10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/13378 E. , 2024/17 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..... sigorta sicil numarası ile 26.03.2016 ile 12.01.2017 tarihleri arasında davalıya ait aynı tarihte yeni açılan ... isimli işyerinde satış danışmanı olarak çalıştığı; davacının çalışma süresi boyunca işveren tarafından sigortalı olduğunu ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiği; ancak davacı işyerinde çalışmaktayken gelen SGK müfettişleri yoklamasında sigorta primlerinin yatmadığını öğrendiği; davacının davalı işyerinde çalışmaya 26.03.2016 tarihinde başlamış olup bu hususu tanık beyanları, işyeri açılış fotoğrafları, işyerinin aidat ödemelerini davacının yaptığını gösteren belge ve diğer kayıtlarla ispatlayacakları iddiasıyla davacının davalıya ait ... adlı işyerinde 26.03.2016 - 12.01.2017 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumda ......sigorta sicil, ..... T.C.kimlik numarası ile kayıtlı bulunan ... tarafından Kurum aleyhine açılan davada davalı ... (......) işyerinde 14.11.2016 - 12.01.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği, çalıştığı işyeri unvanları, işe giriş / çıkış tarihleri ve bu sürelerdeki prim ödeme gün sayıları ve kazançlarını gösterir hizmet dökümünü dilekçe ekinde sundukları, davacı tarafından açılan ve Kuruma ihbar olunan iş bu davada yargılama sonucunda verilecek kararı uygulayıcı birim olarak davalı yanında davaya katılmalarına karar verilmesini talep ettikleri, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğu ve aksinin ancak eşdeğerde bilgi ve belge ile ispat edilebileceği, resmi belgelerin aksinin tanık ifadeleri ile ispatının mümkün olmadığı, fiilen çalışma olgusunun davacı tarafça ispatı gerektiği, bunun ispatının ise yasaya uygun olarak hazırlanmış dönem bordrolarının verilmiş olması ve primlerinin yatırılmış olması ile mümkün olduğu, bu nedenle davacının iddiasını resmi belgeler ile ispat etmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait..... adlı işyerinde 2016 yılı Kasım ayının ikinci haftasında çalışmaya başlamış olup 12.01.2017 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı, davacının 26 Martta çalışmaya başladığına yönelik iddialarının doğru olmadığı, davalının 24.03.2016 tarihinde işyerini açtığı, davalının kendi imal ettiği kaftanların satımı ve kiralanması amacıyla bu işyerini açtığı, davacının temizlik işlerini yapmak için davalının işyerine ayda 1-2 defa geldiği, davacının satış danışmanı olarak çalıştığına yönelik iddialarının doğru olmadığı, davalının davacıyı 2016 yılı Kasım ayının ikinci haftası evrak ve büro işlerini yapması amacıyla işe aldığı, davacının bu süre boyunca çoğu zaman part time çalıştığı, davacının işe geç saatlerde geldiğini ve erken saatlerde de işi bıraktığı, davalının işyerine gelen müşterilerin çoğu zaman dükkanın kapalı olması nedeniyle davalıyı beklemek zorunda kaldıkları, davacının ALO 170 ihbar hattına 11.11.2016 tarihinde yapmış olduğu ...'a ait iş yerinde 20.03.2016 tarihinden beri sigortasız çalıştığına ilişkin şikayeti sonrasında SGK müfettişlerinin işyerine geldiği ve yaptıkları araştırmalar neticesinde davacının davalının yanında 11.11.2016 tarihinde çalışmaya başladığını raporlarına yansıttıkları, davacının yaptığı işin niteliği göz önüne alındığında sigorta primlerinin yatırılmasını talep etmesinin hukuken mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın 26.03.2016 - 12.01.