2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/735 Esas - 2021/987
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava konusu haber ve yorumların bağlantıları davalı ... tarafından, müvekkillerimiz ... ve ... Hah Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait ... markasının FETÖ ile bağlantılı olduğu yönündeki iftira niteliğindeki haberlerine yer verilmiş olduğunu, bu haberler ve kısa özetleri şu şekilde olduğunu; -03/11/2017 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; "... ... - Fetö İlişkisini görmüyor" başlıklı haber, “... ... ilişkisini görmüyor!” başlıklı müvekkilin fotoğrafı ile birlikte hazırlanan haberde, müvekkil ... hakkında FETÖ'cü iftirasında bulunulduğunu, -Son yerel seçimlerde FETÖ'cü ...'nın Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa ...'e verdiği desteğin ortaya çıkmasının ardından, ...-... ilişkisi tam gaz devam ediyor. Karaman Mahallesi'nde Cemal ... adına yaptırdığı caminin açılışına katılan ..., FETÖ'cü ...'u hayırsever işadamı olarak lanse etti.” Nilüfer'de ...'nın sahibi FETÖ tutuklusu ...'un” , - “Mustafa ... dün de FETÖ'cü ... firması tarafından Karaman'da yaptırılan camiinin açılışına katıldığını Nilüfer Belediyesi tarafından servis edilen haberde, “Nilüfer Belediyesi, Karaman Mahallesi'nde yıkılan eski caminin yerine hayırsever iş adamı ...'un katkılarıyla yapılan 2 bin 500 kişi kapasiteli Cemal ... Camisi'nin, temelinin atılmasından, hizmete açılmasına kadar birçok aşamasında destekte bulundunduğunu, bir yıl önce Nilüfer Belediyesi tarafından temeli atılan ve ...'un katkılarıyla yapılan caminin açılış töreni geniş katılımla oldu.” ifadeleri yer bulduğunu, halen tutuklu FETÖ Baronu ...'un kardeşi olan ...'a övgüler yağdıran ..., ...'tan kardeşim diye bahsetti. ...'in bu tavrıyla örgüt üyeleriyle temasının devam ettiği de böylece ortaya çıktığını, bakalım göstere göstere yapılan bu işleri ... bu kez görecek mi?”, -06/11/2017 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; "Fetönün Baronuna Kıyak Üstüne Kıyak!" başlıklı haber, müvekkilin ...'un fotoğrafı ile birlikte hazırlanan haberde müvekkil hakkında FETÖ'cü iftirasında bulunulmuş olduğunu, "seçim döneminde FETÖ'nün destek verdiği ve özellikle yargıdaki çetesiyle koruma altına aldığı Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa ... ile örgüt arasındaki ilişkisinde her geçen gün yeni detaylar ortaya çıkıyor. Arada oluşan ilişki ile ..., FETÖ'nün Bursa baronu Eyüp-...'un kanunsuz işlerini görmezden geldi. ...'nın, tapusuz dükkânda mağaza açtığı, mevcut mağazasını da kaçak olarak büyüttüğü ortaya çıktı. Türkiye'yi ele geçirmeye çalışan FETÖ, 2014 yerel seçimlerinde Bursa'da özellikle Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa ...'e çalıştı. Teröristbaşı Fetullah Gülen'in bizzat talimat vererek korunmasını istediği Mustafa ..., örgütün bu desteğine karşılık Nilüfer'de FETÖ'nün tüm işlerini kolaylaştırırken, yasal olmayan işlerine de göz yumdu. Baron ... ve ..., yerel seçimler öncesi tek tek bildikleri- tanıdıkları herkesi arayıp CHP'ye oy vermelerini isterken, tün çalışanlarına da ...'e oy vermeleri için baskı yaptı” , "...'ya ait İzmir yolu üzerinde şu an Hasel adı altında işletilen mağazanın, binanın sığınağına Nilüfer Belediyesi'nden işyeri ruhsatı verdiği ortaya çıktı. ..., hatırlı dostlarının tapusu bile olmayan yeri, işyeri olarak açmaları için ruhsat verdi. Üstelik bina sakinlerinin yaptığı şikâyetlere rağmen bir türlü burası için ...'in yönettiği belediye işlem yapmıyor, yapmaya yanaşmıyor. Mağazanın adının Hasel olması ise ...'nın FETÖ bağlantısının kamuoyunda bilinmesi nedeniyle gitmeyen müşteriyi isim değişikliği ile aldatmak olduğu ifade ediliyor. Yine İzmir Yolu ... Mağazası'nın arka kısmında kaçak yapılan yer de mağazaya dâhil edilmesine rağmen Nilüfer Belediyesi herhangi bir işlem yapmıyor. Oysa ..., fakir fukaranın yaptığı barakayı bile kafasına yıkıp gazete ve televizyonlara boy boy görüntü verip, kaçağa izin vermediğini anlatıyor. ...' nın kaçaklarını ise bir türlü görmüyor, görmeye