11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/5415 E. , 2024/473 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/165 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme neticesinde karar verildiğine, senedin boş olan alacaklı kısmına sanık tarafından senedi verdiği ve borçlu olduğu kişinin adının yazılmasının suç oluşturmayacağına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, katılanın imzaları taklit edilmek suretiyle sahte olarak tanzim edilmiş suça konu bonoyu bu özelliğini bilerek tedavüle koymak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2.Soruşturma aşamasında alınan uzmanlık raporu ile senet altındaki imzanın katılana ait olmadığı tespiti yapılmıştır.
3.Sanık aşamalardaki savunmalarında suça konu senedin kendisine tanık ... tarafından katılandan alınarak imzalı şekilde verildiğini beyan etmiş ise de dosya kapsamı itibarıyla sanığın savunmalarına itibar edilmediği anlaşılmıştır.
4.Suça konu bono Mahkemece incelenerek unsurlarının tam olduğu ve gerçek bir senetten ayırt edilebilecek bir husus bulunmadığı konusunda gözlem yapılmıştır.
5.Yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında gerekçeleri açıklanarak takdir ve teşdit uygulanmak suretiyle belirlenen cezadan takdiren 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılmaksızın inceleme konusu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
6.Suça konu senedin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin sübuta ilişkin temyizi yerinde görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/165 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.