11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/37013 E. , 2023/10347 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2012 tarihli iddianamesiyle sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli kararıyla sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 27.12.2016 tarihli ilamıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna temas edip etmeyeceğinin üst dereceli ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.
4.Görevsizlik kararı üzerine ...
3.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2018 tarihli kararı ile sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 33.180,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak önceki hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek infazın 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
5.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.05.2019 tarihli ilamıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve uzlaştırmaya tabi olan dolandırıcılık suçuna temas ettiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
6.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vermiş olup, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ... adına trafikte tescilli bulunan, üzerinde hacizler de olan BMW marka arabayı sahibinden.com adlı internet sitesinden satılığa çıkardığı, katılanın telefonla sanığı arayarak kendisine ait Ford marka araçla takas önerdiği, katılanın 1.500,00 TL de fark ödemesi konusunda tarafların anlaştıkları, katılanın Ford marka kamyonetiyle ... iline gelip aralarında daha sonra satış için karşılıklı vekâletname verilmek şartıyla anlaşarak haricen araç takası yaptıkları, katılanın 1.500,00 TL de fark verdiği, katılanla sanığın yüz yüze geldiği, katılanın sanığa vekâletname gönderdiği, bu vekâletname ile sanığın katılandan takas olarak aldığı Ford marka aracı önce annesine iki gün sonra da üçüncü bir kişiye hemen noterden satışını yaparak elden çıkardığı, sanığın satın almak vaadiyle uhdesinde bulunan, adına tescilli olmayan ve üzerinde haciz bulunan aracı haricen satarak menfaat sağladığı iddia ve kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Bozma üzerine usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmasına rağmen sanığın zararının giderilmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.İnceleme konusu kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a)Sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca taksitlendirme sayısı bakımından kazanılmış hakkının gözetilmemesi,
b)5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Hususlarının dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde taksitlendirmeye ilişkin paragrafta '' taksit yapılmasına yer olmadığına'' ibaresinin çıkarılacak '' 4 eşit taksitte ödenmesine'' ibaresinin eklenmesine, ayrıca hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma kararı sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıktan tahsiline," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.