yanaşmıyor. “Mustafa ... önceki gün de FETÖ'cü ... firması tarafından Karaman'da yaptırılan camiinin açılışına katıldı." , " Baron ...'un kayınbiraderi olan ve FETÖ'den tutuklanan Sami Yılmaz, geçen hafta sessiz sedasız tahliye edildi”. "...' nın patronu ... ile kayınbiraderi Sami Yılmaz'ın ES Halı'daki ortaklığı,örgütün paraları kurtarmak için çevirdiği füm firıldaklardan biri. Yılmaz ile Karakuşların ayrılık planının firarı Bursa sözde imamı... tarafından bizzat mağazada yapıldığı iddia ediliyor' , “FETÖ'nün Bursa baronu ...'la ilgili bir başka vahim iddia ise 2002-2015 yılları arasında kamu binaları ve Büyükşehir Belediyesi'nin Bursa içi ve dışı tüm halı, perde ve duvar kağıdı ihtiyaçlarının ... tarafından temin edilmesi...” ...'ların istediği meblağlar dâhilinde yaptırıldı. İş yaptırıldıktan sonra ...'lar faturayı kesip üç yan yalandan teklif ile tüm işlerin sahibi oldu. FETÖ'cü Şahabettin Harput'un korumaya aldığı ...'ları ne denetleyen oldu ne de hesap soran.", -https//sehirmedya.com/bursa-bolge/eyup-karakus-tahliye-edildi; "... tahliye edildi!” başlıklı haberde ...'un ... markası ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen sanki onun sahibiymiş gibi haber yapılmış ve böylece ... markasının itibarı zarar gördüğünü, “Yüzlerce sayfalık FETÖ Bursa iddianamesinde baron olarak ismi geçen ve bilirkişi raporunda terör örgütünün kara paralarını akladığına yer verilen ... tahliye edildi. Milli Eğitim Bakanı...ve Cumhurbaşkanlığa Danışmanı ...'in Bursa ziyaretlerinde sahibi olduğu Hahkca Mağazası'nı ziyaret ederek yanında durduğu ...'un tahliyesi akılları karıştırdı. Milli Eğitim Bakanı...sık sık Bursa'ya gelerek akrabası olan ...'un Hakıca Mağazası'nı ziyaret etti bu süreçte. Bakan Yılmaz'ın ...'un tahliyesi için son Bursa ziyaretinde Bursa Adliyesi'nde ağır ceza reislerini de ziyaret etiği biliniyor. Yine Cumhurbaşkanı danışmanı ... geçtiğimiz aylarda Bursa'ya gelerek ... Mağazası'nı ziyaret etmiş, bu ziyaret...'ın hapisten çıkarılması için Çevik'in devreye sokulmak istendiği iddialarını gündeme getirmişti”, “Cemaatin büyük miktardaki para kasaları ise ... Tekstil ...i, ... Tekstil..., ..., ..., ..., ., ...'nın sahibi ... olmak üzere toplam yedi kişi firmaları adına hesap açtırarak ihracat, ithalat yapmış gibi işlem yaparak cemaatin paralarını aklarlar. Ayrıca siratejik işlerini de bu kişiler ve bu kişilere ait firmalar çözerdi", “İlknur Çevik baron için devrede mi?” başlıklı haberde ... ve ... hakkında kişilik haklarına saldırı niteliğinde haber yapıldığını, - “FETÖ'nün baronu olarak Bursa iddianamesinde yer alan ve halen cezaevinde yatan ...'nın kurucusu ...'u içeriden çıkarmak için Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ...'in devreye girdiği iddia edildi. Çevik, önceki gün geldiği Bursa'da ...'yı ziyaret ederek, ...'la toplantı yaptı. Bir dönem Fetullahçı Terör Örgütü'nün başkenti olarak ulusal medyaya yansıyan Bursa'daki örgüt yapılanmasının ana aktörlerinden biri olan ...'nın kurucusu ve 2015 yılına kadar yönetim kurulu başkanı olan ..., darbe girişiminin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hazırlanan iddianamede FETÖ'nün Bursa baronu olarak geçen ..., Bursa imamı...'ın yurtdışına firarının ardından onun yerine bu görevi yürütmüştü. BASKILARA RAĞMEN ÇIKARILAMADI." - Tutuklandığı günden itibaren FE 10 nün kripto Ekibi tarafından verilen tüm mücAdeleye rağmen ..., dışarı çıkarılamadı. Milli Eğitim Bakanı...her Bursa ziyaretinde FETÖ'cü firmayı ziyaret etti. Bakan düzeyinde baskılara rağmen ...'un tahliye edilmesi sağlanamadı. Sırtında halı satarken FETÖ'nün desteği ile dev bir kuruluş haline gelen ... ve FETÖ ekibi, şimdi yeni bir oyun peşinde koşuyor. -... DEVREYE GİRİYOR, Bu kez Baron ...'un tahliye edilmesi için Türkiye kamuoyunda 30 yıldır en tartışılan isimlerden biri olan Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından ...'in sahaya sürüldüğü öğrenildi. Önceki gün Bursa'ya gelen Çevik, ...'yı ziyaret etti. Çevik, ...'la yemek yiyip toplantı yaptı. Cumhurbaşkanı başdanışmanlığı ve ilginç ilişkileri ile Çevik'in adliyeye baskı yaparak Baron ...'un tahliye ettirmek için ağırlandığı iddia edildi. Siyasi baskı altında FETÖ mtücadelesini sürdüren Bursa Adliyesi'nin ...'in müdahalesini yemesi beklenmiyor. -BURSA'NIN GÖZÜ ONUN ÜSTÜNDE Kamuoyu artık FETÖ'nün baromunu tahliye ettirmek için devreye girdiği bildirilen ...'in hareketlerini daha yakından takip edecek. Bursa Adliyesi'nde Çevik'in müdahalesinin etkili olması beklenmese de, bir Baronu korumak üzere harekete geçen Çevik'in bu grupla ilişkileri de daha dikkatli izlenecek. Çevik'in ... ziyareti önümüzdeki günlerde kamuoyunda oldukça büyük ses getireceğe benziyor” -https//sehirmedya.com/genel/eski-bakan-ismet-yilmaz-...-parti-kampanyasina-dinamit-yerlestirdi-gaf-mi-sabotaj-mi/, ... tarafından BEREN tarihli “Eski Bakan.... Parti kampanyasına dinamit yerleştirdi! Gaf mı? Sabotaj mı?” başlıklı haberde ... ve ... hakkında kişilik haklarına saldırı niteliğinde haber yapılmıştır. -“FETÖ Bursa iddianamesinde baron olarak ismi geçen ...'nın sahipleri ...'u ve kardeşi ...'u Bursa'da sık sık ziyaret ederek himayesine alıp mücadeleyi sekteye uğratan ... Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, skandal bir açıklama ile Türkiye gündemine oturdu.
YILMAZ VE HALİCA, Bakan olduğu dönemde Bursa'da FETÖ borunu olarak resmi kayıtlar geçen ...'nın sahibi ... ile kardeşi ...'u sık sık ziyaret ederek toplantı yapan ve bir anlamda onları himayesine alan İsmet Yılmaz, mücadeleyi sekteye uğratmıştı. ...'un tutuklu olduğu dönemde tahliyesi için çaba gösterdiği yönünde iddiaları defaten gündeme taşıyan Bursa Şehir Gazetesi, Yılmaz-... ailesi arasındaki ilişkiyi deşifre etmişti.
Davalı ... gerek şahsi facebook ve twitter hesabından gerekse İmtiyaz Sahibi ve temsilcisi olduğu Anlayış Basın Yayın İletişim Hizmetleri San, Ve Tic. Ltd. Şti tarafından çıkarılan www.sehirmedya.com gazetesindeki yayınları üzerinden müvekkiller hakkında tamamen haksız bir surette FETÖ ile bağlantılı olduğu yönünde sürekli olarak hakaret etmekte ve iftira attığını, müvekkili ..., ... Halı Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tek ortağı ve tek yönetim kurulu üyesidir. ... markasının ŞAMİ) tek sahibi ise ... Halı Tekstil! Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'dir', ... Bursa'da ve tüm Türkiye'de tanınmış, saygıdeğer iş adamlarından biridir. Şirketleri bünyesinde 100'ü aşkın çalışanı mevcut olduğunu, Bursa'da, Türkiye'de ve hatta yurt dışında “...” markası ile açılmış çok sayıda şube ile hizmet verdiğini, davalı ... yukarıda linki verilen bağlantılarda yer alan haber ve yorumlarıyla hem müvekkillerin kişilik haklarını ihlal etmiş hem de haksız rekabette bulunduğunu, kötüleme suretiyle haksız rekabet teşkil eden eylem aynı zamanda hedef alınan kimsenin kişilik haklarını da zedeleyebileceğini, bu durumda Türk Medeni Kanunu'nun kişilik haklarını koruyan hükümleri de uygulanabilir”. Somut olayda müvekkil ...'un FETÖ ile bağlantı olduğu yönündeki iddiaların aynı zamanda müvekkilin kişilik haklarını da ihlal ettiğini, davalının müvekkillerin FETÖ ile ilgili olduğu yönündeki haber ve yorumların suç olduğu, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar ile sabit olduğuna göre aynı zamanda söz konusu haberler nedeniyle müvekkillere verdiği zararı da tazmin etmesi gerektiğini, zira eBK'nın 53. (BK 74) maddesine göre hukuk hakimi ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile bağlı değil ise de, ceza hakiminin saptadığı maddi olgular ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davalılar tarafından işlenmiş olup olmadığı hususları hukuk hakimini de bağlayacağından” söz konusu kararın dikkate alınması gerektiğini, diğer taraftan 5651 Sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"un "içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi" başlıklı 9. Maddesi gereği davalı tarafından yapılan yayın içeriği nedeniyle, gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşların "kişilik haklarının" ihlal edilmesi nedeniyle erişimin engellenmesine karar verilmesi gerektiğini, zira kişilik haklarının son halkasını ise, kişiliğin iktisadi bütünlüğü oluşturduğunu, kişiliğin iktisadi bütünlüğü, genel anlamda, kişilerin ekonomik hayata serbestçe katılma hakları ile mali itibarlarının teminat altına alınmasına ilişkin olduğunu, ikinci olarak davalının müvekkiller hakkındaki beyanı art avnı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Müvekkil hakkında FETÖ gibi haksız bir iddiayı yapıştırmak müvekkil firmadan ürün satın alacak müşterileri etkilediği gibi müvekkil firmaya mal temin edecek tedarikçi firmaları da etkilediğini, hatta sağlıklı bir rekabet ortamında etkinliği sağlamanın bir aracı olan rekabetin bozulması nedeniyle rakip firmaların daha etkin çalışmaya ilişkin motivasyonlarını da olumsuz etkileyeceğini, dolayısıyla tüm bunlar bir araya getirildiğinde Türkiye'de ve hatta yurt dışında şubeleri bulunan müvekkil firmanın haksız bir suçla itham edilmesinin dürüst rekabet üzerinde bozucu bir etki oluşturacağı ve müvekkilin haber ve yorumlardan maddi ve manevi zarar göreceği aşikardır” olduğunu, davalı ile müvekkil aynı konuda faaliyette bulunmamasına karşın TK hükümlerine göre kötüleme için açıklamayı yapan ile muhatap arasında rekabet ilişkisinin olmasına gerek olmadığını, kötüleme üçüncü kişiler tarafından da yapılabileceğini, bu anlamda basın yayın faaliyeti de kötüleme olarak kabul edilebileceğini, kötüleme eyleminin hakız rekabet teşkil edebilmesi için “yanlış”, “yanıltıcı” yada “gereksiz yere incitici” olması gerektiğini, yanlışlık, gerçeğe aykırı bir konumun ifade edildiğini, dolayısıyla yanlışlık, doğruluğu ve gerçekliği ölçülebilen haller bakımından geçerli olduğunu, gerçek olmayan bir ifadeyi bir kimsenin doğrudan söylemesi ile basın yayın yada sosyal medya üzerinden söylemesinin haksız rekabet oluşturma açısından bir fark olmadığını, basın yoluyla ve özellikle internet ortamındaki ürün, kişi yada piyasa katılımcıları aleyhine yayın yada paylaşımlar yoluyla haksız rekabetin işlenmesi halinde bu haberlerin müyonlarca kişiye ulaşabileceği ve bu sebeple kötülenen kişi veya Ürünün rekabet gücünün, itibarının pazar payının telafi edilemeyecek derece zarar görmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle haksız rekabete maruz kalan kimsenin en çok zarar görebileceği haksız rekabet türü basım yoluyla işlenen haksız rekabet türüdür" somut olayda da yukarıda ayrıntılı olarak gösterildiği gibi gerek basın yoluyla gerek sosyal medya araçlığı ile davalı sürekli olarak müvekkilin FETÖ'cü olduğuna dair ithamlarda bulunduğunu ve bu ithamlar internet ortamında sürekli olarak müvekkilin müşterileri tarafından görülebildiğini, müvekkil ... ve Hahca markasının sahibinin FETÖ ile uzaktan yakmdan ilgisi yoktur”. gerçeğe uygun olmayan açıklamalar ifade özgürlüğü kapsamına girmeyeceği gibi basın yayın özgürlüğü kapsamına da girmediğini, eğer bir açıklama gerçek değilse zaten yanlış olduğunu, ifade özgürlüğü yada basın özgürlüğü, yanlış bir açıklamayı hukuka uygun hale getirmenin aracı olmadığını, şüphelilerin iddia ettikleri FETÖ bağlantısı müvekkil Şirket (... markası) ve ... aleyhine doğrudan yada dolaylı, açık yada örtülü çok ciddi zarar verdiğini, zararın yüzbinler ile ifade edilebilir. Bu zararın varlığı/miktarını ve büyüklüğünü tayin edebilmek güçtür (BK 50). Bu nedenle maddi zarara ilişkin tazminat davamız kısmen açıldığını, yargılama sırasında bilirkişilerce zararımız tam olarak tespit edildiğinde harcı ikmal edilerek zararın tamamı talep ve dava edileceğini, toplumda FETÖ'cü olduğu iddia edilen biri ile kim iş yapmak isteyebilir? Yada hakkında bu tür iddialar olan biri hangi ihaleyi kazanabilir? Makul her insan bu tür iddiaların muhatabına zarar vereceğine inanacağını, iş yapmama yada ihaleyi kazanamama nedenini hiç kimse muhatabına “hakkında FETÖ'cü” olduğu iddiasının var olduğunu söylemez. Dolayısıyla Sayın Mahkemenin gerek maddi gerekse manevi tazminat miktarını hesaplarken yukarıdaki hususları dikkate alması gerektiğini, bu nedenlerle davamızın kabulü ile davalı tarafından yazılan haber ve yorumların, müvekkilin kişilik haklarını ihlal etmesi ve haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle bunların; Hukuka aykırılığının tespitine, Haksız rekabetin Men'ine, Yukarıda bağlantıları verilen söz konusu sitelere erişimin engellenmesine, Her bir davacı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL, Maddi, 50.