12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait---- plakalı araç ile davalı şirketin sigortalısı olan ----- plakalı araç arasında 27/05/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda davalı şirketin sigortalısı olan----- plakalı araç %100 kusurlu bulunduğunu işbu kaza neticesinde müvekkile ait ----- plakalı araçta mezkur kaza nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, müvekkile ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, kaza tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte 100,00-TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili talep artırım dilekçesinde özetle; 100,00 TL değer kaybı olarak açılan davayı ıslah edilerek toplam 12.960 TL 'nin davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine Belirsiz olarak açılmış olması ve alacağın tümü için dava tarihinde zamanaşımının kesilmiş olması hasebiyle 12.960,00 TL bedele dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas alınarak; hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiası usul ve yasaya aykırı olduğunu, Somut olayda kaza tarihi 27.05.2022 ve poliçe tanzim tarihi 16.12.2021 nazara alındığında; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerekeceğini, araç mahrumiyeti, ikame araç bedeli ve taşıma gideri trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davacının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek olan faiz talepleri haksız olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Sürücü -----, anılan yolda, aceleci ve kontrolsüz bir şekilde seyrettiği, karşı yönde olan aracın----- plakalı araç) yol içindeki konum ve hareketlerini dikkatle izlemediği, arasında emniyetli bir mesafe tesis edemeyip, daralan yolda ----- plakalı araca, emniyetli mesafe kalacak şekilde seyrini sürdüremeyip yandan çarptığı anlaşılmaktadır. -----plakalı aracın sürücüsü ----- plakalı aracın yolu daraltmasından dolayı beklemesi ve kendi şeridine tam anlamıyla girmesine izin vermesi gerekeceği Eğer buna izin vermiş olsaydı davaya konu kaza meydana gelmeyeceği, ----- bu aceleci, tedbirsiz, dikkatsiz ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde hareket ettiği, seyir güvenliği bakımından hatalı bu sevk ve idaresinin, kazanın meydana gelişine yol açan yegane etken olduğu ve kazanın meydana gelmesinde tam etkili bulunduğu ---- plakalı aracın Sürücüsü-----Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası, 56.maddesinin b) fıkrasını ve 84.maddesinin i) fıkrasını ihlal ederek; meydana gelen trafik kazasında, % 100 (YÜZDE YÜZ) oranında tam kusurlu olduğu,-----plakalı araç sürücüsü ------anılan yolda yokuş yukarı seyir halinde iken, kendi şerine kaçtığı ancak sol arka kısmı yolu daralttığı esnada sürücü -----yönetimindeki araçtan, aracının sol arkasına çarpması neticesi kazaya karışmak durumunda kalmıştır. Bu durumda, dava dışı sürücü ----- sol yan arkasında, kontrolü dışında gelişen,-----aceleci bir şekilde hareket etmesi karşısında alabileceği tedbir bulunmadığı gibi kazanın meydana gelişinde her ne kadar yolu daraltmasına rağmen ----- plakalı aracın beklemesiyle kazanın olmayacağından etkili olacak nitelikte, hatalı herhangi bir davranışının veya kural ihlalinin de mevcut olmadığı, Kaza tarihi itibariyle -----Plakalı araçta bu trafik kazası nedeniyle oluşan hasarın KDV Hariç 9.849,95 TL olduğu, Kaza tarihi itibariyle ----- Plakalı araçta bu trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybının yaklaşık 22.460,00 TL ( Yirmi İki Bin Dört Yüz Altmış TL) seviyelerinde olduğu, Davalının beyanına göre ----- Plakalı araçta bu trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı için 27.06.2022 tarihinde ------ hesabına 9.500,00 TL ödeme yaptığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (------). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay-----HD'nin 23.09.2019 t.------sayılı kararı).
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde bilirkişinin bakiye değer kaybı bedeli hesaplamasının dosya kapsamına usul ve yasaya uygun olduğu, sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı hususu dikkate alındığında bilirkişi raporundaki tespitler hükme esas alınarak davanın kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş ve kısmi ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmiştir.
1.Davanın KABULÜ İLE; bakiye değer kaybı tazminatı olan 12.960 TL'nin kısmi ödeme tarihi olan 27/06/2022'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limitledi gözetilmek üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar harcı 885,30 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 804,60 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.095,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 12.960,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.