı kaza neticesinde, Koru Sigorta A.Ş.'ye sigortalı aracın savrulduğu ve davacının yolcu olarak bulunduğu park bulunduğu araca çarparak davacının yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının bel ağrısı çektiği ve ağrılarının geçmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili; davacıya 04.09.2018 tarihinde 7.842,00 TL ödeme yapıldığını ve sorumluluklarının kalmadığını, olayda kusur raporu alınması gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması ve diğer güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeni ile müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının talebini açıklamadığını, temerrüde düşmediklerini savunarak davanını reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili; davaya konu kazada Halk Sigorta AŞ'ye sigortalı aracın asli kusurlu olduğunu, ayrıca kendileri tarafından %25 kusur oranı %8 maluliyet üzerinden davacıya 8.592,13 TL ödeme yapıldığını, davacının aldığı raporda %2 malul olduğunu beyan ettiği ve bu durumda davacıya fazla ödeme yapıldığını, kusur ve iş göremezlik durumu ile ilgili inceleme yapılması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, yapılan ödemenin tenzili gerektiğini, faiz talebine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/39837 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde tarafların uzlaşmak suretiyle anlaştıkları ve uzlaşma nedeni ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, davacının artık uzlaşma nedeni ile dava açamayacağı ayrıca uzlaşma tarihi ve dava tarihi arasında 2 yılı aşkın süre geçtiğini 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111 inci maddesi gereği iki yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de müvekkilinin uzlaşmayı araç sürücüsü ile gerçekleştirdiğini, tazminat davasının araç sürücüsüne karşı değil sigorta şirketine karşı açıldığını, uzlaşma kapsamında müvekkilinin çok az miktar para aldığını, müvekkilinin zararının tamamen giderilmediğini, kaza nedeniyle bir ibralaşma yapılmadığından ve yapılan anlaşma sigorta şirketinin işletene rücu olmadığı için sigorta şirketinin durumunu ağırlaştırmaması nedeniyle ancak ödeme miktarı kadar sigorta şirketini sorumluluktan kurtaracağından müvekkilinin bakiye zararını sigorta şirketlerinden talep edebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, şüpheli sürücüler ile uzlaşmayı kabul ettiği "karşı taraftan herhangi bir maddi ve manevi tazminat talebinin olmadığını kişisel zararlarının tazmin edildiğini", uzlaşmanın anlam ve hukuki sonuçlarına ilişkin olarak kendisine 22.06.2016 günlü uzlaşma teklif formu sunulduğu ve davacı uzlaşma teklif formunu okuyarak kabul ettiği, davacının uzlaşma işlemleri sırasında şüphelinden 1.000,00 TL almak sureti ile uzlaştığı şüpheli hakkındaki soruşturmanın 21.10.2016 gününde uzlaşma nedeni ile takipsizlikle sonuçlandığı ayrıca uzlaşma işlemi sonrası KTK 111 inci maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmış olması şartının aranmayacağından bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı bu nedenle gerekçede 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-2 hükmü uyarınca değişiklik yapılarak uzlaştırma işlemi sonucunda dava açılamayacağından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacının istinaf başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kazadan sonra %2 oranında malul kaldığı sürekli ve geçici iş göremezlik zararının tazmini gerektiğini, uzlaşmanın araç sürücüsü ile yapıldığını davanın ise sigorta şirketlerine karşı açıldığını çok az alınan paranın zararı gidermediğini bu nedenle sorumluluğun ortadan kalkmayacağı gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 24.05.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; 04.09.2016 tarihli uzlaştırma raporunda davacının, dava dışı araç sürücülerinden maddi ve manevi tazminat talebi olmadığı, dosyanın uzlaşma ile kapanmasının istediğini içeren tutanağı imzaladığı, davacıya uzlaşma kapsamında 1.000,00 TL ödeme yapıldığı, savcılık tarafından uzlaşma nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine
HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.