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari işlere uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme kararının, ihlalin gerçekleştiği Bursa Şehir Gazetesi ve onun internet sitesi olan https://www.sehirmedya.com/ adresi ile filke çapında yayın yapan tirajı en yüksek gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil günlük olarak yayınlanan Bursa şehir Gazetesinin çalışanı olup sarı basın kartı sahibi olduğunu, davacının davaya konu ettiği iddiaların tamamı gazetecilik faaliyeti kapsamında ve eleştiri mahiyetinde olup davacılarla değil, davacı şirketin eski unvanı olan ... A.Ş. ve onun yönetim Kurulu başkanı ...'la ilgili olduğunu, davacı ... da doğrudan hedef alınmadığını, ancak ... isminin geçtiği yerlerde dolayısıyla anıldığını, 15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemize karşı yapılmış hain darbe girişimi sırasında müvekkil ve gazetesi FETÖ ile mücadelenin bayraktarlığını yapmış olup davacılara karşı özel bir husumeti veya başka bir sebeple özel bir ilgisi olmadığını, benzer yayınları diğer Fetö iddiası ile tutuklanan, yargılanan ve sonuçta ceza alan diğer Fetö sanıkları ile ilgili de yaptığını, davacı taraf kendisi ile ilgili gördüğü yayınlarla ilgili şimdiye kadar müvekkile çok sayıda ceza davası açmış ancak sayın mahkemeler bu yayınları eleştiri kapsamında görüp müvekkilin beratına karar verdiğini, dava dilekçesinde bahsedilen Bursa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/6472 sayılı davada ise sayın mahkeme müvekkile en alt sınırdan ve kesin olarak ceza tayin etmek suretiyle müvekkilin istinaf ve temyiz yolunu kapattığını, bu nedenle biz bu davanın müvekkil aleyhinde kesinleşmiş olduğunu da kabul etmediklerini, çünkü istinaf ve Yargıtay denetiminden geçmediğini, davaya konu olayların yaşandığı dönemlerin ülkemizin içinden geçtiği olağanüstü dönemler olduğu da dikkate alınarak ya müvekkile ceza verilmemeli ya da yasa yollarının açık olacağı bir miktar ceza verilmesi gerektiğini, müvekkil yayınlarında Fetö'den yargılanıp yerel mahkemece cezalandırılan ... ve 2015 yılına kadar yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ... mağazalarını hedef aldığını, ...'un mahkemece Fetö'den hüküm giymiş olması da müvekkilimizin yaptığı yayınları doğruladığını, daha sonra kendisi müvekkilin yaptığı yayınlar ve aldığı cezanın da etkisiyle markayı temize çıkarmak adına ...'nın yönetim kurulu başkanlığı ve ortaklığından 2015 yılında ayrıldığını, dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere bununla da yetinmeyip ... markasını ... A.Ş.'ye devrettiğini, müvekkilimiz dava dilekçesinde iddia edildiği gibi gerçekte olmayan hayali bir isnatla davacı tarafa iftira atmadığını, ticari itibarıyla oynamadığını, sadece mesleğinin ve vatanseverlik duygularının kendisine yüklediği eleştiri hakkını kullandığını, bu eleştiriler ağır olsa da AİHM kararları ve yüksek yargı içtihatlarında kamuoyunun aydınlatılması ve gerçeğin ortaya çıkması için basının bu tür yayınlara cevaz verildiğini, kaldı ki müvekkilin şahsen hedef aldığı ...'un Fetö'den hüküm giymiş olması ve ... A.Ş. nin yönetim kurulu başkanlığından ve ortaklıktan ayrılması ve son olarak da ... Markasının ... A.Ş.ye devredilmiş olması müvekkilin yapmış olduğu etkili yayınlar sonucu olduğunu, Fetö'nün Türkiye Cumhuriyeti Devletine başkaldırma cesaretini ve gücünü kendisine bağlı zengin iş adamlarından sağladığı, ...'nın da ülke çapında çok şubeli ve mali yapısı güçlü bir şirket olduğu göz önüne alındığında müvekkilin eleştirilerinin hiç de haksız ve yersiz olmadığı ortada olduğunu, davacı taraf müvekkili sanki ortada hiç bir şey yokken, yani davalı tarafın marka hakkını devraldıkları ... A.