Esas No
E. 2021/251
Karar No
K. 2023/10051
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/251 E.  ,  2023/10051 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/286 E., 2015/454 K.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafi, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/286 Esas, 2015/1454 Karar sayılı kararının ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 9.000,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafinin temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz isteği, vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılanın yem alışverişi nedeniyle sanığa 114,00 TL borçlu olduğu ve tarafların ortak iradesiyle katılanın senet düzenlediği senedin bir kısmının boş bırakıldığı sanığın 114 rakamının önüne 1 rakamını ekleyerek alacağının 1114,00 TL olduğunu belirterek katılan hakkında icra takibi yaptığı sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanık soruşturma aşamasında tahrifat olayını inkar etmiş kovuşturma aşamasında katılanın başka borçlarının da olduğunu katılanın rızası dahilinde kim olduğunu bilmediği bir şirket elemanı tarafından 1 rakamının ilave edildiğini beyan etmiştir.

3.Tanık M.K. V tanık Z.G., katılanın borcunun 114,00 TL olduğunu beyan etmiştir.

4.Tanık S.G., sanığın yanında çalıştığını ve katılanın ikinci alışverişinin miktarlarını eklendiğini ancak katılanın rızası olduğunu rakam kısmına 1 ilavesinin yapıldığını ve katılana borçlu olmadığına dair belge de verildiğini beyan etmiştir.

5.Kriminal raporda " 1 rakamının mevcut yerine sonradan ilave yoluyla tahrifen yazıldığı" suça konu belgenin aldatıcılık niteliği olduğu belirtilmiştir.

6.Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

7.Mahkemece davaya konu senedin ilk verildiği tarihte Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen tüm unsurları içerecek şekilde düzenlenmediği tespit edilmiştir.

8.Mahkemece iddia, katılanın beyanı, savunma, tahrifatın bizzat sanık tarafından ve onun bilgisi ve talimatı ile üçüncü bir kişi tarafından yapıldığı ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE

1.

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça konu belge Türk Ticaret Kanununda belirtilen zorunlu unsurların tam ve bono vasfında ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu anlaşılmakla, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,

2.Kabule göre de;

a)Gün adli para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesinin dayanağı olan yasa maddesi 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gösterilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı hareket edilmesi,

3.Kendini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu Avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/286 Esas, 2015/1454 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, katılan vekilinin hükmün esasına yönelik temyizi bulunmaması nedeniyle ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.