Esas No
E. 2023/706
Karar No
K. 2024/43
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2023/706 E.  ,  2024/43 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2021/3375 Değişik iş
SUÇ: Dolandırıcılık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2021 tarihli ve 2021/7466 Soruşturma, 2021/4589 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 10.09.2021 tarihli ve 2021/3375 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.09.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli ve 2021/27728 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151123 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151123 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 24/08/2021 tarihli şikayet dilekçesi ile, müşteki ...'ın, kendisine ait ... plakalı aracın 60.000,00 Türk lirası bedel ile satışı hususunda şüpheli ... ile anlaştığı, satış işlemini gerçekleştirmek için şüpheli Mesut ile 23/08/2021 tarihinde Kütahya 1. Noterliğinde buluşmak için gittiği ancak şüphelinin son anda gelemeyeceğini, bu nedenle satışı diğer şüpheli ...'a yapmasını istediği, bu esnada şüpheli Mesut'un da ödemenin yapıldığına ilişkin müştekiye iki adet ekran görüntüsü gösterdiği ve şüpheli ...'in bir adet senet teslim ettiği somut olayda, müştekinin satış işleminden sonra hesabına para geçmediğini farketmesi üzerine şüphelilere ulaşmaya çalıştığı ancak herhangi bir iletişim kuramadığı, yaptığı araştırmada söz konusu aracın Tanju isimli üçüncü bir kişiye satıldığını öğrenmesi üzerine şüpheliler tarafından dolandırıldığından bahisle yapılan başvuru sonucunda, şikayet konusu olayla ilgili olarak Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki ile şüpheliler arasındaki eylemin alacak verecek meselesinden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından, müştekinin beyanında geçen tüm şüphelilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek olayla ilgili olarak ifadelerinin alınması, soruşturma konusu araca yönelik şüpheliler ile müşteki arasında ve devamında üçüncü kişiler ile bir satış işleminin olup olmadığının trafik tescil ve noterlik kayıtlarından araştırılarak sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, iddialar karşılanmadan, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.

Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,

Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.

4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;

Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ...'ın ... plakalı aracını 60.000,00 TL karşılığında satmak için şüphelilerden ... ile anlaştığının, satış günü şüpheli ...'ın gelemeyeceğini söyleyerek diğer şüpheli ...'a satış yapılmasını istediğinin ve bedelinin elektronik bankacılık yoluyla yatırıldığına dair iki adet ekran görüntüsünü gönderdiğinin, şüpheli ...'ın satış esnasında senet teslim etmesi ve hesabına paranın aktarıldığını düşünen şikâyetçinin noter üzerinden satış işlemini gerçekleştirdiğinin, bununla birlikte paranın hesabına geçmediğini fark etmesi üzerine, şüphelileri defalarca aradığının ancak ulaşamadığının, aynı gün içinde aracın iki kez el değiştirdiğinin, ekran görüntüsünün sahte olduğunun, şüphelilerin baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin ifadelerinin alınması, aracın üçüncü kişilere devredilip devredilmediğinin belirlenmesine yönelik trafik-tescil ve noterlik kayıtlarının incelenmesi, ilgili bankadan sorulmak suretiyle herhangi bir para havalesi yapılıp yapılmadığının, paranın şikâyetçinin hesabına geçip geçmediğinin tespit edilmesi, ekran görüntüsü alınan işleminin gerçek olup olmadığının araştırılması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri gerekirken; "...müşteki ile şüpheli arasındaki anlaşmazlığın satım sözleşmesinden kaynaklandığı, resmi yol olan noter satışında herhangi bir aldatma veya hilenin bulunmadığı ancak paranın hesabına geçmemesi durumunun ispatının müştekice yapılarak alacak davası açabileceği veya satım sözleşmesinin iptalinin sağlanmasının gerektiği bu itibarla da taraflar arasındaki şikayete konu olayın alacak verecek ilişkisinden kaynaklı olduğu, taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki itilaf niteliğinde kaldığı ve çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 10.09.2021 tarihli ve 2021/3375 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5271 md.160 K5271 md.173/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog