Esas No
E. 2023/5017
Karar No
K. 2024/537
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2023/5017 E.  ,  2024/537 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/542 E., 2023/429 K.
SUÇ: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2013/181 Esas, 2015/1178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.... Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2013/181 Esas, 2015/1178 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2019/5902 Esas, 2022/8882 Karar sayılı kararı ile "hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin üç, dört, beş ve altıncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle başkaca yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.... Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/542 Esas, 2023/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği, eksik araştırma ile sanık hakkında hüküm kurulduğuna ve sanığın kastının bulunmadığına, sanık hakkında verilen kararın bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık hakkında vergi suçu raporu ve rapor değerlendirme komisyonu mütalaası düzenlenerek defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan dava açılmıştır.

2.Mükelleften 2007, 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin istenildiği 28.03.2012 tarihli isteme yazısının, mükellefe müfettişlik adresinde aynı tarihte tebliğ edilmiş olduğu, aynı tarihli tutanak ile sanığın incelemenin dairede yapılmasına muvafakat ettiğine dair tutanak imzaladığı, ticaret sicil kayıtlarına göre tebliğ tarihinde söz konusu şirketin yetkilisinin sanık olduğu anlaşılmıştır.

3.Sanık savunmasında, istenilen defter ve belgelerin muhasebecisinde olduğunu, muhasebecisi ile aralarında bulunan husumet nedeniyle defter ve belgeleri kendisine teslim etmediğini, muhasebecinin ibraz ettiği, defter ve belgelerin kendisine teslim edildiğine dair tutanaklar altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, suçlamaları bu nedenle kabul etmediğini beyan etmiştir.

4.Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuş, sanığa eylemi nedeniyle oluşan vergi ziyaının ihtar edildiği, sanığın ödeme yapmaması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı görülmüştür. IV. GEREKÇE

Sanık savunmasında, defter ve belgelerinin muhasebecisinde olduğunu ve onunla aralarında olan husumet nedeniyle kendisine teslim edilmediğini beyan etmiş ise de; sanığın savunmasının yasanın aradığı anlamda mücbir sebep oluşturmadığı, defter ve belgeleri 5 yıl saklama zorunluluğuna dair sorumluluğun muhasebeciye ya da vekâletle bir başkasına devredilemeyeceği, sanığın tüm unsurları itibarıyla oluşan suçtan hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğname'deki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1.Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Sanığa yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca, suç tarihi itibarıyla temel cezanın alt sınırının 18 ay olduğu, buna karşın yalnızca "teşdiden" denilerek ve temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin bir gerekçe gösterilmeden temel cezanın 2 yıl olarak tayin edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/542 Esas, 2023/429 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog