44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/54
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/10/2020
NUMARASI: 2016/230 E. - 2020/295 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu ürünlerin www.....com.tr ve www....com adresli internet sitelerinde, davalılar tarafından üretildiğinin, piyasaya sunulduğunun, pazarlandığının, dava konusu ürünlerin üzerinde davacıya ait markaların iltibas yaratacak derecede benzerlerinin kullanıldığının tespiti; ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalıların markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve men'i; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalıların, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle uğranılan zarara karşılık şimdilik 30.000,-TL maddi ile 50,000,-TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, imha ve ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle açılan davanın kanunda öngörülen yasal süresi içerisinde açılmadığı, davanın esasa girilmeden süre yönünden reddine karar verilmesinin talep edildiği, ... Markasının 27.12.2011 tarihinde ... yetkilisi olan ... adına tescil edildiği, ... yan şeridini üzerinde kullandığı iddia edilen, ancak ... ayakkabıları üzerinde kullanılan yan şeritlerle herhangi bir benzerliği olmayan logo ve işaretlerden oluşan markanın kullanım hakkına ilişkin müvekkili şirket ile ... ve ... adına tescil edilmiş “Marka Tescil Belgeleri” bulunduğu, Spor ayakkabılarında alıcının tercihini yönlendiren hususun, ayakkabının üzerinde yer alan şeritler değil, ayakkabıyı üreten firmayı anlayabilmesine imkan veren işaret olduğu düşünüldüğünde, somut olayda ... ile ... marka ve logolarının spor ayakkabılarının değişik yerlerine kolaylıkla seçilebilir, görülebilir bir şekilde konulmuş olduğu ve bunun vasat dikkat, zeka ve bilgi seviyesindeki bir alıcının ürünleri karıştırmasını önleyen ayırt edici bir tedbir olduğu dikkate alındığında; davalıya ait tescilli markasının kullanıldığı ürünlerde bulunan, üstelik hiçbir benzerlik taşımayan yan çizgilerin davacı ...’ın marka hakkını ihlal etmediği ve fiilin tecavüz niteliğinde sayılamayacağı,
Davacı tarafa ait ürünler ile davalıya ait ürünler arasında görsellik anlamında, ayakkabılar üzerinde bulunan çizim, logo, ayakkabıların kıvrımı ve bağlama şekillerine bakıldığında aralarında uzaktan yakından herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davalıların eylemlerinin davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,2-Davacının seçmiş olduğu tazminat seçim yöntemi KHK 62/2-b maddesi uyarınca ve BK hükümlerine göre 30.000 TL maddi tazminatın, 5000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müşteren ve mütessilen tahsile ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminde fazla talebin reddine,3-KHK 68. madde kapsamında itibar tazminatı koşulları bulunmadığından keza 67. maddenin uygulanması yöndeki istemin reddine,4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan alınmasına,5-Mahkememizce verilen 20.01.2016 tarihli tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına, karar kesinleştiğinde teminatın davacıyaiadesine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Bir kısım Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, bir kısım davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket yetkilisi ...'a ait "..." markasını tescil edilmiş olduğunu, tescilli marka ve endüstriyel tasarım sahibinin bu tesciller hükümsüz kılınmadıkça marka ve tasarımını istediği şekilde kullanabileceğini, davanın süresi içerisine ikame edilmediğini, aksi yöndeki yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait ürünler ile davacı tarafa ait ... marka ürünlerin görselleri üzerinde kıyas yapıldığında ayakkabıların marka ve modellerinin asıl ayırt edici unsuru olan ve genellikle de marka ismini taşıyan logonun ayakkabının en görünür yerine konulmuş olması nedeniyle ortalama dikkat ve zekaya sahip hiçbir tüketicinin hangi marka ve model satın aldığı hususunda asla tereddüde düşmeyeceğini, benzer bir "iltibas iddiası" nedeniyle "..." tarafından açılan davada müvekkili hakkında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/2871 E. ve 2017/1592 K. sayılı ilamı da davalı müvekkillerinin spor ayakkabılarının görünen yerine kendi marka ve logosunu yerleştirdiğini ve tüketici nezdinde davacı firmanın ayakkabısı ile kesinlikle