4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2010/12216 E. , 2010/12354 K.
"İçtihat Metni"
Yalan beyanda bulunmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.05.2007 tarihli ve 2007/28316 soruşturma, 2007/8476 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2008 tarihli ve 2008/1282 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 28.08.2009 gün ve 47806 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2009 gün ve 205484 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, şikâyetçi ... Tekstil Sanayii ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat ...'un şikâyet dilekçesi üzerine, kamu adına takibi gerektirecek suç unsuruna rastlanılmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında,
Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.11.2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şikâyet dilekçesinde öne sürülen iddiaların yeterince araştırılmadığı, müştekinin gösterdiği delillerin toplanmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü;
İncelenen dosyada, yakınan vekilince verilen dilekçe ile; borçlu ... Kumaşçılık Ltd. Şirketi aleyhine başlatılan icra takibinde haczedilen malların değerine borçlu tarafça itiraz edildiğinden, Bakırköy 2. İcra Mahkemesinin 2007/336 sayılı dosyasıyla ilgili olarak mahkemece görevlendirilen ve bilirkişilik görevi yapan şüphelinin verdiği raporda, hacizli kumaşların gerçek değerlerinden 7 ila 10 kat fazla olarak değer tespitinde bulunarak gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu iddiasıyla şikayette bulunulduğu, Bakırköy C. başsavcılığınca iddiaya konu eylemde suç unsuruna rastlanılmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, yakınan vekilinin itirazını inceleyen merciin de bir gerekçe göstermeksizin, soyut olarak kararın “usul ve yasaya uygun bulunduğu” düşüncesiyle itirazın reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
CYY.nın 160. maddesi uyarınca, bir suç işlendiği bilgisini öğrenen C. savcısının, soruşturma başlatarak, toplayacağı deliller çerçevesinde kamu davasının açılmasına gerek olup olmadığını değerlendirip, sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir. Yasa yararına bozmaya konu olayda şüpheli hakkındaki iddianın TCY.nın 276/1. maddesinde yer alan, ‘gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma’ suçunu oluşturabileceğinin anlaşılması ve yakınan vekilince dilekçede hacizli malların gerçek değerlerinin bilirkişi raporundakinden çok daha düşük miktarlarda olduğuna ilişkin olarak bazı bilgiler de verilmesi karşısında, C. başsavcılığınca ilgili dosyanın getirtilip incelenmesi, şüphelinin ifadesinin alınması, yakınma dilekçesinde ileri sürülen delillerin toplanması ve gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hiçbir soruşturma işlemi yapılmaksızın ve eylemin hangi nedenle suç oluşturmadığına ilişkin olarak gerekçe belirtilmeksizin kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi karşısında, ortada yasaya uygun bir soruşturma bulunmaması nedeniyle CYY.nın 171/3. maddesi uyarınca merciin soruşturmanın derinleştirilmesi yoluna gitmeksizin itirazı kabul ederek kovuşturmaya yer olmadığı kararını kaldırması gerekirken, yetersiz gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY’nın 309/4-a maddesi uyarınca; İSTANBUL 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN 5.11.2008 tarih ve 1282 müt. sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma nedenleri uyarınca yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin merci mahkemesince yerine getirilmesine, 23.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.