20. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/88
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2023 (Talep) - 18/10/2023 ( Ara Karar)
NUMARASI : 2023/662 (Derdest Dosya)
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/662 Esas sayılı dosyasından verilen 18/10/2023 tarihli ara kararın incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili dava dilekçesinde özetle, menfi tespit davası görülmekte iken davalı banka tarafından, dava konusu olan ipotek ile ilgili olarak, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2023/815 sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 2.kez 6 örnek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine girişildiğini, başlatılan takibin, tıpkı daha önce İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3483 sayılı dosyası üzerinden başlatılan ve müvekkili için İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/532 E.-2019/1044 K. sayılı ilamı ile iptal edilen takiple aynı usulsüzlük ve hukuka aykırılıklar ile başlatıldığını, İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/532 E.- 2019/1044 K. sayılı kararında; davalı ...bank A.Ş'nin takiplerinde usulsüzlük olduğunun mahkeme kararıyla da kesinleşmiş bulunduğunu, mahkeme ilamında; ''...Alacaklı tarafından 15 taşınmaz hakkında takip başlatıldığı ancak 16,17,20,23,24,27,56,64,71,73 nolu bağımsız bölümler üzerinden takip öncesinde ipoteğin terkin edilmediği ve ilgili bağımsız bölümler yönünden de takip de başlatılmadığı anlaşıldığından...'' gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiğini, bu hukuka aykırı ve usulsüz takibe karşı İstanbul 19.İcra Hukuk Mahkemesi 2023/492 E. Sayılı dosyası ile iptal davası açtıklarını, ancak bu esnada; müvekkili nezdinde telafisi güç hak kayıplarının meydana gelmemesi için tedbiren takibin durdurulmasının gerekmekte olduğunu, zira İİK madde 149 uyarınca; "Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının taşınmazın satışını isteyebileceği bildirilir." denildiğini, nitekim davalı bankanın, satış talebinde bulunmuş olduğunu ve bu kapsamda İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü 2023/815 sayılı dosyasından kıymet takdiri yaptırılmak üzere Çeşme İcra Dairesi'ne 2023/251 sayılı talimatın gönderilmiş olduğunu, gelinen son noktada; müvekkiline ait taşınmazın, kanuna aykırı bir icra takibiyle satışa çıkarılacak ve işbu dava ile sonucunu da hükümsüz hale gelecek olduğunu, oysa işbu yargılamanın geldiği aşamada sunulu delillerinin, bilhassa bir diğer (davadışı) müvekkil ... için ikame edilen dosyada alınan bilirkişi heyet raporunun, 3.kişi konumundaki maliklere sorumluluk yüklenemeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu, yargılamanın geldiği şu aşamada dahi haklılıklarının ve müvekkilinin davalı bankaya karşı herhangi bir borcu olamayacağının kanıtlandığını, dolayısıyla teminatsız ve ivedi bir şekilde telafisi imkansız zararların doğmasının önlenmesi amacıyla, takip konusu ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parselde kayıtlı; 18 ve 72 no'lu bağımsız bölümlerine dair İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü 2023/815 sayılı takip dosyası üzerinden devam eden satış işlemlerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve takibe yönelik tüm işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini talep etmişir. YEREL MAHKEME KARARI:
Mahkemece, ".....Davanın davacı tarafça ... ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel 18 nolu bağımsız bölüm ve ... Ada ... Parsel 72 Nolu Bağımsız bölümünde bulunan taşınmazlar üzerine davalı yanca tesis edilen ipoteğin fekki için davalı tarafından yapılan işlemlerin kat ihtarının düzenlenmesinden yasal takibe geçilme sürecine kadar gerçekleştirilen bütün işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkili davacının davalı bankaya asli ve feri hiçbir borcunun olmadığının tespiti, davacının taşınmazları üzerinde bulunan ipoteğin fek edilmesi, davalı banka lehine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi talepli olarak açıldığı, davacı vekilinin 20/09/2023 tarihli dilekçesi ile davalı tarafça İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2023/815 sayılı dosyasıyla 6 örnek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine girişildiği bildirilerek takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ve takip dosyası üzerinde devam eden satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin, mahkemenin 18/10/2023 tarihli ara kararıyla İİK 149 ve 33. madde kapsamında yasal şartları bulunmadığından istinaf yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği, davacı vekilinin 17/11/2023 havale tarihli dilekçesi ile satış işlemlerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve takibe yönelik tüm işlemlerin durdurulmasını talep ettiği, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2023/815 sayılı dosyasındaki icra takibinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış ilamlı takip olduğu, talebe konu icra takibinin niteliği ve İİK 33 ve 149. madde hükümleri nazara alındığında İİK 33 ve 149. madde kapsamında yasal şartları oluşmayan davacı tarafın İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2023/815 sayılı dosyasındaki takibin ve satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına yönelik İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE.... " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından; "....mahkemeden satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasının talep edildiğini, mahkemece verilen 18.10.2023 tarihli ara karar ile tedbir taleplerinin usul ve yasaya aykırı olarak, gerekçesiz şekilde reddedildiğini, davanın bu aşamada dahi ispatlanmış durumda olduğunu, davadaki haklılıklarının yaklaşık ispatın çok ötesine geçtiğini ve hatta ispatlandığını, ancak davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak ikame edilen takip dosyasındaki satış işlemlerinin durdurulmamasının, müvekkilinin telafisi güç derecede mağduriyetine sebep olacağını, müvekkilinin maliki olduğu ... İli .... İlçesi .... Mah. ... Ada ... Parsel 18 no.lu bağımsız bölüm ve ... İli ... İlçesi ... Mah. .... Ada ... Parsel 72 no.lu bağımsız bölümde kain taşınmazlar üzerine davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 27.000.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ancak bu ipotek tesisinin hukuken geçerli bir usul takip edilmeksizin yapıldığından geçersiz olduğunu, tapuları aldığı tarihten itibaren yaklaşık 1,5 sene boyunca davalı banka tarafından kendisine herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, kat ihtarına yönelik bilgi verilmediğini, davalı bankanın tahsil etmediği borç için 1 yılı aşkın süredir beklediğini, ipoteklerin yaklaşık %80'ini fek ettiğini, borca yüksek oranlarda faiz işleterek, uzunca bir süre bekledikten sonra kötü niyetli hareket ederek, Beyoğlu 23. Noterliğinin 16.05.2019 tarihli ihtarnamesini gönderdiğini, davalı bankanın kredi borçlusu ve kefilleri muhatap dahi tutmayarak, müvekkili ve beraberindeki yalnızca 14 maliki toplam borç miktarı olan 20.598.364,00 TL’den sorumlu tuttuğunu, müvekkilinin davalı bankaya karşı ne asli ne de fer'i herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı banka tarafından fek işlemi gerçekleştirilecekse bunun inşaatın bitiş durumuna göre ve kademeli olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, ipotekli bağımsız bölüm sayısının 124'ten direkt olarak 30'a düşürülüşünün oldukça şüpheli olduğunu, projenin diğer mağdurları yönünden ikame edilen İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/193 Esas sayılı dosya ve Çeşme Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı İle) Mahkemesi 2022/252 Esas sayılı dosya için yürüttükleri davalar kapsamında Çeşme Tapu Müdürlüğü'nden gelen müzekkerelerde bağımsız bölümlerin devirleri, fek edilen bağımsız bölüm maliklerinin kim oldukları ortaya çıktığını, fekleri yapılan kişilerin/kurumların asıl borçlular ile organik bağ içerisinde olduğunun tespit edildiğini, söz konusu ipotek feklerinin neye dayanarak ve ipotekleri fek edilecek taşınmazların seçilmesinin hangi kıstaslara dayanarak gerçekleştiğinin halen bilinmediğini ve burada davalı tarafından keyfi bir şekilde ipotek fekki işlemi gerçekleştirildiğinin açıkça görüldüğünü, davalı bankanın, alacağını tahsil etmemesine rağmen 94 taşınmazın üzerindeki ipoteği sebep göstermeden fek ederek ve ipotek yükünü dağıtmaksızın belli malikleri 27.000.000 TL borcun tamamından sorumlu tuttuğunu, sorumluluğunun taşınmazın değeri ile sınırlı olduğunu, müvekkiline kredi borcunun tamamı üzerinden ihtarname ve akabinde de icra emri gönderilmesinin mümkün olmadığını, bankanın uygulamasının kötü niyetli olduğunu, diğer mağdurların dava dosyasında alınan bilirkişi heyet raporları ile tüm usulsüzlüklerin ispatlandığını, işbu dava dosyası nezdinde bilirkişi raporu alındığında benzer bir rapor gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, somut olayda, alacağın tahsil kabiliyetini kaybetmesindeki bütün sorumluluğun davalı bankaya ait olduğunu, bu hususun çoktan ispatlandığını, diğer mağdurların taraf oldukları dosyalarda alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin taşınmazlar üzerine kurulan ipotek ile kredi sözleşmesi arasında illiyet bağı dahi kuramadığını, davalı banka tarafından usul ve yasaya aykırı bir şekilde tamamen kanunu dolanmak mahiyetinde açılan 2. takip olan İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2023/815 sayılı dosyasından müvekkilinin taşınmazlarına dair satış işlemlerinin durdurulmamasının, uzun yıllardır mağdur durumda olan müvekkilinin telafisi güç mağduriyetler ile karşı karşıya kalmasına sebebiyet vereceğini, açıklanan sebeplerle mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, teminatsız ve ivedi bir şekilde telafisi imkansız zararların doğmasının önlenmesi amacıyla, takip konusu ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parselde kayıtlı; 18 ve 72 no'lu bağımsız bölümlerin satış işlemlerinin durdurulması amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve takibe yönelik satış işlemlerinin durdurulmasını talep ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, menfi tespit davası içerisinde, bankaya ipotekli taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara karar verildiği, bu ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili, davadışı ... AŞ projesinden iki adet bağımsız bölüm satın aldığını, noterden düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, ödeme planına uygun olarak müvekkilinin tüm ödemeleri tamamlamasına rağmen, taşınmazların teslim edilmediğini, alt yüklenici ... Grup Şirketleri yetkililerinden; arsa üzerinde 25.000.000-TL bedelli davalı banka lehine ipotek olduğunu ve kat irtifakına geçildiğinde de toplamda 124 adet bağımsız bölüme bu ipoteğin aktarıldığını öğrendiklerini, müvekkilinin ödediği bedeli alma imkanı olmadığından, sözleşmedeki şartlara tam uyulmadan alt yüklenicinin teslim ettiği haliyle taşınmazları teslim almak zorunda kaldıklarını, bankanın keyfi şekilde tahsilat yapmadığı halde birtakım taşınmazlardaki ipoteği kaldırdığı, müvekkili de dahil 30 bağımsız bölüm maliki ise mağdur ederek hesap kat ihtarı gönderip, davadışı şirketin genel kredi borcundan asıl borçlu ve kefilleri sorumlu dahi tutmaksızın tüm borçtan müvekkili ve birkısım maliki sorumlu tutmaya çalıştığını, bu kapsamda ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi de yaptığını, bankanın ipotek fek işlemlerinin ve müvekkiline yönelik icra takibinin basiretsiz ve kötüniyetli olduğunu, nitekim müvekkili bakımından İstanbul 10.İcra Md.lüğünün 2019/3483 sayılı icra takibinin iptal edildiğini (İstanbul 3. İcra H.Mahk. 2019/532 E.) belirterek, müvekkilinin davalı bankaya karşı hiçbir borcu olmadığının tespiti istemli eldeki davada, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2023/815 sayılı ipotekli icra takibinin ve satış işlemlerinin durdurulmasını talep etmiş, mahkemece bu ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş olduğu görülmekle,
İİK 150.madde hükümleri de gözetilerek, dosya kapsamına ve sunulan delillere göre, yaklaşık ispat koşulu da bu aşamada sağlanmadığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/662 Esas sayılı dosyasından verilen 18/10/2023 tarihli ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,80 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL'nin ihtiyati tedbir talep eden/davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3.İhtiyati tedbir talep eden/davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4.HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2024