Esas No
E. 2021/26177
Karar No
K. 2023/10808
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2021/26177 K. 2023/10808 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26177, K. 2023/10808, T. 25.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26177
Karar No
2023/10808
Karar Tarihi
25.12.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2021/26177 E.  ,  2023/10808 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/143 E., 2019/415 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/48 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/48 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 14.09.2017 tarihli ve 2017/19137 Esas, 2017/18474 Karar sayılı kararıyla; "24/01/2014 tarihli iddianamede, katılanı arayan sanıkların kendilerini katılana polis ve savcı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; eylemlerinin, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/565 Esas, 2017/453 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

4.İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2018/143 Esas, 2019/415 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve sanığın 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın temyiz dışı sanıklarla birlikte suç tarihinde katılanı arayıp kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıkları ve isminin terörde geçtiğini, hesabına bloke konulması, paranın Devlet güvencesine alınması gerektiğini söyleyerek sanık adına Finansbankta bulunan hesaba para göndermesini istedikleri, katılanın da sanığa ait hesaba 48.201,60 TL parayı EFT yolu ile gönderdiği, gönderilen meblağın sanık tarafından aynı gün çekildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, banka hesabına gönderilen paranın, açık kimlik, adres ve iletişim bilgilerini bilmediği Halis adlı bir tanıdığına geldiğini, parayı kendisinin çektiğini ancak Halis adlı kişiye verdiğini beyan etmiştir.

3.Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.

4.Finansbank A.Ş. .... Şubesinin cevabi yazıları, bankaya ait güvenlik kamera kayıtları ve bunların incelenmesine dair tutanaklar ile güvenlik kamera kayıtlarındaki görüntülerin basılan fotoğrafları dava dosyasında mevcuttur.

5.Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan 22.01.2019 tarihli Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.

6.Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE

1.Katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile Finansbank A.Ş. .... Şubesinin cevabi yazı içeriklerinden, katılanın para gönderdiği hesabın, sanığa ait banka hesabı olduğu, bu hususun sanık tarafından da doğrulandığı, paranın sanık tarafından çekildiği anlaşılmakla, dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezanın, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir neden bulunmadığı gerekçe gösterilerek alt sınırdan tayin edildiği, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, suç nedeniyle katılanın zararını gidermeyen, sabıkasız sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verildiği belirlenmekle Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2018/143 Esas, 2019/415 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog