Esas No
E. 2021/1966
Karar No
K. 2024/161
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1966

KARAR NO: 2024/161

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/07/2021

NUMARASI: 2019/374 Esas - 2021/823 Karar

DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/01/2024

Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın davacı-birleşen davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı ... Ltd. Şti. vekili; müvekkilinin davalı ... firması ile geçmişten gelen ticari ilişkisinde, bu firmanın müvekkiline verdiği çekler nedeniyle 830.000-TL ve çeke bağlanmamış 328.214,53-TL olmak üzere toplam 1.158.214,53-TL borcu bulunduğunu, davalı firmanın geçmişte müvekkiline verdiği çekleri vadesinde ödeyememesi nedeniyle çeşitli defalar çek değiştirme işlemi yapıldığını, davalının müvekkiline verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin bu firmadan aldığı siparişler karşılığı aldığı çeklere karşılık, henüz mal teslimi yapılmadığı dönemde 2018 yılı sonbaharında 15.01.2019 ileri tarihli ... seri numaralı 150.000-TL bedelli çekin verildiğini, ancak müvekkilinin davalı firmadan aldığı siparişlerin teslim edilmesi ile çekin karşılıksız hale geldiğini, ancak davalının çeki iade etmediğini, daha sonra diğer davalı ... yetkilisinin arayarak kendilerinde müvekkiline ait bir çek bulunduğunun beyan edildiğini ve çek görüntüsünün müvekkiline gönderildiğini, ancak çekin 16/01/2019 olan keşide tarihinin 16/06/2019 olarak değiştirildiğinin fark edildiğini, çekin iadesi için davalılara Üsküdar ... Noterliği'nin 15/05/2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin çek nedeniyle davalılara gerek sebepsiz zenginleşmeden, gerek kambiyo hukuku gereği, gerekse de alacağın temliğinden dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, dava konusu çekin iptali ile müvekkilinin çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... AŞ vekili; davacının tüm iddialarının diğer davalı ile olan ticari ilişkiye ait olduğunu, müvekkiline karşı bir iddia ileri sürülmediğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin çeki olduğu gibi diğer davalıdan aldığını, çeke bir müdahalesinin olmadığını, bu nedenle tahrifat iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, ancak davacının tahrifat iddiası doğru olsa bile TTK'nın 732. maddesi gereği sebepsiz zenginleşmeden dolayı sorumluluğunun bulunduğunu, bu sorumluluğun kesin hükümle ortadan kalkmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.

BİRLEŞEN DAVA: Davacı ... AŞ vekili; müvekkilinin dava dışı ... ile yaptığı ticaret karşılığında keşidecisi davalı olan .. Bankasına ait ... çek numaralı 150.000-TL bedelli bir adet çeki aldığını, çekin ödeme tarihinde bankaya ibrazında banka tarafından çekin ödeme tarihinde tahrifat olduğu gerekçesi ile herhangi bir işlem yapılmadığını ve çek bedelinin müvekkiline ödenmediğini, çek üzerinde tahrifat olsa bile davalının TTK'nın 732. maddesi gereği müvekkiline karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu, ödeme tarihindeki tahrifatın çekin geçerliliğini etkilemeyeceğini, davada ispat yükünün de davalıya ait olduğunu belirterek, 150.000-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkilinin dava dışı ... firması ile geçmişten gelen bir ticari ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin bu firmadan toplam 1.158.214,53-TL alacaklı olduğunu, bu firmanın geçmişte müvekkiline verdiği çekleri vadesinde ödeyememesi nedeniyle çeşitli defalar çek değiştirme işlemi yapıldığını, ancak müvekkiline verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin ... firmasından aldığı siparişler karşılığı aldığı çeklere karşılık, henüz mal teslimi yapılmadığı dönemde 2018 yılı sonbaharında bu firmaya 15.01.2019 ileri tarihli ... seri numaralı 150.000-TL bedelli çeki verdiğini, müvekkilinin ... firmasından aldığı siparişlerin teslim edilmesi ile çekin karşılıksız hale geldiğini, ancak çekin müvekkiline iade edilmediğini, daha sonra davacı ... yetkilisinin arayarak kendilerinde müvekkiline ait bir çek bulunduğunu beyan ettiğini ve çek görüntüsünü müvekkiline gönderdiğini, ancak çekin 16/01/2019 olan keşide tarihinin 16/06/2019 olarak değiştirildiğinin fark edildiğini, çekin iadesi için ihtarname keşide edildiğini ve ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının veya ... şirketinin müvekkilinden çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden veya kambiyo hukukundan kaynaklanan bir alacağının bulunmadığını, davacının elindeki çekin kambiyo senedi niteliğine yitirmesine yol açan sebebin TTK'nın 732. maddesindeki sebeplerden olmadığını, bu nedenle davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerinden faydalanmasının mümkün olmadığını, çekin davacının eline geçmesinin alacağın temliği niteliğinde olduğunun kabulü halinde de müvekkilinin ... şirketine borçlu olmaması nedeniyle davacının bir temlik alacağı bulunmadığını, çekteki tahrifat nedeniyle sebepsiz zenginleşme alacağının doğmayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafça, dava konusu çekin davalı ...'e sipariş edilen malların teslimi öncesinde verildiği, malların teslimi ile çekin karşılıksız kaldığı, ancak kendisine iade edilmeyerek davalı ... şirketine verildiği, çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının iddia edildiği, davacının dava konusu çek üzerindeki imzasını inkar etmediği, çek aslının incelenmesinde, çekin keşide tarihinin ay hanesinde yer alan "6" rakamı üzerinde mavi kalem ile birkaç sefer geçildiği görülmekle, çek üzerinde tahrifat yapıldığı kanaatine varıldığı, keşide tarihinde tahrifat yapılmış, ancak diğer unsurları tamam olan çek nedeniyle ibraz süresi geçirildiğinden, kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de, taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde alacaklının böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp, alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlamasının mümkün olduğu, temel ilişki bulunmaması halinde ise, 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak talebinde bulunulabileceği, bu kapsamda asıl dava ile davalı ... aleyhine yöneltilen menfi tespit istemi bakımından; davacı ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça dava konusu çekin yapılacak mal tesliminin teminatı olarak verildiğinin ve mal tesliminin yapılması ile çekin karşılıksız kaldığının iddia edildiği, davacının işbu iddialarının yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, dava konusu çekin davalı ...'e teminat olarak verildiğine dair herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, çek üzerinde de herhangi bir teminat kaydı bulunmadığı, dava konusu çekin davalıya yapılacak mal teslimi karşılığında verildiğine ve mal tesliminin yapıldığına dair yazılı bir delil bulunmadığı, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin davacı tarafından yatırılmadığı, her ne kadar davacı vekilince eski hale getirme isteminde bulunulmuş ise de, eski hale getirme istemi ile birlikte asıl yapılması gereken işlemin de yapılması gerektiği, ancak davacı tarafça eski hale getirme istemi ile bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, davacı tarafça dava dilekçesi ile yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, asıl dava ile İlkerler şirketi aleyhine açılan menfi tespit istemi ve birleşen dava ile İlkerler şirketi tarafından açılan alacak davası bakımından; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, çekin tahrifat öncesi ibraz süresine göre süresi içinde İlkerler şirketi tarafından bankaya ibraz edildiği, bu hali ile davacı-birleşen davada davalı ... şirketinin 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi uyarınca çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususun ancak yazılı deliller ile ispat edilebileceği, ancak bu hususu ispata yarar herhangi bir delil bulunmadığı, dava ve cevap dilekçesi ile yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 150.000-TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir..ünhasıran sadece ticari defterlere dayanılan bir dava olmadığından, delil listelerindeki tüm delillerin incelenmesinin gerektiğini, ancak mahkemece delilleri incelenmeden karar verildiğini, dava açıldıktan sonra müvekkilince çek muhatabı davalı ... şirketi aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin .. esas sayılı dosyasından 6 adet çeke dayalı icra takibi başlatıldığını, bu takibin kesinleştiğini, buna göre ... şirketinin müvekkiline 6 adet karşılıksız çekten kaynaklanan 778.880-TL borcunun bulunduğunu, ancak bu delillerin mahkemece incelenmediğini, buna rağmen müvekkilinin 15.01.2019 tarihinde davalı ... şirketine ilişkinin başlangıcında aldığı peşinat için verdiği ve iade edilmesi gerektiği halde iade edilmeyen 150.000-TL bedelli çekten dolayı borçlu olduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme tarafından bilirkişi ücretinin tayininde, davanın açılışı sırasında yatırdıkları 662-TL avans dikkate alınmadan karar verildiğini, oysa bu kısım düşüldükten sonra yatırılacak tutarın duruşma zaptında belirtilmesinin gerektiğini, ayrıca 1000-TL bilirkişi ücretinin fahiş olduğunu, mahkemece verilen süreyi alerjik rinit ve bel fıtığı nedeniyle günlerce süren uykusuzluk ve ilaçlardan doğan zihinsel karmaşadan dolayı kaçırdıklarını, inceleme günü olan 01.03.2021 tarihinde eski hale iade başvurusu yaptıklarını, bu nedenle taleple birlikte bilirkişi ücretini yatırmadıkları gerekçesi ile davanın ispatlanamadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen davada ise mahkemece sundukları delillerin incelenmediğini, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, müvekkiline sebepsiz zenginleşmediğine dair savunma ve ispat hakkı verilmeden, sözlü yargılamaya geçilmeden hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, asıl ve birleşen davada verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava ise süresinde ibraz edilmeyen çeke dayalı alacağın TTK'nın 732. maddesi gereği sebepsiz zenginleşme kurallarına göre tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı-birleşen davada davalı ... şirketi tarafından keşide edilen ... Bankası Des Sanayi Sitesi İstanbul Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 150.000-TL bedelli çekin lehtarının davalı ... şirketi olduğu, çekin lehtar tarafından davalı-birleşen davada davacı ... şirketine ciro edildiği, çekin keşide tarihinin 15.01.2019 iken ay hanesinde tahrifat yapılarak "6" rakamı üzerinden mavi kalem ile birkaç sefer geçildiği, çekin 17.06.2019 tarihinde muhatap bankaya ibrazında keşide tarihinde tahrifat kuşkusu olduğundan dolayı bankaca herhangi bir işlem yapılmadığı, tahrifat hususunun tarafların da kabulünde olduğu, bu haliyle çekin tahrifat öncesi keşide tarihine göre süresinde bankaya ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Kural olarak çekin yasal süresinde ibraz edilmemesi halinde TTK'nın 808. maddesi gereğince hamil, kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybeder. Bu durumda müracaat hakkını yitiren hamilin alacağına kavuşabilmesi için; aralarında temel ilişki bulunan keşideciye ya da cirantaya karşı çeke delil başlangıcı olarak dayanmak suretiyle dava açması ya da TTK'nın 818. madde atfıyla çeklerde uygulanması gereken 732. madde uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda keşideciden alacağını talep etmesi gerekmektedir.TTK'nın 732. maddesine göre, "Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar ... ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." Bu kapsamda çeki ciro yolu ile devralan hamil ile keşideci arasında temel ilişki bulunmayıp, alacağını ancak TTK'nın 732. maddesi çerçevesinde tahsil edebileceği değerlendirilmelidir. Kıymetli evraktan kaynaklanan sebepsiz zenginleşme davalarında ispat yükü çeki düzenleyen keşidecide olup, davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi gerekmektedir. Davacı-birleşen davada davalı ... şirketi tarafından asıl davada, dava konusu çekin müvekkilinin ... şirketinden aldığı siparişler nedeniyle aldığı avans çeklerine karşılık, henüz mal teslimi yapılmadığı dönemde ... şirketine verildiği, müvekkilince malların teslimi ile çekin karşılıksız hale geldiği ileri sürülmüştür. Bu haliyle davacı çeki davalı ... şirketine mal tesliminin teminatı olarak verdiğini iddia etmekte olup, bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Ancak asıl davada davalı olarak yer alan İlkerler şirketi dava konusu çekte ciranta olup, davacı ile arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamaktadır. İlkerler şirketi tarafından açılan birleşen davada, çek bedelinin tahsili talep edilmiş olmakla, her iki davanın birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda dava konusu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve tahrifat öncesi keşide tarihine göre çekin yasal süresinde bankaya ibraz edilmediği de anlaşılmasına göre, çek kambiyo senedi vasfını kaybettiğinden davalı-birleşen davada davacı ... kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirmiştir. Birleşen davada davacı ... ile birleşen davada davalı keşideci ... arasında temel ilişki bulunmadığından, birleşen davada davacı ... şirketinin keşideci olan davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak alacak talebinde bulunması mümkündür. Burada ispat yükü üzerinde bulunan davalı keşideci ..., çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispatlamalıdır. ... şirketinin ciranta olan İlkerler şirketine karşı ileri sürdüğü menfi tespit istemi bakımından da, alacak kambiyo senedine dayalı olduğundan, ispat yükü yine borçlu olmadığını iddia eden davacı ... üzerindedir. Ticari defterlere delil olarak dayanılması nedeniyle mahkemece 26.01.2021 tarihli duruşmada bu hususta ara karar oluşturularak inceleme günü tayin edilmiş, davacı tarafa ticari defter ibrazı için yasal sonuçlarını içeren ihtarat yapılmış, bilirkişi ücretinin yatırılması için de kesin süre verilmiş olmasına rağmen davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmediği gibi bilirkişi ücreti de yatırılmamıştır. Keşideci ...'in davalı olarak yer aldığı birleşen davada bileştirme kararı 22.04.2021 tarihinde verilmiş olup, davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin 01.03.2021 tarihli eski hale getirme talebi, birleştirme kararı sonrasındaki 29.04.2021 tarihli ilk duruşmada mahkemece reddedilmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere bağımsız bir dava niteliği taşıyan birleşen davada ispat yükü, çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden davalı keşideci ... üzerindedir. Dolayısıyla davacı-birleşen davalı ...'in birleşen davada savunma hakkı kapsamında delil ibraz hakkı bulunmaktadır. Davacı-birleşen davada davalı vekilince delil bildirme hakkından feragat edilmiş değildir.

Bu kapsamda davacı- birleşen davada davalı vekilinin bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmadığı ya da başka bir araştırmaya gerek bulunmadığı yönündeki beyanlarının delil bildirme hakkından feragat ettiği şeklinde yorumlanması da mümkün değildir. Bu durumda davacı- birleşen davalı vekilinin bildirmiş olduğu deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/374 Esas - 2021/823 Karar sayılı 06/07/2021 tarihli kararının, HMK.'nin 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"Davacı-birleşen davada davalı tarafından yatırılan 2.620,93-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.