Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/503
Karar No
K. 2024/81
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/503 Esas
KARAR NO: 2024/81
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 27/06/2014
KARAR TARİHİ: 31/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 12.05.2015 tarihinde kurulduğunu ortaklık hisselerinin tamamını ...'ye devredilmesi ile fonun bir iştirakı olduğunu, Adalet Komisyonu Başkanlığının 24.06.2013 tarihli kararı ile harçtan muaf tutulduğunu ...

34.icra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından takibe konu alacağın .... Şubesi tarafından dosya Borçlusu ...Ltd. Şti.'ne 25.03.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ile kullandırılan ve geri ödenmeyen krediye ilişkin olduğunu, dosya asıl borçlusu ile birlikte genel kredi sözleşmelerinde diğer borçlu ve davalılar... ve ...’in müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğunu, Sözleşmenin 53. maddesine göre uyuşmazlık halinde İstanbul mahkemeleri ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu, borçluların anılan sözleşmeden doğan borçlarını ifa etmemesi üzerine ...

10.Noterliğinden keşide edilen ihtarnamesi ile hesapların kat edildiğini borçlunun temerrüde düşürüldüğünü, muaccel hale gelen alacağın ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla ...

34.icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından icra takip işlemlerinin yapıldığını borçlulara ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinie itiraz ederek kendilerine karşı başlatılmış takibin durmasına sebep olduklarını yapılan itirazın haksız olduğunu, ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmak üzere az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Cevap:

Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin 1997 yılında ... Şubesinden nakit kredi kullandıklarını, müvekkillerinin 15.258,96 TL borcunun 27/08/1997 tarihli bir ihtarname ile kat edildiğini ve bankaya ödenmesinin istendiğini, ihtarname akabinde ... Bank ... Şubesine ... tarafından 5.000,00 TL nakit ödeme yapıldığını, ayrıca keşidecisi ... olan 2.600 DM'lik bono verildiğini ve kalan bakiyenin tahsili için ise ... şubesi lehine tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi ile 8.500,00 TL'nin ...'a ödendiğini, ancak 17 yıl sonra sanki hiç ödeme yapılmadığını ihtar edilen rakam üzerinden takibe başlandığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğunu ileri sürerek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına çarptırılmasına ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde; "... Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Alacağını davacıya temlik eden...Bankası ile devren birleşen ...A.Ş. İle davalılar ... Ltd. Şti. Arasında 25/03/1997 tarihli 10.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinde diğer davalı ...'in 10.000,00 TL limit dahilinde kefaletinin bulunduğu, davalılardan ...'in Genel Kredi Sözleşmesinde ve ...A.Ş. Lehine düzenlenen ipotek senetlerinde kefil olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, asıl borçlunun kredi borcunun 30/06/1997 tarihli dönem faizinin ödenmemesi üzerine 26/08/1997 tarihinde hesabın kat edildiği, kat tarihi itibariyle toplam borç tutarının 15.258,96 TL olduğu, borcun ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin asıl borçlu ve kefil ...'e 02/09/1997 tarihinde tebliğ edildiği, verilen mehil gözetildiğinde asıl borçlu ve kefil... yeniden temerrüt tarihinin 04/09/1997 olarak kabulünün gerektiği, ancak kefalet limiti dikkate alındığında davalı kefil ...'in temerrüt tarihi itibariyle 10.000,00 TL asıl alacaktan sorumlu olduğu, bu miktar üzerinden takip tarihine kadar temerrüt faizi yürütülebileceği, ipotek senedi düzenleyen davalı ...'e ait gayrimenkulün ...

4.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile yapılan ihale neticesinde 7.200,00 TL bedelle ... Bank. A.Ş. Lehine tescil edildiği, ihale bedelinden masrafların düşümü neticesinde kalan 6.957,84 TL'nin 13/03/2000 tarihinde B.K. M. 84 kapsamında faize mahsup edildiği, davalı ...'e ait diğer gayrimenkul üzerindeki ipoteğin fek edilmiş olduğu, yine 06/01/1999 - 29/08/2000 tarihleri aralığında davalıdan tahsil edilen 2.198,64 TL'nin hesabın kat edilmesinden sora tahsil edilmesi nedeniyle faizden mahsup edilmesi neticesinde asıl borçlu davalının takip tarihi itibariyle 15.096,69 TL asıl alacak, 185.228,91 TL işlemiş faizden, davalı kefil ...'in 10.000,00 TL asıl alacak, 130.184,36 TL işlemiş faizden sorumlu olduğu anlaşılmakla 27/04/2015 tarihli kök rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, kefil sıfatı bulunmayan davalı ...'in borçtan sorumlu olmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın farklı sebeble reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir ..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 15/06/2023 tarih ve 2020/1088 Esas - 2023/1103 Karar sayılı ilamında; "...Dava, temlik eden banka tarafından kullandırılan kredi borcunun asıl borçlu ve kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derce mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı yanca davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yöneltilen itirazda, yetkili icra dairesinin ... icra daireleri olduğu ileri sürülerek takip yapılan ...

34.İcra Dairesinin yetkisine de itiraz edilmiştir. İtirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması halinde, yetkili icra dairesinden ödeme emri gönderilmiş olması dava şartıdır. İcra takibinde, borçlunun icra dairesinin yetkisi ile birlikte borcun esasına da itiraz etmesi halinde, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca ön sorun olarak incelenmeli ve bu bağlamda davacı yanın bu konuda açıklama ve ispat hakkı bulunduğu gözetilmelidir. Bu durum HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir.

Yukarıda anlatılanlar ışığında, ilk derece mahkemesince, davalıların takipte icra dairesinin yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek, öncelikle davada, dava şartı niteliğindeki icra dairesinin yetkisine vaki itiraz değerlendirilmelidir. Ancak ilk derece mahkemesince, icra dairesinin yetkisine yöneltilen itirazın yargılama aşamasında veya gerekçeli kararında karşılamadan ve karara bağlamadan hüküm kurması isabetsiz olmuştur.

Yine, davalılar vekillerince süresinde sunduğu anlaşılan cevap dilekçelerinde açıkça zamanaşımı itirazında bulunduğu, mahkemece 17.11.2014 tarihli ön inceleme duruşması yapıldığı ancak zamanaşımı definin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre davalıların zamanaşımı defi konusunda HMK'nın 142. maddesi uyarınca tahkikata geçmeden önce ve gerekse gerekçeli kararda olumlu veye olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Bknz: emsal nitelikte, Yargıtay 19. HD. 20/06/2013 T. 2013/7760 E. 11536 K., Yargıtay 11. HD. 21/01/2014 T. 2012/10582 E. 2014/1283 K., Yargıtay 4. HD. 19/10/2016 T. 2016/8273 E. 2016/10213 K.).

Açıklanan bu gerekçelerle,

HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir..." denilerek Mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda yer verilen ilamda, icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itiraz ile zaman aşımı defi hakkında bir karar verilmesi için dosyayı mahkememize göndermiştir. O halde, kaldırma sebepleri doğrultusunda inceleme yapılması zorunludur. Davalıların İcra Dairesinin yetkisine yönelik itiraz bakımından yapılan değerlendirmede:

Davalılar icra dosyasında ödeme emrine itiraz dilekçesi ile birlikte İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisine itirazda bulunarak genel yetki kuralları uyarınca ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu belirtmiş ise de; alacağı temlik eden ... A.Ş. ile asıl borçlu davalı ...Ltd. Şti. arasında imzalanan ve varlığı tartışmasız olan diğer davalı...'in ise müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu 25/03/1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 53.1. maddesinde İstanbul Merkez Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun yetki şartı olarak kararlaştırıldığı,

İİK 50. madde atfı ve HMK 17. maddesi uyarınca mevcut yetki şartının tarafların ticari şirket ve tüzel kişi tacir olması sebebiyle hem davacı hem de davalı asıl borçlu şirket yönünden bağlayıcı olduğu, ayrıca müteselsil kefil olan diğer davalı ... bakımından kefaletin feriliği ilkesi ile 6102 s. TTK' nın 7. maddesi hükmüne göre teselsül hükümleri uyarınca yetki şartının davalı kefil yönünden de geçerli olduğu (Bkz. Yargıtay 19. HD. 2016/14598 E., 2017/7866 K.), davalı ... yönünden ise bu davalının genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imzasının bulunmadığı, ancak İİK 50. maddesinin yollaması ve HMK 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer icra müdürlüğünün de yetkili olduğu, somut olayda genel kredi sözleşmesinden doğan para borcunun edimine yönelik olarak TBK 89/1. maddesi uyarınca para borcunun götürülecek borç kapsamında davacı alacaklının yerleşim yeri icra müdürlüğünün yetkili olması ve davacının yerleşim yerinin İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisi kapsamında olması karşısında İstanbul İcra Müdürlüklerinin takip hukuku açısından yetkili icra müdürlüğü olduğu noktasında duraksama bulunmadığından davalıların icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davalıların zaman aşımı defi bakımından yapılan değerlendirmede:

26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanunun 27. maddesiyle 4389 sayılı Kanuna eklenen ek 3. maddesiyle, Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Kanunun 141. maddesinde de Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunun hükme bağlandığı, 5411 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinde ise 141. maddede öngörülen 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmişe etkili olduğunun belirtildiği, bu durumda 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren ek 3. madde ile bu tarihte on yılını doldurmamış tüm fon alacaklarının zamanaşımı süresinin 20 yıla uzadığı, Anayasa Mahkemesi'nin 04.06.2014 gün 2014/85 E. 2014/103 K. sayılı ilamı ile Bankacılık Kanunu'nun 141.madde hükmü iptal edilmediği, aksine 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 16. maddesine ilişkin esas incelemenin "zamanaşımı" sözcüğü ile sınırlı olarak yapılmasına ve bu maddede yer alan "zamanaşımı" sözcüğünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, (Aynı yönde bakınız. Yargıtay 19 HD. 2017/5273 E. 2019/2644 K) bu itibarla somut olay bakımından davaya ve takibe konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacının (devirden önce ... A.Ş.) ...

10.Noterliğinin ... tarihli ihtarnameyi göndererek hesap kat ihtarında bulunduğu, alacağın 28/08/1997 tarihi itibariyle muaccel hale geldiği, yukarıda açıklanan zamanaşımı süreleri ve tarihler dikkate alındığında, davaya konu alacağın 4389 sayılı Kanuna eklenen ek 3. maddesinin yürürlüğe girdiği 26.12.2003 tarihinde on yıllık zamanaşımı süresini doldurmadığı ve bu nedenle zamanaşımı süresinin 20 yıla uzadığı (28/08/1997 + 20 yıl = 28/08/2017 ), eldeki davanın 27/06/2014 tarihinde açıldığı gözetildiğinde (kaldı ki 28/06/2013 tarihli icra takibiyle birlikte zamanaşımı süresi kesilmiştir ve zaman aşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır) dava tarihi itibariyle 20 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalıların zaman aşımı itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Öte yandan, davalılar vekili cevap dilekçesinde alacağın fon alacağı olmadığını ve zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu savunmuş ise de;

... A.Ş.'nin 30/11/2001 tarihinde fona (...) devredilen bankalardan olduğu, dolayısıyla alacağın fon alacağına dönüştüğü, davacı varlık yönetim şirketinin Fon'dan (...) fon alacağını temlik aldığı hususunda duraksama bulunmadığı, kaldı ki, eldeki davada 5411 s. Bankacılık Kanunun 142. maddesi hükmü uyarınca alacağın fon alacağı olduğu gözetilerek mahkememizce ihtisas mahkemesi sıfatıyla yargılama yapıldığı, dolayısıyla davalıların bu yöndeki savunmalarının da isabetli olmadığı (... A.Ş. ve fon alacağına ilişkin zamanaşımı yönünden bakınız. İstanbul BAM 13. HD. 2019/2536 E. 2019/1889 K.), somut olayda, fon alacağı bakımından zaman aşımı süresi 20 yıl olup, dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresi dolmadığından zaman aşımı itirazlarının ek bu gerekçe ile ayrıca reddine karar verilmiştir. Bu suretle, istinaf ilamındaki kaldırma sebepleri, oluşturulan ayrıntılı gerekçe ile karşılanmıştır. Davanın esası bakımından, kaldırma ilamı öncesinde verilen ilk kararda mahkememizce ısrar edilmiş, gerekçesi aynen benimsenmiştir.

Öte yandan, istinaf ilamı öncesinde mahkememizce bankacı bilirkişiden alınan 27/04/2015 tarihli kök rapor ile, bu rapora karşı taraf vekillerinin itirazlarının karşılandığı ve değerlendirildiği 13/11/2017 tarihli ek rapor, ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamında bulunan bilgi, belge ve delillerle uyumlu olup, tarafların ve Mahkemenin denetimine elverişli olduğu, tespit edilen hususların ve yapılan açıklamaların bankacılık uygulaması ve bilimsel yönden isabetli tespit ve değerlendirmeler içermesi karşısında kök ve ek raporun içeriği de denetlenerek mahkememizce hükme esas alınmıştır.

Bu itibarla, tekrar vurgulamak gerekir ise, devren birleşen ... A.Ş. ile davalı ... Ltd. ... Şti. arasında 25/03/1997 tarihli 10.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, genel kredi sözleşmesine diğer davalı ...'in 10.000,00 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, davalılardan ...'in ise genel kredi sözleşmesinde ve ... A.Ş. lehine düzenlenen ipotek senetlerinde kefil olduğuna dair bir kayıt / ibare bulunmadığı, davalı asıl borçlunun kredi borcunun dönem faizlerinin ödeyememesi üzerine ...

