Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/826
Karar No
K. 2024/54
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/826
KARAR NO: 2024/54
DAVA: Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ: 27/12/2018
KARAR TARİHİ: 31/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...----- Noterliğinin 24/07/2012 günlü, ----- yevmiye numaralı "Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi" ile, kendisinden önceki ortak ...'ın hissesini devir aldığını-----. Noterliği noteri aracılığıyla 18/06/2017 tarihinde hisse devrini ilgili kooperatife tebliğ ettiğini, davalı kooperatifin hisseyi devreden ... kooperatife toplam 5.087,64 TL borcunun olduğunu ayrıca devredilen ... hissesi üzerinde 47.452.19 TL icra haczi olduğunu, davacının devirden önce doğmuş bulunan kooperatif borçlarından sorumlu olduğunu kabul ettiğini, üçüncü kişinin alacaklarından sorumlu olamayacağını, devreden ortağın ödenmemiş kooperatif aidat borçlarını ödeyeceğini kooperatife bildirdiğini, davalı kooperatifin ... kooperatif dışındaki borçlarının da ödenmesi kaydıyla ortaklığa kabul edileceğinin müvekkiline bildirildiğini, hacizi kabul etmediklerini, müvekkili ... davalı -----Kooperatifi ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, kooperatifte ortak olan ... ortaklık hakkını 24/07/2012 tarihinde devir aldığı hususunun davalı kooperatife 18.06.2018 tarihi itibarı ile tebliğ edildiğini, dava dışı ortak ... devir sonrası tarihlerde de genel kurul toplantılarına katıldığını, 2012 yılındaki işlemin davalı tarafa 2018'de bildirildiğini, zaman aşımının oluştuğunu, dava dışı ortak ... davalı kooperatife 5.087.64 TL borcunun bulunduğunu, ...'ın 07/12/2012 tarihi itibarı ile-----. İcra Müdürlüğünce kesinleşmiş 47.452.19 TL icra borcu olduğunu, davacının geçmiş aidat borçlarını kabul ettiğini, haczi kesinleşmiş icra borcunu kabul etmediğini, haciz şerhi kaldırılmadan davacı ...'ın ortaklık tescilinin mümkün olmadığını, davacının haciz şerhini kabul etmesi halinde kooperatif ortaklığını devir sözleşmesini kayıtlara intikal ettirerek tescil işlemini gerçekleştireceklerini, usul ve esasa yönelik itirazlarını kabulüne, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine dairdir.

Mahkememizin 18.12.2019 tarihli kararı ile "...

Yapılan yargılamaya göre, davacının davalı kooperatifte bulunan payı (hisseyi) önceki ortak ...----- Noterliğinin 24/07/2012 günlü, ------yevmiye numaralı "Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi" ile devir aldığı hususu tarafların kabulünde olup bu husus zaten ihtilaf konusu değildir. Önceki ortak ...'ın davalı kooperatife olan eski katkı ve aidat borcu olmak toplam 5.087,64 TL borcun ödenmesi hususunda da taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf önceki ortak ...' dava dışı alacaklı ----- bonodan kaynaklı olan borcundan dolayı kooperatif hissesine konulmuş bulunan haczin hisseyi devralan davacıyı hukuken bağlayıp bağlamayacağı, haciz şerhi olmaksızın hisse devrinin kooperatife devir ve tescil edilip edilemeyeceği hususundadır. Alınan ve hükme yeterli görülen bilirkişi raporu, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/6. maddesi, ilgili Yargıtay içtihatları ve incelenen-----İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyası dikkate alındığında, önceki ortak ... hissesini davacıya noterde düzenlenen sözleşmeyle 2012 yılında devir etmiş olduğu, işbu eski ortağın bonodan kaynaklanan borcu sebebiyle kendisi ve eşi ----aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapılmış olduğu, bu takip sırasında eski ortak----- davalı kooperatifteki hissesi üzerine haciz işlemi uygulanmış olduğu, ancak davalı kooperatifin dağılma (tasfiye) sürecinde olmadığı, bu sebeple eski ortağın hissesi üzerine konulmuş bulunan haczin kanunda belirtilen ''bir ortağın şahsi alacaklısı ancak ortağa ait faiz gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılmasında ona düşecek payı haczettirebilirler'' kanun hükmüne açıkça aykırı olduğu, yapı kooperatiflerin kuruluş amacı dikkate alındığında bu hususun kamu düzeniyle ilgili bir husus olduğu, her ne kadar haciz uygulanmış ise de 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/6. maddesi gereğince uygulanan haciz kanuna açıkça aykırı olduğundan haczi uygulayan davalı kooperatifin veya ilgilisinin her zaman süresiz şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinden haczin kaldırılmasını talep etme hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla hacizsiz olarak davacının üye kaydının yapılması gerektiği, tarafların kabulünde olan önceki ortağa ait borç sebebiyle ilgili olarak ta 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi gereğince ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olup davacı, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduklarından (Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin----- esas, ------karar sayılı, 02/07/2019 günlü ilamı) önceki ortağa ait katkı ve aidat bedeli olmak üzere 5.087,64 TL, mahkeme veznesine depo edilmesi için davacı tarafa bir hafta kesin süre verilmiş olup davacı taraf söz konusu bedeli mahkeme veznesine depo etmiş olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, davacı tarafından davalı aleyhine açılan kooperatif üyesi olduğunun tespiti davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki karar verilmiştir...." gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş kısa kararın 1 numaralı bendinde "..

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu kooperatif üyesi olduğunun tespiti DAVASININ KABULÜNE, Davacı ...’ın, davalı -----Kooperatifi üyesi oduğunun tespitine, mahkememizce idareyi bağlayacak şekilde tescil kararı verilemeyeceğinden bu talebin reddine, davacı tarafından mahkememize depo edilen önceki hissedar ...’ın davalı kooperatife olan aidat ve katkı payı bedeli olmak üzere borcu olan 5.087,64 TL’nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine.." şeklinde karar verilmiş olup söz konusu kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine ----Bölge adliye mahkemesi ----. Hukuk dairesi---- Esas ----- Karar sayılı ilamında "....Somut olayda dava dilekçesinin netice-i talep kısmında davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespiti ve tescili talep edilmiştir.

Davalı taraf, cevap dilekçesinde davacıya ihtar çekilerek dava dışı devreden ... ait borç yükü / haciz şerhi ile 1 adet kooperatif hissesinin, mezkur devir senedine istinaden kayıtlara alınacağının bildirildiği, borçların 7 gün içinde kooperatife ödenmesinin talep edildiği beyan edilmiştir. Mahkemece ''her ne kadar haciz uygulanmış ise de 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/6. maddesi gereğince uygulanan haciz kanuna açıkça aykırı olduğundan haczi uygulayan davalı kooperatifin veya ilgilisinin her zaman süresiz şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinden haczin kaldırılmasını talep etme hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla hacizsiz olarak davacının üye kaydının yapılması gerektiği'' gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ...davalı ----- Kooperatifi üyesi oduğunun tespitine karar verilmiştir. Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının talebinin sadece üyeliğin tespiti mi olduğu, tespit için borçların ödenmesinin şart koşulmaması gerektiğini mi iddia ettiği ve hisse üzerindeki dava dışı üçüncü kişinin haczine yönelik bir talebi olup olmadığı anlaşılamamaktadır.

Oysa ki 6100 sayılı HMK'nin 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır. İş bu maddede maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili görülen hususlar hakkında, hakimin taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.İş bu nedenle öncelikle, mahkemece HMK'nin 31. maddesi uyarınca talebi yönünden davacı vekilinden açıklama yapması istenmeli, bu talep açısından değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca mahkemece gerekçe kısmında ''uygulanan haciz kanuna açıkça aykırı olduğundan haczi uygulayan davalı kooperatifin veya ilgilisinin her zaman süresiz şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinden haczin kaldırılmasını talep etme hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla hacizsiz olarak davacının üye kaydının yapılması gerektiği'' belirtilmesine rağmen hüküm kısmında buna ilişkin tespit yapılmaması da çelişki yaratmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere, davacı vekilinin açıklayıcı beyanı üzerine, talep değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yaptıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçeleri ile verilen karar kaldırılmıştır.

Mahkememizce bozma ilamı gereği davacı vekiline 31.01.2024 tarihli duruşmada 6100 sayılı HMK'nın 31. Maddesi gereği iş bu davada sadece kooperatif üyeliğinin tespitini mi istediği yoksa borçların ödenmemesinin şart koşulmaması ve hisse üzerinde dava dışı 3. Kişinin haczine yönelik bir talebi de olup olmadığı hususu sorulmuş davacı vekili hacizlerden ari şekilde davacının kooperatif üyesi olduğunun tespit ve tescilini talep ettiklerini belirtmiştir.Bilirkişi raporunun 5. Sayfasında belirtildiği üzere kooperatifler kanununun 14 ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 17. Maddesi gereği davacının dava dışı eski ortağın hissesini devir aldığı ve devrin davalı kooperatife bildirildiği, davacının kooperatiflerde uygulanan açık kapı ilkesi gereği davalı kooperatif üyesi olduğunun sabit olduğu, davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı almak sureti ile davacıyı ortak olarak ortaklar defterine kaydetmesi gerekirken bu kaydı dava tarihinde ve halen de yapmadığı, bu nedenle davacının kooperatif üyesi olduğunun tespiti davacı açmasında hukuki yararı olduğu gibi davasında da haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davalı yanca istinaf dilekçesinde üyeliğin kayıtlara alınması hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, mahkemenin ihtilafsız bir hususta karar verdiği yazılmışsa da davanın 2018 yılında açıldığı, davalı kooperatifin netice itibarı ile halen yönetim kurulu kararı almak sureti ile davacıyı ortaklar defterine kaydetmediği sabittir. Davacının üyelik tespiti talebi haklı nedene dayanmaktadır. Diğer ortağın kooperatife olan borçları davacının kabulünde olup nitekim mahkememiz bozma öncesi bu bedeli davacıdan alarak depo etmiştir. Nitekim davacı yanca zaten önceki hüküm bu yönü ile istinaf da edilmemiştir. Taraflar arasındaki diğer ihtilaf ise davalı kooperatifin hacizlerden ari şekilde üyelik tespiti yapmasının mümkün olup olmayacağına ilişkindir.Bilirkişi raporunda davacının payını devraldığı önceki ortağın kooperatif payına konulan haczin usul ve yasaya aykırı olduğuna dair Yargıtayın 2001 tarihli içtihada atıf yapılmıştır.

