10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2013/9837 E. , 2013/25193 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2012/237-2013/205 Dava, Kurum işleminin iptali ve 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebepler ile özellikle; davanın yasal dayanaklarından olan 3201 sayılı Kanun’un “Başvurulacak Kuruluşlar” başlıklı 3’üncü maddeside; “...1-)Sosyal güvenlik kuruluşlarından hiç birine tabi bulunmamaları halinde, Sosyal Sigortalar Kurumuna,
2.)Ev kadınları Bağ-Kur’a,
3.)Prim, kesenek ve karşılık ödediği sosyal güvenlik kuruluşuna, yazılı istekte bulunmak suretiyle...” borçlanılabileceği düzenlenmiş iken; bu maddenin 29.07.2003 tarih 4958 sayılı Kanun ile değiştirilmesi ile; “1-)Halen yurtdışında bulunanlar; a-)Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması olmayanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna, b-)Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de son defa prim, kesenek ve karşılık ödenen sosyal güvenlik kuruluşuna, c-) Ev kadınları Bağ-Kur’a Yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.
2.)Türkiye’ye döndükten sonra yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler; a-)Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar, Sosyal Sigortalar Kurumuna, b-)Müracaat tarihinde çalışmakta olanlar tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna, c-)Başvuru tarihinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmamakla birlikte yurda dönüş tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı son defa tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna, d-)Hizmetlerinden bir kısmı yurtdışında iken borçlananlardan kalan hizmetlerini yurda dönüş yaptıktan sonra borçlanmak isteyenler ilk borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kuruluşuna, e-)Ev kadınları Bağ-Kur’a
Yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.” hükmü öngörülmüş ve nihayet 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun değişikliği ile “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye'de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye'de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar. Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır.” hükmü getirilmiştir.
Son değişiklik öncesi anılan madde hükmü uyarınca yurtdışından döndükten sonra herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlanacaklardır. Yurtdışından kesin dönüş yaptıktan sonra herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışması bulunmadığı anlaşılan davacının yasal yükümlülüklerine uygun biçimde Sosyal Sigortalar Kurumuna yapmış olduğu borçlanması ve borçlanılan süreler gözetilmek suretiyle bu kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlama işlemlerinin geçerli olduğunun belirgin bulunmasına ve buna uygun olmayan hüküm gerekçesinin sonuca etkili olmaması ile, diğer taraftan, Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında 2829 sayılı Kanunun 4. maddesinde, Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla birleştirileceği belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, “sosyal sigortalarda çokluk”, bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, “yararlanmada ve yükümlülükte teklik” ilkesi egemen olup, bu çerçede, sosyal güvenlik sisteminin çifte sigortalılık üzerinden birden fazla yaşlılık aylığına hak kazanmaya imkan vermeyen yapısına göre, 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanan davacının, aynı zamanda Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi uyarınca Emekli Sandığından kısmi emekli aylığı almasının mümkün olmadığının hükmün infazında gözetilmesinin mümkün bulunmasına göre; tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.