10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/55
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2020
NUMARASI: 2018/1103 Esas - 2020/632 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/01/2018 tarihinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı ... plakalı araca, davalının maliki olduğu ... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması sonucunda sigortalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalısına 37.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın %75 oranındaki kusuruna göre sorumlu olduğu 27.750,00- TL tutarın ve bu bedele işleyecek olan yasal faizin ödenmesi hususunda davalıya bildirimde bulunulduğunu, söz konusu bildirime rağmen hasar bedelinin ödenmemesi üzerine zararın rücuen tazmini için davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile 27.750,00 TL asıl alacak ve 834,78 TL ödeme tarihinden takip öncesi işleyen faiz kalemleri olmak üzere toplam 28.584,78- TL tutar üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı tarafın %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı tarafça ileri sürülen %75 kusuru kabul etmediklerini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, talep edilen rücuen alacak miktarının fahiş olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''...İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 27.750,00 TL asıl alacak tutarı için icra takibine ypıldığı, kazanın meydana gelmesinde davacıya kasko sigortalı aracın sürücüsünün %25 oarnında, davalıya ait araç sürücüsünün %75 oranında kusurunun bulunduğu, davacı sigorta şirketinin sigortaladığı ... plakalı aracın kazadan önceki piyasa rayiç değerinin 37.000,00- TL olduğu, aracın hasarlı hali ile sovtaj değerinin 12.255,00-TL olduğu, pert olan araç için davacı sigorta şirketine dava dışı ... şirketi tarafından 12.255,00-TL sovtaj ödemesi yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan 37.000,00-TL ödemeden sovtaj ( hurda) bedeli düşüldüğünde (37.000,00-12.255,00) bulunan 24.745,00-TL zarardan davalı tarafın %75 oranındaki kusuruna göre (24.745,00 TL x %75) ulaşılan 18.558,75-TL zararın davalı tarafça karşılaması gerektiği; davalı itirazında haksız olup, araçtaki hasarın davalının bizatihi başvurduğu eksper raporu ile belirlenmesi ve keza davacı tarafça mahkemeden istenen tespit üzerine aldırılan bilirkişi raporu da davalıya tebliğ edilmekle, davalı tarafça bu rapora da itiraz edilmemiş olduğundan, bu hali ile hasar ve tazminat miktarı likit hale gelmekle kabul edilen değer üzerinden ayrıca davacı lehine %20 oranında icra - inkar tazminatına hükmetmek gerektiği '' gerekçesiyle, 1/Davacının davasının KABULÜ ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki 18.558,75-TL lik alacak ve 402,70-TL yasal faiz olmak üzere toplam 18.961,45- TL'lik kısma ilişkin itirazın iptali ile bu kısım yönünden takibin aynı şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2/Davalının itirazında haksız çıkmış olması ve alacağın likit olması nedeniyle, kabul gören dava değeri 18.558,75-TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 3.711,75-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3/9.191,25-TL asıl alacak ve 432,08 TL'lik faiz tutarı yönünden davanın reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri:
Davalı vekili, kusuru kabul etmediklerini, araç rayiç değerinin fahiş belirlendiğini, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten takip tarihine kadar faiz hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, alacak likit olmadığından müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, davanın reddedilen kısmı yönünden müvekkili lehine red vekalet ücretine hükmedilmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava; kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. 1-)Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki kusur tespitinin kaza tespit tutanağı, somut olayın özelikleri ve kazanın meydana geliş biçimine uygun olmasına; yine aynı bilirkişi raporunda pert olan sigortalı aracın kaza tarihindeki rayiç değeri aracın fotoğrafları, yaşı, modeli vs nazara alınarak belirlenmiş olup, belirlenen rakamın ekspertiz raporu ile uyumlu olmasına; ödeme tarihinden takip tarihine kadar hesap edilen yasal faizin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-)a/Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hükmedilmesi doğru değil değildir.( Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2014/20850 Esas, 2017/7128 Karar sayılı ilamı) b/ Yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, kendini vekil ile temsil eden davalı lehine red vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.Ancak sözkonusu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın kaldırılıp, yanılgılı hususlar düzeltilmek suretiyle HM K 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.