Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/486
Karar No
K. 2023/865
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/486
KARAR NO: 2023/865
DAVA: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/06/2022
KARAR TARİHİ: 29/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; 26.06.2010 tarihinde, oybirliğiyle alınan olağan genel kurul kararında 2007 Haziran Genel Kurulundan itibaren gecikme zammı ödeyen ortakların ödemiş oldukları gecikme zamlarının gelecek borçlarına mahsup edilmesi kararının uygulanmasına, kooperatif kayıtlarında belirlenen 4.925,00 TL alacağın dava tarihi itibariyle faizi ile birlikte bilirkişi marifetiyle borca mahsup miktarı ile fazlaya ilişkin miktarının tespitinin yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı yanca cevap verilmediği anlaşılmakla iş bu dava yönünden dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlandığı ve davalı yanın iş bu davayı inkar çerçevesinde savunduğu anlaşılmıştır

DELİLLER

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası, bilirkişi kök ve ek raporu dosyamız içerisindedir.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ve ... Karar sayılı dosyasının Mahkememiz dosyası arasına alındığı incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine genel kurul kararına rağmen davacıdan tahsil edilen tutarın davacıya verilmesine yönelik açılan dava neticesinde uyuşmazlığın 26/06/2010 tarihli genel kurul toplantısında 2007 yılı Genel Kurulundan sonra gecikme faizi ödeyenlerin bu ödemelerini gelecek borçlarında mahsup edilmesi yönünde alınan karara rağmen davacının davalıya ödediği 4.925,00 TL'nin davalıdan geri istenip istenemeyeceğine yönelik tespit edildiği bu kapsamda yapılan değerlendirme ile 26/06/2010 tarihli toplantıda alınan ... numaralı kararın en yetkili organ tarafından alındığı, iptali yönünde yapılmış bir başvuru ve alınan karar bulunmadığı bu nedenle davacı ile davalıyı bağladığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair karar verildiği, davalı yanca yapılan temyiz istemi üzerine Yargıtay .... HD'nin ... esas ve ... karar sayılı ilam ile kararın gecikmiş dönemdeki gecikme faizi ödeyene üyeleri af niteliği taşımayıp ileride doğacak borçlardan dolayı mahsup niteliğinde olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetli olmayacağı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Mahkememizce ... esas ve ... karar sayılı ilam ile davanın reddine dair verilen kararın davacı yanca temyiz edilmesi sonucu hükmün Yargıtay .... HD'nin ... esas ve... karar sayılı ilam ile onandığı ve kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce verilen ara karar kapsamında kooperatif bilirkişisi ... tarafından sunulan 23/01/2023 tarihli raporda özetle " 2007 Haziran ayından devreden borç bakiyesi ile aynı yıl temmuz ve 2008 temmuz arası döneme ait aidat borçları yönünden ödemenin ana para borcunu karşıladığı, gecikme bedeli olarak ödeme yapılmasının söz konusu olmadığı, ocak 2009 itibariyle belirtilen 2.700,00 TL tutarındaki ödemenin 09/02/2009 tarihinde yapıldığı, bu tutarın aksi kanıtlanamadığı takdirde borçlarından mahsup edilmesi gerektiği ayrıca dava dilekçesinde 2.700,00 TL'nin iadesinden bahsedilmekte ise de bunun açıklanması yönünde Mahkemece değerlendirme yapılabileceği hususunda kanaat belirtildiği görülmüş" rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu anlaşılmakla kurulan 01/03/2023 tarihli ara karar ile dosyanın yeniden tevdisi üzerine adı geçen bilirkişi tarafından sunulan 05/04/2023 tarihli raporda ise özetle " davacının gecikme faizi olarak yaptığı ödemenin 2.700,00 TL olduğu ve 06/10/2021 tarihinde davacıya iade edildiği, 2007 Haziran- 2007 Temmuz aylarını kapsayan süreç esas alındığında gecikme faizi olarak ödeme yapılmasının söz konusu olmadığı, davacı tarafça doğrudan gecikme faizi adı altında yapılan bir ödemenin olmadığı, talep olduğundan genel kurul ile dava tarihi arasındaki süreç için talep edilebilecek faiz miktarının 2.740,50 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Yapılan inceleme neticesinde; davalının davayı inkar çerçevesinde savunduğu göz önüne alınmakla birlikte davacının 26/10/2010 tarihli olağan