10.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi ile kredi hesabının 26/08/1997 tarihinde kat edildiği, kat tarihi itibariyle toplam borç tutarının 15.258,96 TL olduğu, borcun ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin davalı asıl borçlu ve davalı kefil ...'e 02/09/1997 tarihinde tebliğ edildiği, verilen mehil gözetildiğinde davalı asıl borçlu ve kefil ... yönünden temerrüt tarihinin 04/09/1997 olarak kabulünün gerektiği, ayrıca kefalet limiti dikkate alındığında davalı kefil ...'in temerrüt tarihi itibariyle 10.000,00 TL asıl alacaktan sorumlu olduğu, bu miktar üzerinden takip tarihine kadar temerrüt faizi yürütülebileceği, ipotek senedi düzenleyen davalı ...'e ait gayrimenkulün ...

4.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan ihale neticesinde 7.200,00 TL bedelle .... A.Ş. lehine tescil edildiği, ihale bedelinden masrafların düşümü neticesinde kalan 6.957,84 TL'nin 13/03/2000 tarihinde B.K. m. 84 kapsamında faize mahsup edildiği, davalı ...'e ait diğer gayrimenkul üzerindeki ipoteğin fek edilmiş olduğu, 06/01/1999 - 29/08/2000 tarihleri aralığında davalıdan tahsil edilen 2.198,64 TL'nin hesabın kat edilmesinden sora tahsil edilmesi nedeniyle faizden mahsup edilmesi neticesinde / hasılı kapsamlı olarak yapılan tüm araştırmalar çerçevesinde; asıl borçlu davalı... Şti.' nin takip tarihi itibariyle 15.096,69 TL Asıl Alacak, 185.228,91 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 200.325,60 TL'den sorumlu olduğu; davalı kefil ...'in 10.000,00 TL Asıl Alacak, 130.184,36 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 140.184,36 TL'den sorumlu olduğu, bu itibarla bankacı bilirkişi tarafından dosya sunulan ve mahkememizce hükme esas alınan 27/04/2015 tarihli kök ve 13/11/2017 tarihli ek rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile (Tahsilde Tekerrür Olmamak Kaydıyla): Davalı asıl borçlu .... Ltd. Şti. yönünden; davalının ...

34.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı bakımından: 15.096,69 TL Asıl Alacak, 185.228,91 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 200.325,60 TL tutar üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı (15.096,69 TL) üzerinden yıllık % 27,5 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davalı müteselsil kefil ... yönünden; davalının ...

34.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı bakımından: 10.000,00 TL Asıl Alacak, 130.184,36 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 140.184,36 TL tutar üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı (10.000,00 TL) üzerinden yıllık % 27,5 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, kefil sıfatı bulunmayan davalı ...'in ise borçtan sorumlu olmadığı anlaşılmakla Davacının davalı ... yönünden davasının tümden REDDİNE, dava konusu alacak likit ve muayyen olduğundan İİK 67/2.maddesindeki yasal koşulların bulunması sebebiyle davalı asıl borçlu ve davalı kefil ... aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ancak davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu davalılar tarafından ispat edilemediğinden yasal koşullar bulunmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla);

1.Davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti. yönünden; davalının ...

34.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı bakımından: 15.096,69 TL Asıl Alacak, 185.228,91 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 200.325,60 TL tutar üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı (15.096,69 TL) üzerinden yıllık % 27,5 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2.Davalı müteselsil kefil ... yönünden; davalının ...

34.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı bakımından: 10.000,00 TL Asıl Alacak, 130.184,36 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 140.184,36 TL tutar üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı (10.000,00 TL) üzerinden yıllık % 27,5 oranında temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3.Davacının davalı ... yönünden davasının tümden REDDİNE,

4.Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hükmedilen asıl alacağın (200.325,60 TL) %20'si oranındaki 40.065,12 TL icra inkar tazminatının davalılardan (davalı kefil ... için 28.036,87 TL' sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla ) alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,

6.Kabul edilen dava değeri (200.325,60 TL) üzerinden alınması gereken 13.684,24 TL harcın davalılar (Davalı ... için bu tutarın 9.575,99 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) ... Ltd. Şti. ve ...'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 106,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 650,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 756,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 721,84 TL yargılama giderinin davalılar (Davalı ...'in bu tutarın 505,13 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) ... Ltd. Şti. ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

8.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (200.325,60 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 32.048,84 TL vekalet ücretinin davalılar (Davalı ...'in bu tutarın 22.429,50 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) ... Ltd. Şti. ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE

9.Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'e VERİLMESİNE,

10.Davalı ... yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (209.805,55 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/1. maddesi uyarınca bu davalı için ret sebebi farklı olduğundan ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi koşulu belirlenen 33.470,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,

11.HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 31/01/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.