Ş. normal sıradan bir tüccar gibi ticaret hayatına devam ederken, yani durup dururken aleyhte yayına başlamış gibi bir hava estirdiğini, oysa Fetö iltisakı sebebiyle Fetö'ye bağlı iş adamlarının şirketlerinin diğer şirketlere haksız rekabet oluşturacak şekilde zamanında o yapının güç ve nüfuzunu kullandığı ...'nın bunlardan birisi olduğu yargı kararı ile sabit olduğunu, her ne kadar müvekkilin yaptığı yayınların hedefinde olan ... yönetim kurulu başkanlığı ve ortaklıktan mecburen ayrılmış olsa da sabıkalı geçmiş ortadan kalkmış ve pirü pak olmuş olamayacağını, bunu daha açık bir şekilde bir misalle ifade etmek gerekirse; geçmişi karanlık ve sabıkası kabarık bir şahıs ad ve soyadını değiştirmiş olsa ad ve soyadıyla birlikte geçmişini de değiştirmiş olabilir mi? bu davada da ticaret sicilde mecburen yapıldığı anlaşılan isim değişiklikleri müvekkilin bu şirketin geçmişi ile ilgili yaptığı haklı eleştirileri geçersiz ve haksız kılmayacağını, tersine bu isim değişikliği müvekkilin eleştirilerinde ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini, müvekkilin ülkesine hizmet adına ve mesleğinin gereği olarak yaptığı yayınlar Bursa Fetö davalarına ve iddianamelerine kaynak teşkil etmiş, bu süreçte müvekkil ve gazetesi Fetö ile mücadelenin odağı bir yayın kuruluşu olarak tebarüz ettiğini, müvekkil bu yayınları ülkesini ve mesleğini sevdiği için yaptığını, başta devlet olmak üzere kimseden özel bir taltif ve takdir beklentisi olmadığını, tersine bu yayınlar nedeniyle kendisine yirmiden fazla dava açıldığını, bu dava da onların devamı niteliğinde olduğunu, yani kısaca diyeceğimiz şudur ki; bu dava klasik sıradan bir dava olmayıp Fetö ile mücadelenin sekteye uğratılması çabası olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa C.Başsavcılığının 2017/20903 soruşturma sayılı dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı vekiline talep sonucunun açıklanması hangi davacı yönünden davalının hangi eylemi sebebiyle haksız rekabet teşkil ettiği ve hangi davacı için ne kadar maddi ve manevi tazminat talep ettiğini açıklar dilekçe sunulması için kesin süre verilmiş ve davacılar vekili tarafından 02/01/2020 tarihli dilekçe ile haksız rekabet teşkil eden fiiller ile her bir davacı yönünden 500 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminat talep ettiğini açıklar dilekçe sunduğu anlaşılmaktadır. Davacı ... tarafından davalıya yönelik açılan dava, yargılamanın iyi bir şekilde gerçekleştirilmesi için bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin 2020/264 Esas sayılı dosyada yargılama yapılarak karar verilmiştir.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20903 soruşturma numaralı dosya celp edilerek bu dosya arasına alınmış, tarafların bildirdikleri tanıklar celse esnasında dinlenerek , davacı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere 1 haksız rekabet konusunda uzman bilirkişi, 1 SMMM, 1 halı sektöründe uzman tekstil mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle:
Davalı tarafından yazılan yazılar ve haberlerde kullanılan ifadelerin haksız rekabet kurallarını ihlal edici nitelikte olduğu, davalının, davacılar ile ilgili kullandığı FETÖCÜ, FETÖ BARONU vb. ifadelerin 6102 sayılı Yasanın 55/1 maddesi kapsamında kaldığı, haberde ve yazılarda yer alan ifadelerin amacını aşan bir değer yargısı barındırdığı, yazının ve haberin yazılış biçimi ve şekli, yazıda ve haberde kullanılan ifadelerde hukuka uygunluk bulunmadığı, gerek haber ve yazı içeriği gerek kullanılan ifade itibari ile ölçüsüzlük bulunduğu, eleştiri ve basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı tespit ve kanaatine varıldığı, davacıların talep edebileceği maddi tazminatın davacılara ait ticari defterlerdeki verilerden elde edilebilmesinin mümkün olmadığı, şirketin faaliyet kârının dalgalı ve düzensiz olduğu, davalının FETÖCÜ ithamlarının davacılara verdiği iddia edilen maddi tazminatın heyetçe hesaplanabilmesinin mümkün olmadığı, Türk Borçlar Kanunu uyarınca mahkemece takdir edilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.
Davacı tarafından, davalının internet yoluyla davacıya ait ... Markası hakkında haksız rekabet teşkil edici ifadelerde bulunduğu ileri sürülerek haksız rekabetin tespiti, men-i, internet sitelerinin erişime engellenmesi ve maddi tazminat ile manevi tazminat talep edilmiştir Bilindiği üzere haksız rekabet hükümleri 6102 sayılı TTK'nun 54. ve 55 maddelerinde düzenlenmiş olup,
TTK'nun 54. Maddesi; "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır, (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 55. maddesi; "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır,
a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve Özellikle;
1.Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek..." hükmünü içermektedir.
TTK Madde 56 uyarınca; Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir. TTK Madde 57/2 uyarınca; 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde yazılı davalar hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
TTK'nun 58. maddesinin 1.fıkrasında haksız rekabetin basın vasıtasıyla işlenmesi halinde sorumluluğun hangi koşullarda kimlere ait olduğu düzenlenmiştir. TTK'nun 58. maddesi ''Haksız rekabet basın vasıtasıyla işlenmiş ise, 56 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davalar, ancak yazı sahibi veya ilan veren aleyhine açılabilir; şu kadar ki:
a)Yazı veya ilan, yazı sahibinin yahut ilan verenin haberi olmaksızın veyahut rızalarına aykırı olarak yayınlanmışsa;
b)Yazı sahibi veya ilan verenin kim olduğunun bildirilmesinden imtina olunursa;
c)Başka sebepler yüzünden yazı sahibi veya ilanı verenin meydana çıkarılması veya aleyhlerine bir Türk mahkemesinde dava açılması mümkün olmazsa; bu davalar, yazı işleri müdürü eğer bir ilan mevzubahis ise ilan servisi şefi; bunlar gösterilemiyorsa işletme veya kuruluş sahibi aleyhine de açılabilir. ''hükmünü içermektedir. Aynı kanunun 58/2.maddesi ise "Birinci fıkrada öngörülen haller dışında, aynı fıkrada sayılan kişilerin birinin kusuru halinde sıraya bakılmaksızın dava açılabilir." hükmünü içermektedir. Yine aynı kanunun 58/3.maddesi ise; "56 ncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde yazılı davalarda Türk Borçlar Kanununun hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Dava konusu haksız rekabet teşkil eden eylemlerin basın vasıtasıyla işlendiği ileri sürüldüğünden bu sırada basın özgürlüğünün irdelenmesi gerekir.
Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Yasası’nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir. Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. Yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluğu bu farklılıklar gözetilerek belirlenmelidir. Bu nedenle basının ayrı bir konumu bulunmaktadır.
Basının bu ayrıcalık taşıyan konumu ve özgürlüğü, tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir. Bundan dolayıdır ki, yayınlarında kişilik haklarına saygı göstermesi gerek Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümünde yer alan gerekse MK.nun 24 ve 25. maddelerinde ve özel yasalarda güvence altına alınmış bulunan bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerekecektir. Açıklanan bu yasal düzenlemelerden ve yargısal uygulamalardan da anlaşılacağı gibi, basının özgürlüğü ile kişilerin, kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda somut olaydaki olgular itibariyle koruma altına alınmış bulunan bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerekecektir.
Bunun için temel ölçüt, kamu yararıdır. Yayın, salt toplumun yararı gözetilerek yapılmış olmalıdır. Toplumun çıkarı dışında hiçbir kişisel çıkar, gerçeklerin yanlış olarak sunulmasına neden olmamalıdır. Haber olduğu biçimi ile verilmeli ve kişisel katkı yer almamalıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basının bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, yayında kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli ve haber verilirken özle biçim arasındaki denge de korunmalıdır. Bu ilke ve kurallar gözetilmeden yapılan yayın hukuka aykırılığı oluşturur ve böylece kişilik hakları saldırıya uğramış olur. Anılan ilke ve kurallara uyulması durumunda ise, yayının Anayasa, Basın Yasası ve basının genel işlevi karşısında hukuka uygun olduğu, kişilik değerlerine saldırı teşkil etmediği kabul edilmelidir.
Anayasa’nın 28. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca basın özgürlüğünün sınırlanmasında ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin hükümler uygulanır. Bu anlamda basın özgürlüğü, ifade özgürlüğünün farklı bir görünümü olarak karşımıza çıkar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) ve Anayasa Mahkemesine (AYM) göre ifade özgürlüğü, demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan olup, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil incitici, şok edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü, yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir (AİHM: Handyside/Birleşik Krallık, B. No: 5493/72, 7/12/1976, par.49; Von Hannover/Almanya (No:2), B. No: 40660/08 ve 60641/08, 7/2/2012, par.101); (AYM: Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş, B. No: 2013/2623, 11/11/2015, par.31 [G.K.]; D.Ö, B. No: 2014/1291, 13/10/2016, par.56 [G.K.]; Koray Çalışkan, B. No: 2014/4548, 5/12/2017, par.18; Kemal Kılıçdaroğlu ( 3 ), B. No: 2015/1220, 18/7/2018, par.28). (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2020/2022 Esas, 2020/2541 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. H.D.'nin 2019/1566 Esas, 2019/4304 Karar sayılı ilamı v.b.). O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalardan, davalı tarafından davacı şirket ve ... Markası hakkında, -03/11/2017 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; "... ... - Fetö İlişkisini görmüyor" başlıklı haber, -06/11/2017 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; "Fetönün Baronuna Kıyak Üstüne Kıyak!" başlıklı haber, -18/08/2017 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; ... Baron için devrede mi?" başlıklı haber, -26/01/2019 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; "Eski Bakan.... Parti Kampanyasına Dinamit Yerleştirdi. Gaf mı? Sabotaj mı?" başlıklı haber, -07/04/2017 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -26/11/2016 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -26/01/2019 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -02/11/2018 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -30/03/2017 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -10/08/2018 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -23/07/2018 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -25/01/2017 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -17/08/2017 tarihli "https://www.facebook.com/..." facebook hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -21/05/2019 tarihli "https://www.facebook.com/..." facebook hesabında Fetöcü ve davacı şirketin Fetö firması olduğunun ifade edildiği ancak davacı şirket ve yöneticisi hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı halde facebook, twitter, şehirmedya.com internet sitesindeki haberlerdeki paylaşımların TTK' nın 54 ve 55. Maddesi uyarınca davacı firmanın markası, işleri ve faaliyetleri hakkında, yanlış, yanıltıcı açıklamalar ile kötülemede bulunulduğu, rakip firmalar ve müşteriler arasındaki ilişkileri olumsuz olarak etikletiği, ticari itibarının zarar gördüğü anlaşılmakla, bu açıklamaların basın özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı kanaatine varılarak davacı şirket hakkındaki Fetöcü ve Fetö firması beyanların haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile önlenmesine ve internet sitelerinde davacı hakkındaki kısımlara erişimin engellenmesine dair karar vermek gerekmiştir.
Diğer yandan davalının haksız rekabeti sebebiyle oluşan maddi zararın ispat edilememiş ise de haksız rekabetin, haksız fiil olup eylem nedeniyle davacının zarara uğradığının kabulu hayatın olağan koşullarının gereğidir. Bu itibarla TBK'nın 50. maddesinde uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediği takdirde, hakimin olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda da davalının haksız rekabet eylemi nedeniyle davacının uğradığı zarar miktarının tespit edilememiş ise de dava konusu paylaşımların niteliği, haksız rekabet eyleminin ağırlık derecesi ve hakkaniyet kuralları gözetilerek taleple bağlı kalınarak davacı yararına 500-TL maddi tazminat ve takdiren 15.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine hükmedilmiş,fazla istemin reddine, davalının -25/01/2017 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabındaki haber tarihinden itibaren faiz işletilerek hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, A-Davacı ... Halı Tekstil San. Ve Tic. A.Ş'nin ... Markası hakkında; -03/11/2017 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; "... ... - Fetö İlişkisini görmüyor" başlıklı haber, -06/11/2017 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; "Fetönün Baronuna Kıyak Üstüne Kıyak!" başlıklı haber, -18/08/2017 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; ... Baron için devrede mi?" başlıklı haber, -26/01/2019 tarihli https://sehirmedya.com internet sitesinde; "Eski Bakan.... Parti Kampanyasına Dinamit Yerleştirdi. Gaf mı? Sabotaj mı?" başlıklı haber, -07/04/2017 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -26/11/2016 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -26/01/2019 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -02/11/2018 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -30/03/2017 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -10/08/2018 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -23/07/2018 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -25/01/2017 tarihli "https://twitter.com/..." twitter hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -17/08/2017 tarihli "https://www.facebook.com/..." facebook hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanları, -21/05/2019 tarihli "https://www.facebook.com/..." facebook hesabında; davacı şirket hakkındaki beyanlarının TTK'nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca HAKSIZ REKABET TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİ VE ÖNLENMESİ VE BU İNTERNET SİTELERİNDE DAVACI HAKKINDAKİ KISIMLARA ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE,
2.Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 500,00 TL maddi tazminatın 25/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın 25/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.6102 sayılı TTKnun 59 maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren masrafın davalıya ait olmak üzere tirajı yüksek Türkiye Genelinde 1 gazetede hükmün 1 defaya mahsus olmak üzere ilanına,
5.Fazlaya ilişkin talebin reddine,
6.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.058,81 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 870,96 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,85 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
8.Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 2.400,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 239,90 TL olmak üzere toplam 2.639,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1604,28 TL yargılama gideri ve 870,96 TL peşin harç olmak üzere toplam 2475,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10.Maddi tazminat yönünden; davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11.Manevi tazminat talebi yönünden, davacının vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12.Davanın reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı vekil ile temsil edildiğinden A.A.Ü.T' nin 10. Maddesine göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/11/2021 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip 146195
(e-imzalıdır)