10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/9759 E. , 2023/12548 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı, davalı ... Basın Yayın Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. fer'i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ... Basın Yayın Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 2006/Kasım - 2011/Ocak ayları arasında aralıksız olarak çalıştığını, ancak bir kısım çalışması fer’i müdahil Kuruma bildirilmediği gibi bir kısım çalışmasının da paravan başka şirketlerden bildirildiğini beyanla davacının davalı şirkete ait iş yerinde 2006/Kasım - 2011/Ocak ayları arasında aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Basın Yay. Paz. ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava tarihi itibari ile ... İlinde şubesinin de bulunmadığını, davalı şirketin ticaret sicilinde yer alan adresi ... olup ... mahkemelerinin yetkili olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın dava dilekçesinde davacının dava dilekçesinde ... il sınırları dışında çeşitli illerde saha dışında satış yaptığı iddiasında bulunduklarını, ... mahkemelerinin yetkisiz olduğunun ortada olduğunu, huzurda görülen davada ... mahkemelerinin yetkili olup ... mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiklerini, huzurda görülen davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafın davasının yasal süresi içinde açılmış bir dava olmadığını, 506 sayılı Kanunda öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, bu hususun mahkemece re’sen göz önüne alınması gerektiğini, davacı tarafın iş akdinin 2011/Ocak tarihinde son bulduğunu ispatlaması gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında iddia edilen dönemde herhangi bir şekilde işçi-işveren ilişkisinin oluşmadığını, 2006/Kasım – 2011/Ocak arasındaki dönemi kapsar şekilde kesintisiz ve aralıksız olarak davalı şirketle bir ilişkisinin de bulunmadığını, zira; davacı taraf, herhangi bir işverenin hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlardan olup 2008 ve 2010 yılları arasında davalı şirket ve davalı şirket dışındaki başkaca 3. şirketlerden (... Basın Yayın Paz. Ltd. Şti., Akad Basın Yayın Paz. San. Tic. Ltd. Şti., vb.) konsinye olarak kendisine teslim edilen ürünlerin ve kitap setlerinin 4077 sayılı Kanun çerçevesinde davalı şirketten herhangi bir emir ve talimat almaksızın zaman ve bağımlılık unsuru olmaksızın kendi iradesi ve kararları ile seçmiş olduğu bölgelerde dilediği zaman diliminde sattığını, ayrıca; iddia ettiği dönemlerde emlak komisyonculuğu, kalem kamera satış işlemi, su arıtma sistemlerinin satışı, yaz dönemlerinde de balık avı turları düzenlediğinin, bu ve benzeri işlerle uğraştığının taraflarınca bilindiğini, hal böyle iken davacının, davalı şirkette hizmet akdi ile çalıştığına dair iddialarının asılsız olduğunu, öte yandan; davacının hizmet akdi ile çalıştığını kabul etmemekle birlikte, kitap pazarlama sektöründe satış yapılan dönemin Eylül ayının 3. haftasında başlayıp ertesi yılın Mayıs ayında sona erdiğini, okulların açık olduğu dönemde kitap pazarlaması yapıldığını, Haziran – Temmuz – Eylül ve Şubat aylarında ise şirkete ait araçların geri çağrılmak suretiyle bu araçların şirketin diğer bir iştigal alanı olan oto kiralamada kullanıldığını, söz konusu işin mevsimsel bir çalışma olup bu aylarda satış işlemi olmadığını, bu haliyle davacının kesintisiz ve aralıksız çalıştığı iddialarının asılsız olduğunu, davacının sigorta sicil numarası ile hizmet döküm cetveli incelendiğinde, davacının iddialarının aksine davalı şirket veya 3 üncü bir şirket tarafından 2006 – 2011 dönemlerine ilişkin olarak herhangi bir işveren tarafından hizmet bildiriminin bulunmamış olduğunun görüldüğünü, davacının paravan şirketlerde sigortalı gösterildiğini ve kendi bilgisi dışında 2011/Ocak döneminden sonra isteği dışında davalı şirket ile ilişiğinin kesildiği ve bundan böyle ... adlı şirkette çalışacağının kendisine bildirildiği iddialarının da asılsız olduğunu, zira ... Araştırma Geliştirme Merkezi Eğt. Hiz. A.Ş. adlı şirketin kuruluşunun 18.07.2013 tarihi olup ilk işe girişinin de iddia ettiği gibi 2012 yılında yapıldığına yönelik iddialarının da asılsız olduğunu, davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında bir hizmet akdi olmadığı gibi herhangi bir maaş anlaşması da bulunmadığı gibi konsinye olarak satmış olduğu kitap setlerinin komisyonlarını tüketicilerden peşin olarak tahsil ettiğini, zaman zaman da kendi nam ve hesabına satış yapıp bu ürünlerin bedellerini de kendi banka hesaplarına yatırttığını, yıllarca kendisine tahsis edilen aracın bakım-onarım ve benzin giderlerinin kendisi tarafından karşılandığını belirtmesinin de hizmet akdi ile çalışmadığını gösterdiğini, davacının iddiasının 5 sene boyunca aynı iş yerinde sigortasız olarak çalıştığına yönelik olduğunu, bu kadar uzun bir süre boyunca bir kişinin sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakılması ve davacının bundan haberinin olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davalı işverenden kendisinin, eşinin, çocuğunun Sosyal Sigortalar Hastanelerinde tedavi görmek, ilaç almak için işverenden vizite kağıdı istememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurum Müfettiş tutanaklarının kesin delil mahiyetinde olup ilgili dönemlerde davacının çalışma olgusunun Kurum tutanaklarında tespit edilemediğinin görüleceğini beyanla davanın hak düşürücü süre yönünden reddini, esasa girildiği takdirde şirket aleyhine açılan işbu davanın reddini talep etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının aksine 2006/Kasım – 2011/Ocak döneminde herhangi bir iş yerinden yapılan çalışma bildirimine rastlanmadığını, bu nedenle davacının 2006/Kasım – 2011/Ocak dönemine ilişkin hizmet tespit talebine karşı öncelikle hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı ... Basın Yayın Paz. Ltd Şti.'ye ait 1080793.35 sicil sayılı işyerinde 23.01.2007 – 18.11.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 2.097 gün çalıştığının, bu çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, davacının davalı ... Organizasyon Rek. İnş. Teks. Ürn. Elkt. Taşı. Harf. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait 1394412.35 sicil sayılı işyerinden 18.06.2011 – 30.11.2011 tarihleri arasında Kuruma bildirilen çalışmalarının iptal edilerek, davalı ... Basın Yayın Paz. Ltd. Şti.'ye ait 1080793.35 sicil sayılı işyerine aktarılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ...
Basın Yayın Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2006/Kasım – 23.01.2007 tarihleri arasına ilişkin dönemin ve prime esas kazançlara yönelik talebin reddedilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında prime esas kazanç yönünden bir çok yazılı delil mevcut olduğunu belirtmiştir.
2.Davalı ... Basın Yay. Paz. ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça 23.10.2018 Tarihli dilekçe ile talebin son tarihinin 18.11.2012 tarihine çekilmesinin iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu, ayrıca eklenen süre yönünden hak düşürücü süre itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, davacı ile davalı arasında hizmet akdi bulunmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ispat edilemediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; davacı tarafça USB içerisinde sunulan belgelerin içerikleri, tanık ... tarafından da beyan edildiği üzere; işveren tarafından satıcılara araç tahsis edilmesi, şirketin belli bir hedef koyup satıcılardan bunları satmasını istemesi, satıcının gideceği yerleri iş verenin belirlemesi, satıcının bu yerlere gidip gitmediğinin kontrol edilmesi, satıcıların kendi adlarına fatura kesme-tahsilat yapma-icraya koyma yetkilerinin bulunmaması, satış sözleşmesinde satıcının adı yazsa da sözleşmenin firma adına yapılması, sözleşmede bulunan hesap numaralarının işverene ait olması birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdi olduğu, davacının imzasını taşıyan ilk sözleşmenin 23.01.2007 tarihli olması nedeni ile çalışma başlangıcının anılan tarih olduğunun tespit edilmesi, talep edilen dönemde dava dışı iş yerlerinden yapılan hizmet bildirimleri varsa da bu bildirimlerin fer'i müdahil Kurum tarafından iptal edilmiş olması nedeni ile çakışmanın ortadan kalkmış olması; ayrıca 5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesindeki düzenleme uyarınca hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak açılan davanın tarihine göre hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz etme olanağı bulunmadığı gibi; dava dilekçesinde 2006 - 2012 yıllarını kapsayan dönemde çalışmaya karşın bir kısım çalışmaların paravan şirketlerden bildirildiğinin beyan edilmiş olması ve yargılama sürecindeki iptaller ile istem sonucunun netleştiği ve çalışmanın sona erme tarihine ilişkin istemin buna göre düzeltilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı dikkate alındığında; her ne kadar davacının prime esas kazanç yönünden istinafı bulunmaktaysa da dosya kapsamında prime esas kazancın tespitine yönelik delil bulunmadığından; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirgin olup ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekili, davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ...
Basın Yayın Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf taleplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf taleplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf taleplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun'un 80 inci madde hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.