10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/23349
- Karar No
- 2013/25418
- Karar Tarihi
- 24.12.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
10. Hukuk Dairesi 2013/23349 E. , 2013/25418 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :2013/309-2013/608 Dava, 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4,b/4. maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Kanunun yapılandırmaya ilişkin hükümlerinden yararlandırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma üzerine, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, Dairemizin 2013/ 2701 - 7212 sayılı bozma ilamına uyulması sonrasında yapılan yargılama sonunda, 01.6.1994-31.12.1994 ve 01.01.2002-01.8.2004 dönemleri hakkında davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Kanunun yapılandırmaya ilişkin hükümlerinden yararlandırılmasına karar verilmiş ise de;
Anılan bozma gereklerine yanlış anlam verildiği ve tümüyle yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Zira, kabulüne karar verilen ve 31.12.1994 tarihinde kesintiye uğrayan 2926 sayılı Kanun kapsamındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının, yeniden 01.01.2002-01.8.2004 döneminde söz konusu olabilmesi için, 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir kayıt ve tescil başvurusu ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı gerekli olup, devamında, bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı, yok ise bu dönem yönünden davanın reddine karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.