Yargıtay ------Hukuk Dairesi -----. Sayılı ilamında "...1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/son maddesi hükmüne göre, kooperatif ortağının alacaklıları, ancak ortağın faiz ve gelir gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılması halinde ortağa ödenecek payı haczettirebilirler. Ferdi münasebete geçilmedikçe ve kooperatif herhangi bir şekilde dağılmadıkça, ortağın kooperatif payının haczi mümkün değildir..." belirtmiştir.Yargıtay ----HD. -----Sayılı ilamında "....1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19/son maddesi hükmüne göre, kooperatif ortağının alacaklıları, ancak ortağın faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılmasında ona ödenebilecek payı haczettirebilirler. Ferdi münasebete geçilmedikçe ve kooperatif herhangi bir şekilde dağılmadıkça ortağın kooperatif payının haczi caiz değildir. Kamu düzeni ile ilgili bu hususa aykırı olarak İ.İ.K.’nun 89 maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnameleri, kooperatif yönünden sonuç doğurmayacağından, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir..." belirtmiştir.

Mahkememiz bozma öncesi gerekçeli kararında "... 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/6. maddesi gereğince uygulanan haciz kanuna açıkça aykırı olduğundan haczi uygulayan davalı kooperatifin veya ilgilisinin her zaman süresiz şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinden haczin kaldırılmasını talep etme hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla hacizsiz olarak davacının üye kaydının yapılması gerektiği..." şeklinde tespit yapılmış kısa kararda ise "... mahkememizce idareyi bağlayacak şekilde tescil kararı verilemeyeceğinden bu talebin reddine.." ibaresi kullanılarak çelişki yaratılmıştır.Yukarıda emsal olarak alıntılanan kararlarda belirtildiği üzere 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/son maddesi hükmüne göre, kooperatif ortağının alacaklıları, ancak ortağın faiz ve gelir gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılması halinde ortağa ödenecek payı haczettirebilirler. Ferdi münasebete geçilmedikçe ve kooperatif herhangi bir şekilde dağılmadıkça, ortağın kooperatif payının haczi mümkün değildir. Davacının hissesini devir aldığı ortağın hissesine-----. İcra müdürlüğünün-----Sayılı dosyasında haciz konulmuştur. Yukarıda bu şekilde yapılmış bir haczin süresiz şikayete tabi olduğuna dair icra mahkemeleri kararlarının temyiz denetimini yapan en yüksek merciinin kararına atıf yapılmıştır. Davacının söz konusu haciz alacaklısını taraf göstererek bu haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden talep etmesi gerekir. Hacizsiz, takyidatlardan ari şekilde üyelik tespiti talebi bu nedenle yerinde değildir. Davalının yetkili icra müdürlüğünün koymuş olduğu bir haczi davacının tek taraflı beyanı ile ve yetkili merciiden aldığı bir karar olmaksızın fek etmesi zaten mümkün değildir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiş, hacizlerden ari şekilde üyelik tespiti talebinin reddine karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.Davanın KISMEN KABULÜNE; Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu kooperatif üyesi olduğunun tespiti isteminin KABULÜNE, Davacı ..., davalı ------ Kooperatifi üyesi oduğunun tespitine, Hacizlerden ari şekilde üyelik tespiti talebinin reddine,

2.Davacı tarafından mahkememize depo edilen önceki hissedar ... davalı kooperatife olan aidat ve katkı payı bedeli olmak üzere borcu olan 5.087,64 TL’nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine,

3.Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL nin mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Bozma öncesi davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 192,10 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.013,90 TL yargılama gideri ile bozma sonrası davacı tarafından yapılan 230,50 TL tebligat ve posta vs.gideri olmak üzere toplam 1.244,40 TL yargılama giderinin yarısı olan 622,20 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin yarısı olan 24,75 TL nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

8.6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının talep halinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.