Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/223
Karar No
K. 2024/154
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/223 Esas
KARAR NO: 2024/154
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2023
KARAR TARİHİ: 22/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında birden fazla taşımacılık yapılması ve gelen malların korunması konusunda anlaşma sağlandığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete lojistik ve depolama hizmeti sağlanmasına istinaden işbu depolama işlemlerine ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirkete ----- fatura nolu, ------ bedelli e-arşiv faturalar düzenlediğini, iş bu faturalara davalının itiraz etmediğini, ancak davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını, davacı şirket tarafından fatura alacağına istinaden ------- sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibindurduğunu, Arabuluculuk şartının yerine getirildiğini, olunan nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak sair hususlar ışığında fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacağımız saklı kalmak kaydıyla, davalı şirket aleyhine başlatılan ----------sayılı ilamsız icra takibine davalı şirket tarafından

yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı şirketin malvarlığına öncelikle teminatsız, sayın mahkemece aksi kanaatte olunması halinde teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça alacağı ispat eder nitelikte hiçbir bilgi ve belgenin sunulmadığını, davacı şirketin tek taraflı ve keyfi uygulamasıyla faturalar düzenlediği taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin olmadığını, davalı şirketin davacı şirketten hizmet almadığı, davacının, taraflar arasında hesap mutabakatının sunulmadığı, davacının takip tarihinden önce davacı şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, takibe konu alacağın likid alacak olmadığından icra inkar tazminatının talebininde reddinin gerektiğini beyanla haksız davanın tümden reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, haksız ve kötüniyetli icra takibi yapan davacı alacaklı aleyhine İcra İflas Kanunu 67 /2 maddesi kapsamında %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, --------- sayılı İcra Dosyası --- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,---- celp edilmiş, ---------- tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,14.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 14.12.2023 tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen 2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu,

Davalı tarafından ibraz edilen 2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış tasdiklerinin yapıldığı ancak 2022 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin (30.06.2023) yasal süresi içinde yapılmadığı yaklaşık (27.09.2023) 3 ay sonra yapıldığı tespit edilmiş olup davalının ticari defterlerinin davalı lehine delil kabiliyetinin bulunmadığı ancak nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının takibe konu ettiği alacağı oluşturan faturaların, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı olmadığı iş bu faturaların davalıya elektronik ortamda tebliğ edildiği iş bu faturalara dalının itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği ve ödemesini yapmadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle, takibe konu faturalardan dolayı davacının davalıdan kaydi olarak 76.000,00.-TL alacaklı olduğu, ANCAK Davacının talep ettiği ardiye bedelinin, eşyanın antrepo denetimine alındığı 23.12.2021 tarihi ile 25.03.2022 aralığındaki gün sayısının, 2010/41 sayılı genelge (depolama işlemine davam edilip edilmeyeceğinin eşya sahibine 6 ay periyodlarda bildirilmesi hk. Genelge) sürecinde olduğu, dolayısıyla depolama hizmetinden kaynaklı ardiye ücretine davacının hak kazandığı, davalıya kullandırılan teminat miktarı her ne kadar tespit edilememiş ise de, faturalarda görünen teminat kullandırma bedeli olan 16.000 TL nin, antrepo işleticilerinin uyguladığı genel ücret teamüllerine göre yüksek olduğunun müşahede edildiği, bu halde davacının talebinde olan (31.200,00428.800)-60.000,00 TL ardiye ücretinin gümrüklü antrepo piyasası koşullarında makul olduğu, teminat kullandırma ücreti olarak yansıtılan 16.000,00 TL nin çok yüksek olduğu, davacı antrepo işleticisinin teminat mektubu için bankaya ödediği aylık/yıllık faizin teminatı veren bankasından teyit edilebileceği, sektörden bilinene göre teminat kullandırma ücretinin 2.000TL olarak takdir edilmesinin uygun olacağı müşahede edilmekle birlikte, bu konudaki nihai değerleme sayın mahkemenin takdirlerinde olduğu, Takip öncesi dönemde davalıya usulünce gönderilmiş bir ihtarname tespit edilmediğinden takip öncesi faiz istenemeyeceği, ancak nihai kararın Sayın Mahkemede olduğu, davacının talep ettiği işlemiş faizin 115,30.-TL olduğu, İcra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme' ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ----------.İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.

Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ---------- formları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı defterlerinin kapanış onayının süresinde yaptırılmaması sebebiyle usulüne uygun olarak tutulmadığı, davacı tarafça talep edilen faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tarafların ------- formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu faturaların davacı ve davalı tarafından Vergi Dairesine bildirildiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle davalı, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağına ilişkin hizmeti kabul edip ----- bildirdiği anlaşılmaktadır. O halde davalı, beyanname vermekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. -------Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve fatura alacağını yöntemince ispat ettiği, usulüne uygun olarak tutulmayan davalı kayıtların HMK 222/4 maddesi gereğince davalı aleyhine delil niteliğinde olduğu, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının ------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 76.000,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturalardan davalıya kullandırılan teminat kullandırma bedelinin çok fahiş olduğu beyan edilmiş ise de taraflar tacir olup TTK 18/2 maddesi gereğince basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ticari ilişki kapsamında sözleşme serbestliği ilkesi gereği ücretlerin taraflarca serbestçe taktir edilebileceği, alınan rapor ve ---- dikkate alındığında davalı tarafça bu faturaların --- beyan edilmekle kabul edildiğine karine teşkil ettiği, aksi yönde davalı tarafça sunulmuş bir delil bulunmadığından davacının asıl alacağının tamamını talep edebileceği değerlendirilmiş, aksi yöndeki bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.---------Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------ üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜNE,

-Davalının ----------sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 76.000,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

2.Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gerekli karar harcı 5.191,56-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 919,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.272,28-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 919,28-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 118,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.323,5‬0-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 6.313,92-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.115,27-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 4,73-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8.Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 115,30-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.