11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/3595 E. , 2024/430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; alacağını alamadığı için suçu işlediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, tanık ...e sattığı araç karşılığında ondan aldığı 22.08.2012 keşide tarihli ve 3.750,00 TL bedelli bononun kefil kısmına katılan ...'nın adını yazıp onun adına sahte imza atarak tanık ve katılan aleyhine icra takibine girişmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık savunması, katılan ve tanığın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanı, adli emanet kaydı, suç konu bono örneği, suça konu bonodaki ... yazısının sanığa ait olduğuna ve bono üzerindeki yazı ve rakamların aynı elin ürünü olduğuna dair uzmanlık raporu, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE
1.Katılanın, sanık ile tanık arasındaki araç alım satımına dahlinin olmadığı ve sanıkla aralarında suça konu bononun düzenlenmesini gerektirir bir hukuki ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un "Daha az cezayı gerektiren hal" başlıklı 211 inci maddesi uygulanamayacağından sanığın bu yöne değinen temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
2.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulandığı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş; suç tarihinin suça konu bononun sanık tarafından icra takibine konu edildiği 27.02.2013 tarihi olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 2012 şeklinde eksik gösterilmesi hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.