iltibas ve karıştırılma olgusunun meydana getirmeyeceğini açık bir şekilde ifade ettiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü kararının doğru ve hakkaniyetli olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Yine bir kısım Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, bir kısım davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ürünlerin diğer davalı ... Ayakkabıcılık ve ... tarafından üretilen ve marka tescil belgesi kapsamında korunan ürünler olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde satışını gerçekleştirdiği bu ürünlerin marka tescil belgesi kapsamında korunmakta olduğunu, fatura karşılığında başka kişilerden satın alındığını, ticari defterlerinde de bu kayıtları tuttuğunu, müvekkilin satışını gerçekleştirdiği ürünler ile davacıya ait ürünler arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığın, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ürünler üzerinde ilk göze çarpan şeyin de çizgiler olmamakla beraber ... ibaresinin davaya konu ürünlerde birçok yerde bulunduğunu, iddia edildiği gibi bir benzerlik olsa idi bu markanın tescilinin de mümkün olmayacağını, hem tescil edilmiş hem de ortalama bir vatandaş tarafından kolaylıkla ayırt edilebilecek farklılıklar olması nedeniyle iltibas iddiasının yersiz ve haksız olduğunu, ayakkabının üzerinde bulunan 4 adet çizgi, ayakkabı alma sürecinde iken yakından görülüp kontrol edileceği için ortalama zeka seviyesine sahip vatandaşlar tarafından yanılma olması söz konusu bile olamayacağını, 3 ve 4 adet çizgilerin arasındaki farkları ayırt edemeyecek kişilerin de ya çocuk sayılacağını veyahut kısıtlı bireyler olmasını gerektireceğini, bu kişilerin de kendi başlarına ayakkabı alışverişi yapmaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, benzerlik olduğu iddia edilen çizgilerin yönleri ve sayısının dahi farklı olduğunu, günümüz koşullarında okuma-yazma bilmeyen çocuklar dahi sadece çizgilerden hangi marka ve model olduğunu ayırt edebileceğini, bu durumda kıyas edilen ürünler arasında karıştırma ihtimali olmadığından davanın reddi gerektiğini, yerel mahkemece verilen kararın istinafen incelenerek kaldırılması ve davanın reddi kararı verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, Davalılardan olan ..., ... vekilleri, istinaf dilekçelerinde, tarafımızdan kendilerine karşı açılan davanın süresi içerisinde ikame edilmemiş olduğunu ve bu sebeple davanın esasına girilmeden süre yönünden reddedilmesi gerektiğini iddia etmişlerse de, 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun 157. maddesi uyarınca "Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır." Bu kapsamda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesine göre de, "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." anılan yasa hükümleri ve dosyaya sunulu fişlerden de anlaşılacağı üzere; ilk tespit tarihi 17.11.2016 olan dava konusu ayakkabılar bakımından, iki yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davanın ikame edildiğinin aşikar olduğunu, davalı taraflardan olan ... Tic. Ltd. Şti., ... ve ... dava konusu mütecaviz fiillerden diğer davalılarla birlikte sorumlu olduklarını, Bu itibarla; davalıların sorumlu olduğunu kabul eden İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde olup, davalıların haksız istinaf taleplerinin bulunduğu belirtilerek davalı tarafların istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı taraf, davalılara ait www.....com.tr ve www.....com ibareli internet sitelerinde davalılarca üretilip satılan ürünlerin üzerinde davacıya ait markaların iltibas yaratacak derecede benzerlerinin kullanıldığını beyanla eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamına göre, TPMK nezdinde ... no ile 25. Sınıfta yer alan ve özellikle ayakkabı emtiasında tescilli ... olarak bilinen şekil markasının davacıya ait tanınmış marka olduğu, www.....com.tr sitesinin davalı ...'a ve www....com sitesinin davalı ...’a ait olduğu ... Tic Ltd Şti. tarafından kullanıldığı, davacı ile özdeşleşmiş ... şekil markası ile ayırt edilemeyecek şekilde dört yada iki şerit şeklinde üretilen ayakkabılar üzerinde, başkaca ayırdedici belirgin unsura yer vermeksizin belirgin ve görünür biçimde kullanıldığı ürünlerin söz konusu internet siteleri üzerinden satışa sunulduğu, bu şekilde satışa sunulan merdane tipi spor ayakkabıları diğer davalı ... şirketinden