Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/743
Karar No
K. 2023/1151
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/743 Esas
KARAR NO: 2023/1151
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2022
KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

20.01.2020 tarihinde müvekkiline ait --------- plakalı araç ile yine aynı mevkide seyir halinde olan davalı sigortalı şirket ile sigortalanmış -------- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Karayolları Trafik Kanunu madde 99 Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar düzenlemesi gereği müvekkilinin davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapmış olmasına rağmen davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yaptığı, sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediği, müvekkilinin haklarını(tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiği, davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürünceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiği, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediği, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin huzurdaki davayı açma zarureti doğduğu, kazada açıkça davalının sigortalısının kusurlu bulunduğu , müvekkilin ise kusurunun bulunmadığı, 25/01/2021 tarihinde - ---------sayılı dosyası ile değer kaybı bedeli tazminatı talep edildiği, yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde; "1-Başvurunun kabulü ile 6.000,00 TL'nin 20.01.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte -------- şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, başvuru sahibi tarafından yapılan 250,00 TL başvuru masrafı ile 300,00 TL bilirkişi ücreti, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 558,50 TL masrafın, -------- şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, AAÜTgereği, 4.080,00 TL vekalet ücretinin ---------Ş'den alınarak başvuru sahibine ödenmesine" Şekilde karar vererek davalı -------- şirketi sigortanın sorumluluğuna karşı hüküm kurulduğu, müvekkilinin borcu tahsil etmek amacıyla 21.01.2020 tarihinde borçluyu temerrüde düşürdüğü ancak borcunu 13.08.2021 / 14.08.2021 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiği, müvekkilinin davalıdan talep ettiği değer kaybı tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmadığı ve müvekkilinin zarara uğradığı, dosyada tahsil edilen faizi ile alacaklı müvekkilimin zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığı, aşkın zarara ilişkin hususun , Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı gidermekle yükümlüdür". Şeklinde düzenlendiği, --------- Sayılı kararında vurgulandığı üzere; munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan borçlu temerrüdünün hukuki bir sonucudur ve alacaklının zararının faizi aşan bölümü olduğu, borçlu para borcunun vadesinde ödemediğinde (temerrüt) oluştuğunda sözleşme veya yasada belirlenen "gecikme faizi" ödeme yükümü altına girdiği, dava dilekçesinde anılan Yargıtay kararlarında ayrıntılı anlatıldığı üzere ülkedeki enflasyon ve alım gücünün düşmesi durumu göz önüne alınarak müvekkili yararına munzam zarar olduğuna, bu zararın hesaplanması amacıyla dosyaya bilirkişi atanmasına, haklı davamızın kabulüne karar verilmesini, yukarıda arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden;

HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasını belirsiz alacak olarak açtığı belirlenebilir nitelikte olması gereği reddi gerektiği, aynı kaza nedeniyle müvekkili şirkete karşı --------- tazminat talepli başvuru yapıldığı, söz konusu tahkim yargılaması sonunda müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedildiği, ödeme ile müvekkil şirketin zarara dair her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiği, işbu dosya ile tarafları ve talepleri aynı olan tahkim kararının mevcut olduğu, söz konusu tahkim dosyası da yukarıda açıklandığı üzere kesinleştiği, kesin hüküm nedeniyle işbu davanın reddi gerektiği, dava konusu talep kaza tarihi sebebiyle zamanaşımına uğramış olup davanın reddi gerektiği, müvekkil şirketin söz konusu talebe ilişkin kusuru olmadığından haksız davanın reddi gerektiği, davacının değer kaybı bedeline yönelik taleplerinin yargılaması sonucu müvekkili şirketin ilgili icra dosyalarına ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiği, değer kaybı talebi kaza tarihindeki verilere göre hesaplandığı, davacının kaza tarihinden kısa süre içerisinde gerekli bildirimleri yapmadığı, ülkedeki ekonomik değişiklikler munzam zarar sebebi olmadığından davanın reddi gerektiği, TBK ilgili hükümlerince munzam zarar oluşmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği, munzam zararın oluşması için alacaklının temerrüt faizini aşan bir zararının gerçekleşmesi gerektiği, temerrüt sonucunda oluşan alacaklı malvarlığı ile temerrüde düşülmese idi oluşacak (farazi) mal varlığı arasında alacaklının aleyhine bir fark meydana gelme si gerektiği ve bu farkın temerrüt faizi ile kapanmaması gerektiği, bu durumun mutlaka alacaklının mal varlığında olumsuz bir etki yaratması gerektiği, ancak somut olayda alacaklı tarafın malvarlığının olumsuz etkilendiği ispat edilmediği, davacı taraf, bu konuda somut bir delil sunamadığı, yukarıda sunduğu nedenlerle; haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE ; Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükümleri uyarınca açılan aşkın zararın tazmini talebine ilişkindir.

Davacıya ait -------- plakalı araç , --------Şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında sigortalı bulunan-------- plakalı araçla, 20.01.2020tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu uğradığı değer kaybı zararının tazmini için ---------- başvurulduğu, --------- tarafından verilmiş olan 25/06/2021 - --------- sayılı kararın 4 Değerlendirme" başlığı altında davacı tarafından davalı sigorta şirketine değer kaybı talebi ile ilgili olarak 07.01.2021 tarihinde başvurduğu buna göre KTK gereği 8 işgünü sonra davalı sigorta şirketinin 20.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğünün belirtildiği, yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde değer kaybı ile ilgili yapılan başvurunun kabulü ile 6.000,00 TL maddi tazminatın 20.01.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile -------- şirketin tahsiline karar verildiği,Davacı tarafından --------- sayılı 25/06/2021 karar tarihli ilamına --------- E, sayılı dosyasında 29.06.2021 tarihinde takip başlatıldığı, davalı tarafından icra dosyasına11.08.2021 ve 13.08.2021 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürünceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiği, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediği, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin olarak huzurdaki davayı açtığının görüldüğü,Davacı vekilinin TBK 122.maddesine dayalı tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekiline alacağın kaynağı davalının temerrüdünü (alacağın tahsili ve geç tahsili) illiyet bağını ve bu nedenle mal varlığında azalmanın neye dayalı ve ne şekilde olduğunu yani iddia ve buna ilişkin dayanak delillerini somutlaştırmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince verilin beyan dilekçesinde neticeten mahkemenin somut olarak delil talebine paranın gerçek kudretinin zaten somut ibare olduğu, müvekkilin kredi çekmesi durumunda somut zararın olacağı lakin kredi yerine cebinde ki aktif varlığını kullandığında ise somut munzam zararın olmayacağı düşüncesi dürüstlük , açıklık ve eşitlik ilkesiyle hukuka aykırı olacağı, müvekkilin aktifinde ki azalmanın ortada olduğu, mahkemelerin davayı aydınlatma yükümlüğünün olduğu göz önünde bulundurularak dosyanın esasına girilerek bilirkişi atanarak zararın tespitinin talep edildiği görülmüştür.Bilirkişi tarafından sunulan 29/09/2023 tarihli raporda özetle; Davacıya ait --------- plakalı aracın, ---------şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında sigortalı bulunan --------- plakalı araçla, 20.01.2020 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu uğradığı değer kaybı zararının tazminine ilişkin olduğu,, --------- tarafından verilmiş olan 25/06/2021 - ---------- sayılı kararın 4 Değerlendirme" başlığı altında davacı tarafından davalı sigorta şirketine değer kaybı talebi ile ilgili olarak 07.01.2021 tarihinde başvurduğu buna göre KTK gereği 8 işgünü sonra davalı sigorta şirketinin 20.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğünün belirtildiği, yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde değer kaybı ile ilgili yapılan başvurunun kabulü ile 6.000,00 TL maddi tazminatın 20.01.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile -------- şirketinden tahsiline karar verildiği,Davacı tarafından ---------- sayılı 25/06/2021 karar tarihli ilamına ----------- E, sayılı dosyasında 29.06.2021 tarihinde takip başlatıldığı, davalı tarafından icra dosyasına11.08.2021 ve 13.08.2021 tarihinde ödeme yapıldığı,Davacı vekilinin davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürünceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiği, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediği, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin olarak huzurdaki davayı açtığının görüldüğü,Denkleştirici adalet ilkesinin kısaca paranın ödeme tarihindeki alım koşullarına uyarlanması olarak açıklanabileceği, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplama yapılırken, döviz, altın, ticari - yasal faiz, memur maaşları, tüfe, asgari ücret gibi parametrelerden en az beş tanesinin hes aplamada esas alınması gerektiği, yalnızca bir parametrenin esas alınması, parada meydana gelen değer kaybını tam olarak belirlemekte yetersiz kalacak ve hakkaniyete aykırı olacağı, bu bağlamda ödenen tutarın parametreye göre ödeme tarihindeki değerinin hesaplanması gerektiği, bu bilgiler ışığında en az beş farklı parametreye göre ( döviz, altın enflasyon, asgari ücret ve en düşük memur maaşları) -------- tarafından değer kaybı tazminat bedeli olarak davacıya ödenmesine karar verilen 6.000,00 TL maddi tazminat için güncellenmiş yeni değerlerine göre ortalama 511,22 TL alacak hesaplandığı, icra dosyasında ise 6.000,00 TL maddi tazminat alacağı için 300,33 TL yasal faiz hesaplandığı, bu tutarın denkleştirme adaletine göre hesaplanan ortalama alacak tutarından düşülmesiyle yasal faizi aşan tutar, eş deyişle davacının faiz ile giderilemeyen alacağı 210,89 TL (511,22-300,33) hesaplandığı hususlarında görüş ve kanaat belirtilmiştir.--------- sayılı ilamı ile; munzam zarara ilişkin yapılan yargılama neticesinde,

TBK'nın 122.maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, burada kanıtlanacak olguların; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu, davacının belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispatlandığının söylenemeyeceği, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair direnme kararının, temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenen anapara yanında temerrüt faizini aşan zararın, davacı tarafından kendi duruma özgü şekilde somut olarak ispat edilememiş olması nedeniyle yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının onanmasına karar verilmiştir. Kanun maddesinde öngörülen alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararın ödenebilmesi için, uğranılan zararın varlığı ile miktarının da kanıtlanması gerektiği, bu zarar muayyen paranın gününde ödenmemesinden doğan zarar olup davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekmektedir. Burada kanıtlanacak olguların; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu, davacının belirtildiği şekilde bir zararı da ispatlayamadığı değerlendirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, Kanun maddesi, Hukuk Genel Kurulu kararı birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporu mahkememizce benimsenmeyerek, davacının yukarıda açıklandığı şekilde dava konusu ettiği munzam zararı ispatlayamadığı değerlendirildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 189,15 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3.Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog