11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/29113 E. , 2023/9616 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezalarına süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ..
. Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/208 Esas, 2015/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının f, son bendi ile 62 nci, 52 nci,53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 58.060.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve, hak yoksunluklarının uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, duruşma talep ettiği, araştırma yapılsaydı ...'ın katılan ...'in yanında çalışmadığının anlaşılacağı, sanığın 20.09.2013 tarihinde soğan üretimi yaptığının ilgili belgeden anlaşılacağı, dosyada suçun oluştuğuna ilişkin delil olmadığı, suç kastının olmadığı, sanığın çeki ...'den aldığı ve çeki verdikten sonra 1 kamyon soğan aldığı, bunun parasal karşılığının ise 5.000,00 TL olduğu, 3 kamyon verilmiş olsa dahi 15.000,00 TL olacağı ve 35.000,00 TL bedelli çekin kabul edilmesinin daha önceden sanıktan alacaklı bulunulduğu anlamına geleceği, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ...'ın muhtelif zamanlarda sanık ... ...a dört kamyon soğan sattığı, ilk soğan naklinden sonra sanığın katılana 1.500 TL para gönderip, kalan kısım için, 0003475 numaralı, ... adına düzenlenmiş sahte çeki vererek bilahare 3 kamyon soğan daha aldığı, çekin bankaya ibrazı sonucu çekin sahte olduğu anlaşılmıştır.
2.Bilirkişi incelemesinde, çekin kağıt kalitesi, baskı tekniği, boyutu ve güvenlik unsurları yönünden orijinal çek koçanı özelliği olduğu, görünür hali ve UV ışıkta gizli banka yazı ve logolarının görünür kılındığı, ancak detaylı incelemede güvenlik unsurları yönünden orijinal çek olmadığı, bu tür çeklerin "mezar çek" olarak tabir edildiği, banka yetkilisine götürülmeden, kimlik bilgileri ile sorgulattırıldığında gerçek gibi algılandığı, düzenleniş amacına uygun olarak hukuki sonuçlar oluşturmaya elverişli olduğu ve aldatma kabiliyeti bulunduğu belirtilmiştir.
3.Mahkemesince, sanık, çeki aldığı ... ile aralarında ticari ilişki olduğunu iddia etmiş ise de, bu ticari ilişkiyi kanıtlayamadığı, ayrıca, söz konusu sahte çeki, almış olduğu soğan bedelinden çok fazla olmasına rağmen imzalayarak müşteki Kalender'e vermiş, sahte olduğu banka tarafından bildirildikten sonra müştekinin telefonlarına çıkmayarak müştekiyi oyaladığı, sahte çekin önceden doğmuş borç karşılığında verildiğini kabul etmemin mümkün olmadığı, zira sanığın çeki verdikten sonra bunun karşılığında 3 kamyon soğan daha aldığı anlaşıldığı, bu durum karşısında, sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sanığın ne şekilde eline geçtiğini açıklayamadığı sahte olarak üretilmiş çeki bilerek kullanarak müştekiyi dolandırdığı ve haksız menfaat elde ettiği kanaatine varılarak, sabit olan eylemlerinin "Bankanın Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarını oluşturduğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/208 Esas, 2015/388 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.