aldığı, ürünler üzerinde kullanılan dört şeridin davacı şirketle özdeşleşen işaretleri ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve ayırdedicilik sağlamadığı, her iki şekilde de yer alan şeritlerin sağa yatık bir şekilde konumlandığı, şeritlerin uzunluğunun ayakkabının arka kısmından ön kısmına doğru gidildikçe kısaldığı, davacının markasını kullandığı ayakkabı ürünlerinde yer alan şeritlerin kalınlığının davalıların kullanımındaki şeritlerin kalınlığı ile neredeyse aynı olduğu, davalıların, davacının markasına benzer dört şerit şeklîni, davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler kapsamında olarak -çoğunlukla spor ayakkabı olmak üzere- ayakkabı ürünleri üzerinde kullandığı, davacı markası ... ile ve davalılar kullanımı dört şerit arasındaki işaretsel benzerliğin karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, davacı markası tanınmış marka olduğundan genişletilmiş korumadan yararlanması gerektiği, davacının ayakkabı modellerinden bazılarının davalılarca aynı renk kompozisyonu ile üretilmesi ve davalıların ürettiği ayakkabı kutularının davacının kullanmış olduğu ayakkabı kutulan ile çok benzemesi hasebiyle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin var olduğu, ayrıca bazı ürünler üzerinde ise davacının ... Kod numaralı üç yaprak şekil markasından esinlenerek ... seklinde bir görsel unsur kullanıldığı, bu kullanımdaki ... harfinin davacının markasındaki üç yaprak görselindeki unsurun alt kısmında kullanılan kesik çizgi unsurunun kullanıldığı, üst kısmında, üç yaprağı anımsatır bir görüntü ile oluşturulduğu ne var ki bu kullanımın davalı ... adına tescilli ... markasının tescilli haline uygun bir kullanım olmadığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Eldeki dosyada, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 554 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 556 Sayılı KHK'nin 9 ve 61. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve bu nedenle bağlantı ihtimali de dâhil halk nezdinde karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin, markanın tescilli olduğu mallarla aynı veya benzer mallarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir. 6102 Sayılı TTK'nın 55/1-a-4 maddesine göre; "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hâli olarak belirtilmiştir. Bu durumda, kişinin bir başkasının haklı olarak kullandığı mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması iltibasa yol açar ve haksız rekabet teşkil eder. O hâlde 556 Sayılı KHK'nin 61. maddesindeki tecavüz fillerinden birini işleyen mütecavizin eylemi aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmektedir. Somut olayda, davalıların yukarıda özetlenen kullanımlarının davacının geniş koruma alanına sahip tanınmış şekil markası ile iltibas oluşturacak nitelikte olduğu, iltibas teşkil eder şekilde üretilen ve satışa sunulan ürünler üzerinde üç yerine dört şerit konumlandırılmış olmasının ve ürünlerin ilk bakışta göze çarpmayan arka kısmında, taban ve dil kısmında ... ibaresinin geri planda yerleştirilmiş olmasının iltibası ve ihlali önlemediği, davalıların tescilli markalarını kullandıkları savunmalarının dinlenemeyeceği, davacının marka haklarının ihlal edildiği ve dürüstlük kurallarına aykırı bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu , marka hakkı tecavüze uğrayan davacının 556 Sayılı KHK'nin 62. maddesi gereğince; marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması; tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazminini talep hakkı bulunduğu, davacının elde edilen kazanç üzerinden tazminat talep ettiği, davalıların iltibas oluşturan ürünlerden elde ettikleri kazanç defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile net olarak belirlenemediğinden, davacı markasının tanınmışlığı, piyasadaki değeri, davalıların kullanımları, karlılık durumlarına nazaran TBK 50-51 maddesi uyarınca mahkemece taktir olunan davacının talep ettiği 30.000 TL maddi tazminatın hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olduğu , keza somut olayda ihlalin boyutu, kusur derecesi , davacının tanınmış markasından haksız yararlanılması nedeniyle manevi tazminatın 5000 TL olarak taktir edilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekillerinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekillerinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.