Esas No
E. 2023/8452
Karar No
K. 2023/11043
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/8452 E.  ,  2023/11043 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1293 E., 2023/1101 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/573 E., 2021/133 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkilinin ...

2.Aile Mahkemesi'nin 2014/357 Esas, 2014/375 Karar sayılı kararı ile eşinden boşandığını, bu kararın 03.07.2014 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin eşinden boşanması neticesinde müteveffa babası ...'den kalan yetim aylığı bağlandığını, Kurum tarafından yapılan tahkikatta müvekkilinin boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği tespit edilerek bağlanan maaşın kesildiğini, kesilen tarihe kadar ödenen tüm aylıkların faizi ile birlikte geri alınması amacıyla ... İcra Dairesi'nin 2017/2670 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/2670 Esas sayılı dosyası nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin kesilen aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanmasına, mahkeme kararının uygulanmasına kadar geçecek sürede birikmiş olan tüm aylık ödemelerin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacının ve ...'un resmi olarak ayrıldıkları halde aynı evde birlikte yaşadıklarının ve haksız olarak maaş aldıklarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezine 07.04.2015 tarihinde ihbar edilmesi üzerine davacının boşandığı eşi ile bir arada yaşayıp yaşamadıklarının tespiti için araştırma yapıldığını, yapılan araştırma sonucunda 30.09.2016 tarih ve AÇA/166 sayılı Araştırma ve İnceleme Raporu düzenlendiğini, raporda Neziha Algün ve eşinin 03.07.2017 tarihinde boşandığı, adreslerinin ... Köyü Akçalar Mevkii No:3 - ... adresi olduğu, aynı hastanelere gittikleri ve hastane adres beyanlarının aynı olduğu, çevresel soruşturma neticesinde de; davacının eşi ile boşandığı halde birlikte yaşadıklarını ve yetim aylığı aldıklarını köy halkının da bildiği tespit edildiğini, yapılan bu tespitlerin davacının yetim aylığı almak için eşinden hileli olarak boşandığını gösterdiğini, bu nedenle Kanun gereğince yapılan fazla veya yersiz ödemeler, her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte tahsil edileceğinden, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

Kararda özetle; davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkilin eşinden boşanması neticesinde müteveffa babası ...'den kalan yetim aylığı ... ... İl Müdürlüğü aracılığı ile yapılan tahkikatta davacı müvekkilin boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği tespit edildiği iddia olunarak müvekkile bağlanan ölüm aylığı kesildiğini, muvazaalı boşanma olduğu değerlendirilerek kesilen tarihe kadar ödenen tüm aylıkların faizi ile geri alınması amacıyla ... tarafından müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı Kurum tarafından yapılan davaya konu işlemler hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, -Davacı müvekkil ile eşi her ne kadar 2014 yılında boşanmış olsalar da ...'nun tahkikatı aşamasında müvekkilin oğlu ... ameliyat olduğunu ve bu nedenle davacı müvekkilin eski eşi oğlu ...'ı ziyaret etmek için eve davacı müvekkilin yaşadığı eve gelmek zorunda kaldığını, her ne kadar taraflar boşanmış olsalar da müşterek üç çocukları olduğu için aile hayatları ve bağları hayatın olağan akışına uygun bir şekilde devam etmek durumunda olduğunu, davacı müvekkilin eşinin ameliyat olan oğlunu ziyaret için davacı müvekkilin de yaşamış olduğu eve gelmesi fiilen birlikte yaşadıkları sonucunu doğurmayacağını, iş bu nedenlerle davalı Kurumun somut gerçeği araştırmaksızın rapor tanzim ederek davacı müvekkilin almış olduğu ölüm aylığını kesmesi ve müvekkil hakkında icra takibi başlatması hukuka aykırı olduğunu, -Davacı müvekkilin eski eşiyle oğulları ...'ın ameliyat olması hasebiyle sınırlı bir süre de olsa aynı evde bulunmuş olmaları her ne kadar davalı Kurum açısından fiili olarak birlikte yaşadıkları kanısına varılmasına neden olmuş olsa dahi mahkeme tarafından verilen kesinleşen boşanma kararı üzerine bağlanan aylık ve gelirlerin kesilmesi, mahkemelerce verilen boşanma kararını uygulamamak anlamına geldiğini, ... elemanlarınca boşanan eşlerin birlikte yaşadıklarının yanlış bir kanı neticesinde borçlar hukuku konusu muvazaanın mahkeme kararına karşı ileri sürülemeyeceğini, -Boşanma olsa dahi varlığı kabul edilen bir aile hayatı olduğunun bu aile hayatı dokunulmazlığa sahip olduğunu, boşanan eşin yetim aylığının kesilmesi ve eşinden boşandığı için de evliliğin sağladığı sosyal güvenlik haklarından yararlanamaması hakkaniyete uymadığını, yine evlilikte aksine anlaşma yoksa edinilmiş mallara katılma rejimi esas alındığını, somut durumda boşanan davacı ile eski eşinin tek evi olduğundan her birinin kendi evinde oturma hakkının kısıtlandığı açık olduğunu, buna rağmen davacı müvekkil ile eski eşi aynı konutta yaşamaya devam etmediklerini, eski eşlerin müşterek çocukları vasıtasıyla bir araya gelmek zorunda kaldıkları durumlar sebebiyle fiili olarak birlikte yaşadıkları kanısına varılması yanlış bir kanaat olup somut gerçekleri yansıtmadığını, -Eşiyle boşandığı için evliliğin sağladığı sosyal güvenlik haklarından yararlanamayan davacı müvekkilin aldığı ölüm aylığının davalı Kurumca kesilmesi hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, hayatın olağan akışına göre boşanan eşlerin ayrı yaşayacakları bekleneceğini, bu nedenle boşanan eşlerin fiilen birlikte yaşadıklarının kanıtlanması yükümü Kuruma ait olduğunu, somut olayda davacı müvekkil ile eski eşinin fiilen birlikte yaşadıklarını gösterir sabit deliller mevcut olmadığını, dosyada dinlenen tanıklar da Kurumun iddialarını ispatlar nitelikte beyanlarda bulunmadıklarını, 03.09.2020 tarihli duruşmada dinlenen tanık ... "Ben ... köyünde ikamet ettiğim yıllarda taraflar evliydi. Daha sonra boşandıklarını duydum, 4 yıl kadar ayrı yaşadıklarına bizzat şahit oldum." şeklinde beyanlarda bulunduğunu, yine 26.12.2019 tarihli duruşmada tanık ... "Bu boşanmadan sonra Neziha Algün köyden ayrıldı. Ancak Nusrettin Yavuz eski evlerinde oturmaya devam etti." şeklinde beyanlarda bulunduğunu, davacı müvekkil ile eski eşinin fiilen birlikte yaşadıklarını kanıtlayan ne tanık beyanı bulunduğunu ne de başka bir somut delil bulunduğunu, durum böyle iken gerçeği araştırmaksızın davacı müvekkilin tek gelir ve güvence kaynağı olan ölüm aylığının davalı Kurumca kesilmesi ve Yerel Mahkemece davanın reddi kararı verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olup Yerel Mahkeme kararı bozularak davanın kabulüne, kesilen aylığın kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog