7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/5493 E. , 2024/45 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının alacak talebinin kabulü ile 5.172,59 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, 2748 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi ... adına kayıtlı olduğunu, murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın murisin eşi ...'a intikal ettiğini, davacının bu yeri ...’den 1972 yılında haricen satın alarak o tarihten beri kullandığını, tapuda ölü şahıs adına kayıtlı bir yere davacının 20 yıldan fazla nizasız fasılasız zilyet olduğunu belirterek, taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, aksi hâlde harici satış bedeli olan 5.000,00 TL’nin denkleştirici adalet ilkesine göre tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar yasal süre içinde cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2014/329 Esas, 2016/650 Karar sayılı kararıyla, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının güncel bedelinin ödenmesi talebinin kabulü ile neticeten 13.660,90 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2016/16226 Esas, 2020/2290 Karar sayılı kararıyla; davacının tapu iptali ve tescil istemi yönünden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 ve 2 nci fıkralarında ifade edilen şartların somut olayda oluşup oluşmadığının yeterince araştırılmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.09.2021 tarihli ve 2020/541 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, 316 ada 51 parselin 04.06.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda sarı renk ile gösterilen, 5/18 hisseye tekabül eden 2.097,43 m² kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilerek, tapu kaydı üzerindeki tüm irtifak hakkı takyidatları vb. şerhleriyle birlikte, davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye hissenin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 04.10.2022 tarihli ve 2022/1866 Esas, 2022/5772 Karar sayılı kararıyla, önceki hükmün taraflarca yalnız harici satış bedeline ilişkin temyiz edildiği, temyiz nedeni yapılmayan tapu iptali ve tescil yönünden davalının kazanılmış hakkı söz konusu iken tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, Mahkemece davanın tapu iptali ve tescili talebi yönünden davanın reddine karar verilerek davacının terditli talebi olan tazminat yönünden inceleme yapılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların sözleşmenin varlığına ve gerçekliğine ilişkin bir itirazlarının olmaması nedeniyle harici satış sözleşmesinin yapılmış olduğu; ancak tapuda devrin yapılmaması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davacının dava konusu taşınmaz için ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde iadesi gerektiği belirtilerek, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, güncel bedelinin ödenmesi talebinin kabulü ile neticeten 5.172,59 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili temyizinde, müvekkili lehine olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu, tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca önceki hüküm davalı ... ve ... dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmediğinden müvekkili lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bedelin güncelleştirilmiş değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyizinde, davacının dayandığı harici satış senedinin geçersiz olduğunu, davacının hukuki bir hakkı olmadığını, 5.000,00 TL ödeme yaptığını da ispatlamadığını, bedele ilişkin alacak talebinin de reddi gerektiğini, ayrıca güncelleştirilmiş değerin de yüksek belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
1.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden, temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden, 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.7.2004 tarih ve 5219 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2023 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 12.950,00 TL olarak değiştirmiştir. Dosya içeriğine göre; davalı aleyhine hükmedilen ve temyize getirilen miktar 5.172,59 TL olup karar tarihi itibarıyla temyiz sınırı olan 12.950,00 TL'nin altında kaldığından davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılardan ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
2.Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.