genel kurulda alınan karara yönelik davalı aleyhine açtığı davanın kesinleşmiş karar ile reddine karar verildiği konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmamakla birlikte uyuşmazlığın 26/06/2010 tarihindeki genel kurul toplantısındaki alınan karar gereği davacının davalıdan gecikme zammından kaynaklı ödediği tutar olup olmadığı bunun gelecek borçlardan mahsup edilmesi kararı yönünden davacının talebinde haklı olup olmadığı ile 2007-2008 temmuz arası 2.225,00 TL gecikme zammı 2009 yılı 2.700,00 TL gecikme zammından oluşan toplam 4.925,00 TL yönünden bunun dava tarihi itibari ile tespitine esas davacı borcundan mahsup yönünde değerlendirme ile fazlaya dair davacının ödeme yapıp yapmadığının bu talep bakımından davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik açılan eda ve tespit davası olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı yanca bilirkişi raporuna karşı itiraz ile ek rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılmıştır.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı kooperatifin 1981 yılında kurulduğu ve 25/06/2016 tarihinde yapılan genel kurulda tasfiye kararı alındığı, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ve kendisine 1 adet konut tashihi yapılmakla teslim edildiği, davacının 2007 yılı temmuz ayına davalı kooperatife 1.600,00 TL borçlu girdiği, kooperatifçe 2007 temmuz ayı için 4.300,00 TL, 2007 Ağustos - 2008 Haziran ayları için 1.000,00 er TL'den 11.000,00 TL ve 2008 yılı Temmuz ayı için 1.150,00 TL aidat borcunun tahakkuk ettirildiği yani davacıya tebliğ edilen borcun 2007 haziran ayından devreden bakiye ile az önce açıklanan ayları kapsamakla 18.050,00 TL olduğu bu nedenle davacı ... tarafından davaya konu hususlara yönelik yapılan hesaplamanın yerinde olmadığı, davacıya yapılan bildirime göre 2007 temmuz -2008 temmuz aylarını kapsayan dönemde 14.250,00 TL tutarında ödeme yapıldığı yine dolayısıyla davacı yanın ödemeye dair hesabının da yerinde olmadığı, davacı ödemesinin gecikme faiz ödemesi olmadığı, davacı tarafça devamındaki süreçte 09/02/2009 tarihinde kooperatif hesabına 2.700,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, söz konusu ödemenin faiz borcuna yönelik yapılan bir ödeme olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, 26/06/2010 tarihinde yapılan genel kurulda gecikme faizi olarak yapılan tahsilatların gelecek borçlara mahsup edilmesi kararlaştırılmakla birlikte bunun daha evvelden tahsil edilen gecikme faizlerinin iadesinin değil mevcut borçlar ile ileride doğacak borçlara mahsup hususuna yönelik olduğu anlaşılmakla bilirkişi tarafından ek raporda yapılan hesaplama göz önüne alındığında davacıya iade edilecek tutar ile ödemenin yapıldığı 08/10/2021 tarihinde yapılan işlemdeki tutarlar aynı olduğundan yani iade edilecek 4.951,85 TL'nin davadan evvel davacıya iadesinin yapıldığı anlaşılmakla davacının eda niteliğindeki talebinin yerinde olmadığı gibi davadan evvel davalı kooperatifçe karşılandığı bu kapsamda davacının fazlaca yaptığı ve iade edilmemiş bir ödeme bulunmadığından davacının tespit niteliğindeki talebinin de yerinde olmadığı kanaati ile davacının 26/06/2010 tarihindeki genel kurul kararının uygulanmasına yönelik eda niteliğindeki talebi ile tespit niteliğindeki taleplerinin ayrı ayrı redlerine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davacının 26/06/2010 tarihindeki genel kurul kararının uygulanmasına yönelik eda niteliğindeki talebi ile tespit niteliğindeki taleplerinin AYRI AYRI REDLERİNE,

2.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 269,85 TL harcın evvelce alınan 84,11 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 185,74 TL harcın davacıdan tahsil ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen harç ile gider avansından kullanılan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesine göre İADESİNE,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 4.925,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,

6.Dair davacı asil ile davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 29/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.5
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog