11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/2651 E. , 2024/442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 30.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/138 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk kuvvetlerince yapılan uygulamada sanığın kendi fotoğrafı yapıştırılmış Alpan Yüzügüldü adına düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz ettiği, sürücü belgesi üzerinde yapılan Kriminal incelemede tamamen sahte olduğunun ve aldatma niteliğine sahip olduğunun tespit edildiği böylece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Mahkemece suç konusu sürücü belgesi incelenmiş ve aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3.Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde ; suç konusu sürücü belgesinin aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşılarak sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmıştır. IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 30.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/138 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.