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışıldığından bahisle açılan hizmet tespiti istemine ilişkin olduğu; SGK kayıtları incelenildiğinde, davacının davalı iş yerinde çalıştığı dönemin 14.11.2016 - 12.01.2017 tarihleri arasında olduğunun görüldüğü; davalı tarafça Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1222 Esas sayılı dosyası kapsamında, davacının 2016 yılı Kasım ayı içerisinde part time olarak ... isimli iş yerinde çalışmaya başladığının, bu tarihten önce de ara sıra ihtiyaç olduğunda iş yerine çalışmaya geldiğinin, bu konu ile ilgili davacıya günlük olarak ücretinin ödediğinin, iş yerinin açıldığı 26.03.2016 tarihinden 2016 yılı Kasım ayına kadar yardım maksatlı olarak tahminen 10-15 kez gelmişliği olduğunun beyan edildiği; dinlenilen komşu iş yeri tanıklarının beyanları incelenildiğinde, davacıyı davalı iş yerinde ara sıra gördüklerinin beyan edildiğinin anlaşıldığı; bu kapsamda dinlenilen tanıkların beyanları ile davalının soruşturma dosyası kapsamında vermiş olduğu ifadenin birbiriyle uyumlu olduğu; yine dava dilekçesi ekindeki whatsapp konuşmaları incelenildiğinde, söz konusu konuşmaların 26.12.2016 tarihli olduğu, konuşmaların içeriğinde davalı tarafça davacıya işe Mart'ta mı başladığının sorulduğu, davacı tarafça "evet Mart 20" şeklinde cevap verildiği, ardından davalı tarafça "9925 senin maaşın" şeklinde beyanda bulunulduğunun görüldüğü; davalı tarafça soruşturma kapsamında vermiş olduğu ifade, söz konusu konuşma kayıtları, tanık beyanları ve ... Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş.'nin 09.12.2020 tarihli yazı cevabı bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının 2016 yılının Mart ayından itibaren davalı iş yerinde çalıştığı hususunda bir çekişme bulunmadığı; ancak söz konusu çalışmaların kesintisiz bir şekilde olduğunun diğer bir deyişle süreklilik arz ettiğinin dosya kapsamında sabit olmadığı; sigortalı sayılmak için, ücret ve sürekli çalışma birlikte arandığından, her iki koşulun da gerçekleşmiş olması gerektiği, hizmet karşılığı ücret alınmaması veya ücret alınmakla birlikte çalışmada süreklilik olmaması halinde, bu tür çalışmanın sigortalı çalışma sayılamayacağı; 05.02.2014 tarih 2013/10-2280 Esas, 2014/65 Karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı'nda da izah edildiği üzere haftanın yarısından fazla iş yerinde çalışan kişinin sürekli çalışan olarak kabul edilebileceği; somut olayda, davacının haftanın yarısında fazla olacak şekilde davalı iş yerinde çalıştığı ispatlanılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dinlenilen tanıkların çalışma iddiasını doğruladığı, Mahkemenin bu beyanlara itibar etmediği, gerek SGK denetimi, gerekse sundukları fotoğraflar ve sosyal medya yazışmalarının iddiayı kanıtladığı, whatshapp yazışmalarında 10 aylık ücret tutarı olan 9925 TL'nin belirtildiği, bunun da sürekli çalışmanın kesin delili olduğu, davalı tanıklarının dahi çalışmayı doğruladıkları iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetmeni tarafından 12.01.2017 tarihinde saat 15:00'de işyerinde yapılan fiili denetimde davacıyı çalışırken tespitle, davacının beyanına göre 26.03.2016 tarihinden itibaren işyerinde çalıştığı ve başka çalışan olmadığının tutanağa geçirildiği; 28.02.2017 tarihli raporda, 14.11.2016 olan işyeri tescilinin 11.11.2016 tarihine çekilmesi ve bu tarihten itibaren davacınnı APHB nin işverenden istenilmesi ve ipc uygulanması, ayrıca işyerinde fiilen çalışmayan ...'ın bildirimlerinin iptali gerektiği yönünde görüş bildirildiği; davacıya ait sigorta hizmet cetvelinde 14.11.2016 ile 12.01.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinden sigortalı çalışmaların bildirildiği; işyerinin 14.11.2016 tarihinden itibaren kapsama alındığı; komşu işyeri sahip / çalışanlarının tespiti bakımandan kollukça 05.01.2021 tarihli tutanakla tespit edilen komşu işyeri tanıklarının dinlendiği; tanıkların davacının part-time olarak temizlik yaptığı yönünde beyanda bulundukları; ... kargo aracılığı ile davalıya gönderilen bir gönderinin 23.08.2016 tarihinde davacı tarafından alındığı dışında çalışmaya ilişkin tespit yapılamadığı; davacının ay içinde part time temizlik yaptığına ilişkin olarak beyanlar ile birlikte müştekinin davacının şikayeti üzerine yapılan ceza kovuşturmasında alınan ifadesi ile birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışma iddiasının kanıtlanamadığına dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 26.03.2016 - 12.01.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.