Esas No
E. 2023/1556
Karar No
K. 2023/4003
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/1556 E.  ,  2023/4003 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/1132 D.İş, 2022/1124 K.
SAYISI: KIT/2022-2142
HÜKÜM/KARAR: Davalının itirazının reddine
SAYISI: K-2021/74289

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile karar kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. ... kararının davacı vekilince temyizi üzerine Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.11.2016 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacının yolcu olduğu araçla çarpışması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, %2 oranındaki ortopedi arızası nedeniyle üzerinde anlaşılan toplam 8.000,00 TL'nin 21.11.2017 tarihinde müvekkiline ödenmesi üzerine Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/972 Esas sayılı ve 24.11.2017 tarihli kararı ile davalıyla sulh olunduğunu, ancak kazaya bağlı tedavilerin bu karar sonrası devam ettiğini, davacının kafasına aldığı darbeye bağlı olarak travma sonrası stres bozukluğu yaşadığını, Eskişehir ... ... Devlet Hastanesinin 05.07.2019 tarihli raporunda maluliyet oranının %40 ve Osmangazi Üniversitesinin 08.07.2019 tarihli raporunda maluliyet oranının %43 olarak tespit edildiğini, işbu başvurunun önceki %2 maluliyet derecesi dışında kalan %41 oranındaki maluliyete ilişkin olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş; 16.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 302.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme tarihinin üzerinden iki yıl geçmesi nedeniyle başvurunun esastan reddi gerektiğini, maluliyet raporu mevzuata uygun düzenlenmediğinden temerrüdün oluşmayıp başvurunun usulden reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, kusur tespiti gerektiğini beyanla, başvurunun usul ve esastan reddini istemiştir. III. ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca rapor alınması yönünde verilen ara kararı uyarınca düzenlenen 01.10.2020 tarihli raporda belirlenen ve davacının talebiyle bağlı kalınarak %30 maluliyet oranı esas alınarak düzenlenen hesap raporu benimsenerek başvurunun kabulü ile 302.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/İHK-27228 sayılı kararı ile; davalıya yapılacak başvurunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiği, davacının ise bu yönetmeliğin aradığı şartları taşımayan ve süresi 1 yıl olan Eskişehir ... ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 05.07.2019 tarihli maluliyet raporu ile başvuru yapması nedeniyle dava şartının oluşmadığı ve eksikliğin yargılama sırasında ikmal edilemeyeceği gerekçesiyle davalının itirazının kabulü ile ... kararı kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 04.04.2022 tarihli ve 2021/12674 Esas, 2022/6685 Karar sayılı ilamıyla; "...

Davacı tarafından başvuruda ibraz edilen 09.07.2019 tarihli maluliyet raporu ile uyuşmazlık hakem heyetince verilen ara kararı uyarınca aldırılan 01.10.2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre düzenlendiği gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddi ile sair itiraz nedenlerinin incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirdiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan raporda artan maluliyet olduğunun belirtildiği, 12.11.2016 tarihli kaza nedeniyle Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/972 Esas sayılı kararının huzurdaki uyuşmazlık bakımından kesin hüküm teşkil etmediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 111 inci maddesinin uygulanma alanı bulunmadığı, davacının maluliyetinde artış olması nedeniyle önceki kararın kesin hüküm teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinde tarafları aynı olan davanın feragat ile sonuçlandığı ve eldeki başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği, ödeme tarihi üzerinden 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, dava şartı noksanlığı sebebiyle başvurunun usulden reddi gerektiği, maluliyet raporunun güncel muayene yapılmadan tanzim edildiği, travma sonrası stres bozukluğu sebebiyle kalıcı maluliyetin oluşmadığı, bu bozukluğun uygulanacak tüm tedaviye rağmen kişinin yaşamını etkileyen bulguların 12 ay boyunca kalmış olması gerektiği, bu konuda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu dışında kurumlardan alınan raporlara itibar edilmemesi gerektiği, başvurunun usulden reddine, talebin kabul görmemesi halinde yönetmeliğe uygun rapor alınmasını talep ettiklerini, progresif rant yönteminin hesaplamada kullanılmasının mümkün olmadığını, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın, 12.11.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun gelişen durum nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 297 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle başvuru gelişen duruma ilişkin olup yeni bir olgu olarak ileri sürülmesine, ibranamenin gelişen durumu kapsamamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Somut olayda hükme esas alınan Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 01.10.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %30 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.

Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. 01.10.2020 tarihli raporda, aynı üniversitede psikiyatri kliniğinde yapılan muayene bulgularında, davacının 2,5 yıl süreyle tedavi olduğu, bir miktar yarar görse de belirgin şekilde şikayetlerinin devam ettiği, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen post travmatik stres bozukluğu hastalığı olduğu, tanının en az bir yıllık tedavi sonrası konulduğu ve maluliyetin gelişen durum niteliğinde olduğu belirtilmektedir. Ancak raporda maluliyetin sürekli olup olmadığı konusunda bir belirleme yapılmamıştır. Dosya kapsamındaki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya bu yönden elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen "travma sonrası stres bozukluğu" olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ... boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VII. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog