Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/339
Karar No
K. 2023/1119
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/339 Esas
KARAR NO: 2023/1119
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/04/2022
KARAR TARİHİ: 11/12/2023
K. YAZIM TARİHİ: 18/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarınd İcra Dairesi .... Esas numaralı icra dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, işbu takibe karşı olarak yetki itirazında bulunarak Küçükçekmece icra dairelerinin yetkili olduklarını beyan ettiğini, iş bu beyana istinaden taraflarınca başlatılan icra takibi dosyasının borçlu yanca belirtilen Küçükçekmece icra dairesine gönderilmesi talebinde bulunulduğunu, Küçükçekmece ... İcra Dairesi .... Esas numaralı dosyası kapsamında borçlu şirket için tekrardan ödeme emri çıkarıldığını, işbu ödeme emrine de davalı-borçlu şirket tarafından haksız yere itiraz edildiğini, borçlu şirketin itirazına istinaden Küçükçekmece ..... İcra Dairesince borçlu hakkında başlatılan icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı ile müvekkili arasında ticari iş gereği satış sözleşmesi akdedilmiş olup davalı (borçlu) şirketin üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, davacı (alacaklı) müvekkili şirketin "Toptan Ve Dış Ticaret" işiyle uğraştığı ve işi gereği davalı (borçlu) ..... İnşaat Yatırım Sanayi Ticaret Şirketi ile ticari ilişki içerisine girdiğini, müvekkili şirket ile davalı (borçlu) şirket arasında süregelen bir ticari ilişki olduğunu, takip dayanağı olan "cari hesap ekstresi" ile de taraflar arasında böyle bir borcun olmadığına yönelik soyut ve yüzeysel itirazların çürütülmüş olacağını, akdi ilişkiye ilişkin itirazda bulunulmadığı açıkça ortada olup taraflar arasında geçerli bir ticari ilişki kurulduğu yönünde bir ihtilaf bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili tarafından eksiksiz olarak ifa edilen sözleşme gereği hak ettiği alacağına kavuşamaması için yapılan kötü niyetli itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkili şirketin, toptan ticaret sektöründe hizmet verdiğini; müvekkili şirket ile davalı (borçlu) şirket arasında ticari iş niteliğinde 01.01.2019-27.05.2019 tarihleri arasında cari hesap tutulduğunu, müvekkili şirketin edimini ifa ettiğini, davalı şirketin edimini ifa etmediğini, işbu sebeple Küçükçekmece ..... İcra Dairesi .... Esas numaralı dosyasıyla takibe geçildiğini beyanla karşı tarafın 20.030,59 TL ve ferileri için haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü .... Esas numaralı dosyasında başlatılan 20.030,59 TL ve ferileri için takibin devamını, dava ve takip konusu alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine dava ve takip değerinin 9620 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Davacının, müvekkili ile aralarında cari hesap bulunduğunu, bu cari hesap sona erdiğinden müvekkilinin kendilerine borçlu bulunduğunu iddia etmişse de, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan hiçbir borcu bulanmadığını müvekkilinin aldığı malların karşılığı olan bedelleri ödemiş olup, bu hususun ticari defter kayıtları ile de sabit olduğunu, davacı ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacının ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağı; davacının, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, dava, faturadan kaynaklanan satış nedeni ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkin olduğu, davada münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmadığını, davacının kendi defterlerindeki kayıtlar dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından cari hesap adı altında bir tablo ibraz edildiği ancak ibraz edilen faturalar ile cari hesabın uyuşmadığının görüleceğini, bu hususta, davacının mal teslimi iddiasının ispata muhtaç olduğunu, müvekkili tarafından icra takibine yapılan itirazda da belirtildiği üzere, müvekkilinin davacı firmaya herhangi bir sebepten herhangi bir borcu bulunmadığını, ihtiyati haciz kurumunun alacaklı bakımından aranan şartlarından birinin, ihtiyati haciz isteyen tarafın alacaklı sıfatını taşıması gerektiği şeklinde olduğunu, oysa ki müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, nitekim davacı tarafından yaklaşık ispat kuralının sağlanamadığını, müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, iş bu sebeplerle icra takibinin iptalinin gerektiğini beyanla itirazın iptali davasının reddini, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava,

İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.

Uyuşmazlık; takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Tarafların ticaret sicili kayıtları vs deliller celp edilmiş, takip/ve dava konusu alacağın varlığı ve alacak miktarının tespiti hususunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

SMMM Bilirkişi ... tarafından ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 19/09/2023 tarihli rapora göre;'' Davacı şirket tarafından dava dosyasına sunulu olduğu görülen ve davacı şirketin davalı şirketle ticari ilişkisini takip ettiği muavin defter hesap özeti çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların 120 Alıcılar Hesabı, 120.01.930 alt hesap kodunda davalı şirket adına borç, yapılan tahsilatların ise alacak kaydedildiği; takip dayanağı cari hesap ekstresine göre taraflar arası ticari ilişkinin dava dosyasına sunulu olan 5 adet fatura ile sınırlı olmadığı; 27.02.2019 tarihli 150.773,93 TL ve 07.03.2019 tarihli 455.534,67 TL bedelli 2 adet faturanın daha bulunduğu; bu bağlamda davacı şirket tarafından davalı şirket adına detayı Tablo 1 ile arz edilen takip ve dava konusu bakiye bedele esas faturalarla birlikte takip ve dava dışı 2 adet fatura toplamının 1.339.030,59 TL ye isabet ettiği; karşılığında davalı şirket tarafından davacı şirkete 1.319.000,00 TL ödeme yapıldığı; neticeten davacı şirket tarafından sunulu muavin defter hesap özeti kapsamında 1.339.030,59 TL tutarında satış fatura bedelinden 1.319.000,00 TL tahsilat bedelinin mahsubu sonrasında davalı borç tutarının 31.12.2019 sonu itibarıyla takip ve dava konusu edilen 20.030,59 TL olduğunun görüldüğü, ancak davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas fatura tarihleri 2019 olmakla birlikte takip tarihinin 21.01.2022, dava tarihinin ise 08.04.2022 olduğu gözetildiğinde davacı şirketin 2019 yılı yanı sıra 2020-2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtlarını sunmaması sebebiyle takip ve dava tarihi itibarıyla borç-alacak tespitinin yapılamadığı, takip ve dava konusu bakiye bedele esas davacı şirket ticari defterlerine zamanında ve usulüne uygun kaydedildiğinin kabulü halinde dahi bu kayıtların tek başına yeterli olmadığı, takip ve dava konusu bakiye bedele esas faturalar ile işbu faturalar içeriği mal/hizmetin davalı yana teslim ve tebliğinin ispatının gerektiği; bu bağlamda davacı şirket tarafından dava dosyasına sunulu irsaliyeli faturalar altında teslim alan ad soya imzasının yer almadığı; anılan fatura bedelinin KDV hariç 123.500,00 TL KDV dahil 145.730,00 TL olduğu, celp olunan BA BS formlarında davacı şirket tarafından davalı adı düzenlendiği görülen ve davacının davalı şirket ile ticari ilişkisini takip ettiği cari hesap ekstresinde yer alan KDV hariç 1.140.965,00 TL ye esas 7 adet faturanın davacı şirket tarafından davalı şirket adına BS Formu ile beyan edildiği, ancak davalı tarafından sunulu olan davacı şirketten olan alımlarını gösterir BA Formu ile 6 adet fatura karşılığı KDV hariç 1.017.465,00 TL tutarın beyan edildiği, taraflar arası BA-BS Formu beyan farkının KDV Hariç 123.500,00 TL tutara isabet ettiği, yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda alıcı davalının BA Formu ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan ettiği faturalar kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 7 adet faturadan 6 adet fatura ve içeriği mal/hizmetin teslim ve tebliği ispatlanmış olmakla takip ve dava konusu cari hesap ekstresinde yer alan bakiye bedele esas 01.05.2019 tarih, .... nolu, KDV Hariç 123.500,00 TL, KDV dahil 145.730,00 TL bedelli fatura ve içeriği mal/hizmetin davalı yana teslim ve tebliğinin ispata muhtaç kaldığı, sonuç itibarıyla davacının davalıdan takip ve dava konusu edilen 20.030,59 TL bedelin tahsilin bu aşamada talep edemeyeceğinin değerlendirildiği'' hususu belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı tarafından sunulan muavin defter hesap özetinde ve davacının BS formlarında davacı tarafından davalıya 1.339.030,59 TL fatura düzenlendiği ve davalı tarafından 1.319.000,00 ödeme yapıldığı için davacı defterine göre davalının 20.039,59 TL alacaklı kaldığı tespit edilmiştir.

Davalının defter sunmaması, davalı BA formlarında davacı tarafından düzenlenen 145.730,00 TL'lik faturanın beyan edilmemesi nedeniyle bilirkişi tarafından davacının bu faturaya ilişkin mal veya hizmet teslimi yaptığını ispat edemediği beyan edilmiş ise de; bilirkişi raporu ile tespit edilen 1.319.000,00 TL'lik ödemeye davalının itirazının olmaması, davacı tarafından düzenlenen 145.730,00 TL haricindeki faturaların davalı BA formu ile beyan edilmesi nedeniyle bu faturalar dışındaki mal veya hizmetin alındığının davalı tarafça kabul edilmesi, bu durumda davalının 145.730,00 TL'lik faturaya istinaden ödeme yapmaması gerekirken toplam faturalara istinaden 1.319.000,00 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından ve taraflar arasında başka da bir ticari ilişki iddiası olmadığından davalının BA formu ile beyan etmediği 145.730,00 TL'lik faturaya istinaden de ödeme yaptığı anlaşılmış, bu haliyle söz konusu faturaya ilişkin de mal veya hizmet teslimi yapıldığının ispat edildiği kabul edilmiş, söz konusu fatura konusu mal veya hizmete ilişkin herhangi bir ayıp iddiası da olmadığından veya malın bedeline ilişkin de itiraz olmadığından davalının kabul ettiği faturaya ilişkin kısmi ödeme yaptığı anlaşıldığından 20.039,59 TL borçlu kaldığı kabul edilmiş ve bu nedenle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN KABULÜNE, Davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 20.039,59 TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 4.007,91 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 1.368,90 TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 342,08 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 1.026,82‬ TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı + 342,08 TL peşin nispi harç + 11,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 434,28 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

3.a.) Davacı tarafından sarf olunan (1.500,00 TL bilirkişi ücreti + 101,25 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 1.601,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

b)) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,

c)) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,

4.6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,

5.Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,

Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2023 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog