Esas No
E. 2021/917
Karar No
K. 2024/221
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/917

KARAR NO: 2024/221

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09.03.2021

NUMARASI : 2020/324 E. 2021/215 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ: 01.02.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 01.02.2024

İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.03.2021 tarih 2020/324 E. 2021/215 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili, davacıya ait davalı nezdinde kasko sigortalı aracın seyir halinde iken başlayan yangın neticesinde zarar gördüğünü, davalının zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 500,00-TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava değerini 60.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ve davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın yangın nedeniyle hasar gördüğü, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı, davacının talep edebileceği kasko tazminat bedelinin 60.000,00-TL olduğu, belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davalı vekili, hasar dosyasında yer alan uzman araştırmasında yanma olayının araca orijinal donanımında olmayan üç rölenin takılmasının ve far ampullerine çekilen kabloların kısa devreye neden olacak biçimde usulüne uygun olmayacak biçimde düğümlenerek bağlamasının neden olduğunun belirtildiği, hasarın teminat kapsamında olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, yangının seyir halindeki aracın elektrik aksamından çıkması sebebiyle teknik bir arızadan meydana geldiği, hasar ile yangın arasında illiyet bağının olduğu ve araç maliki ile sürücüsünün söz konusu zarar neden olan olayda kusurunun bulunmadığı yönündeki tespitin yerinde olmadığını, teknik arızanın sebebi hususunda değerlendirme yapılmadığını, poliçe özel şartları gereğince sigortalı aracın modifiyeli olması ya da sonradan modifiye yapılması durumunda sigorta şirketinin oluşacak hasarlardan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yeterli inceleme yapılmamadan karar verildiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zararın kasko sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.

1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

2.TTK’nın mal sigortasına ilişkin genel esaslarına göre mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi ve genel şartlarına göre, aracın kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı davacının aracında meydana gelen gerçek zararı teminat altına aldığından, davacının aracının karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olacağı sabittir.

3.Yargılama sırasında yanlardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi itiraz eden taraf lehine usule ilişkin kazanılmış hak oluşturur. Taraflardan biri bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğer tarafın itirazı üzerine ya da mahkemece kendiliğinden yeni bir bilirkişi raporu alınır ya da aynı bilirkişiden ek rapor temin edilir ve sonuncu rapor birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa ilk rapor itirazda bulunmayan yönünden kesinleşeceğinden bununla itiraz eden taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan mahkemece ilk bilirkişi raporuna göre karar verilir. ( Yargıtay 17. HD'nin 10.06.2013 tarih ve 2013/7426 E. - 2013/8740 K.) Eldeki dava dosyası kapsamında yargılama sırasında dosyaya kazandırılan ve taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilen uzman bilirkişi kurul raporuna taraflarca herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden de kesinleşir ve kesinleşen rapor hakimi de bağlar. Taraflardan birinin rapora itiraz etmesi, diğer tarafın itiraz etmemesi halinde ise rapor itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve itiraz eden taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, itiraz üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporun önceki rapora göre itiraz eden taraf aleyhine olması halinde, kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak önceki raporda belirtilen kusur oranı, zarar miktarı vs. esas alınarak hükmedilecek miktar belirlenir. ( Yargıtay 3. HD'nin 05/06/2017 tarih ve 2016/801 E.- 2017/9091 K.)

4.Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Sigorta şirketi tarafından yangının aracın orijinal donanımında olmayan üç rölenin takılmasının ve far ampullerine çekilen kabloların kısa devreye neden olacak biçimde usulüne uygun olmayacak biçimde düğümlenerek bağlamasının neden olduğu ileri sürülerek hasarın teminat dışı kaldığı savunulmuş ise de itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen bilirkişi raporu ile araçtaki yangının seyir halinde önlenmesi mümkün olmayan ve elektrik kontağından çıkan teknik bir arızadan kaynaklandığı, yangın ile hasar arasında illiyet bağı bulunduğu ve araç maliki ile sürücüye atfı kabil bir kusur bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve tüm dosya kapsamından zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının somut deliller ile ispat edilemediği ve bu nedenle sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

5.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 4.098,60-TL'den peşin alınan toplam 1024,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95-TL harcın davalıdan tahsiline,

3.İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog