10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8874
- Karar No
- 2023/10525
- Karar Tarihi
- 31.10.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/8874 E. , 2023/10525 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene bağlı olarak 10.07.2007 – 12.03.2013 tarihleri arasında (fiilen çalışmadığı 2010 yılı dışında) kesintisiz şekilde ağır vasıta şoförü olarak çalıştığını, davalı firmanın zaman zaman ...'nin taşeron firması olarak faaliyet gösterdiğini, bilgisi dışında SGK primlerinin eksik yatırıldığını, defalarca girdi-çıktı yapıldığını, oysa çalışmanın aralıksız sürdüğünü ileri sürerek, davacının davalı şirket işyerinde 10.07.2007 – 12.03.2013 tarihleri arasında fiilen çalışmadığı 2010 yılı dışında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin 2011 yılında ...'nin personel taşıma işini ihale sonucu aldığını, personel taşıma işinde çalıştırılmak üzere 28.01.2011 tarihinde davacının işe alındığını, 08.05.2013 tarihine kadar çalıştığını, 2011 yılı öncesi çalışmalarının şirket bünyesinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu, dosyaya sunulu sözleşmeler ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesinde, davacı ...'ün, 17.06.2008 tarihinde davalı Kırmanlar Limited Şirketine ait işyerinde ağır vasıta şoförü olarak çalışmaya başladığı, 2010 yılı dışında 25.03.2013 tarihine kadar çalıştığı, çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiği anlaşılmakla, Davacının davasının kısmen kabulü ile davacı ...'ün 01.01.2011-27.01.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanlarından davacı ve başka çalışanların bildirimlerinin eksik olduğunun anlaşıldığını, dinlenen tanıkların davacı ile çalıştıkları dönemlerin kıyaslanmasında mahkemece SGK belgelerinin dosyaya kazandırılmadığını, eksik yaptırılan sigortaların incelemeye alınarak sürekli işveren tarafından işçilerin aleyhine düzenlenen işten çıkış-işe giriş belgelerinin hukuka aykırı işlemin sıfatın haiz olduğu kabulünün gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olup resen araştırılması gerektiğini, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ihtilaflı dönemde davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereğince davalı işveren işçisi olarak ... nezdinde çalıştığı, davalı işyerindeki çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği, puantaj kayıtlarının dava dışı ... tarafından gönderildiği, Mahkemece yeterli gerekçeyi içerir, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu ile davanın kısmen kabulüne dair Mahkeme kabulünde isabetsizlik olmadığı, davacının ihtilaflı dönemde eksik bildirilen günlerinin puantaj kayıtları esas alınarak tespit edildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, davalı şirket nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 10.07.2007 – 12.03.2013 tarihleri arasında 2010 yılı hariç Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de tarafların, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3.Değerlendirme
İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı şirket işyerinde 10.07.2007 – 12.03.2013 tarihleri arasında 2010 yılı hariç olmak üzere kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 10.07.2007 – 17.06.2008 tarihleri arası dönem yönünden hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Somut olayda, öncelikle davacının davasını açıklaması sağlanmalı, talep edilen dönem içerisinde 10.07.2007 – 22.10.2007 tarihleri arasında dava dışı 1087496 sicil sayılı Çelikler Ltd. Şti.'nden yapılan hizmet bildirimlerinin davalı işveren ile ilgisi sorulmalı, bildirilen çalışmaların tespitini talep edip etmediği, bu kapsamda bildirilen çalışmaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorulmalı, bildirimlerin iptalinin istenmesi halinde, dava dışı şirketin de hak alanını ilgilendirdiğinden ve davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi dikkate alınmak suretiyle, dava dışı şirkete karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davaya katılımı sağlanan şirketin göstereceği bütün delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmeli, şayet bildirimlerin iptalinin istenmemesi halinde, dava dışı şirketin davalı işverenle irtibatlı olup olmadığı yönünden araştırma yapılmalı, bu kapsamda ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, aralarında organik bağ olup olmadığı tespit edilmeli ve mükerrer hizmet tespiti yapılamayacağından bildirim yapılan dönemin dışlanması gerektiği gözetilmeli, bildirimsiz geçen 23.10.2007 – 17.06.2008 tarihleri arasında ise çalışma olgusunun tespiti yönünden, davalı işyerine ait tüm dönem bordroları getirtilmeli, kayıtlı bordro tanıklarının davacının çalışmasına yönelik beyanlarına başvurulmalı, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
V. KARAR
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.